Search Results

En ucuz ev ne zaman alınır?

ABD’de patlak veren ve tüm dünyaya yayılan kriz, varlık fiyatlarının düşmesine neden oluyor. Son iki yıldır zaten durgun olan konut piyasalarının da bundan etkilenmemesi mümkün değil. Uzmanların bir kısmı fiyatların yerinde sayacağını, bir kısmı ise gerileyeceğini söylüyor. Peki, bu durumda ev almayı düşünenler ne yapmalılar?

ABD’de subprime mortgage kredileri nedeniyle patlak veren ve global hale gelen kriz giderek büyüyor.Gittikçe derinleşen kriz nedeniyle ülkenin en büyük bankaları domino taşları gibi ard arda devriliyorlar. Krizin daha ne kadar derinleşeceği, iflas sırasının kime geldiği üzerine senaryolar yazılıp çiziliyor.

Finans piyasasında bunlar yaşanırken subprime mortgage krizin patlak verdiği geçen yıldan bu yana ABD’de emlak piyasası ise en zor günlerini yaşıyor. Mortgage kredisi taksitlerini ödeyemediği için icraya düşen milyonlarca konut var. İcraya düşenler de dahil olmak üzere satılmayı bekleyen pek çok konut nedeniyle emlak fiyatları dibe vurmuş durumda. Öyle ki Florida gibi krizin en çok etkilediği eyaletlerde Türkiye’den çok daha ucuza gidiyor konutlar…Türkiye’nin krizden ne şekilde etkileneceği en çok merak edilen ve üzerinde tartışılan konu. Ev alma hayalini geçen yıl çifte seçiminin yarattığı belirsizlik nedeniyle 2008′e erteleyenler şimdi de emlak piyasasının mortgage krizinden ne şekilde etkileneceğini merak ediyor. Özellikle de konut fiyatlarının… Evet, global kriz konut fiyatlarını ne şekilde etkileyecek? ABD ve İngiltere’de yaşananlar Türkiye’de de olur mu? Yani ev fiyatları düşer mi? Ev almak için beklemeli mi yoksa hemen harekete mi geçmeli?

Devamını okumak için tıklayınız»


Konut fiyatları düşer mi, yükselir mi?

Konut fiyatları düşer mi, yükselir mi?
ABD’de patlak veren ve tüm dünyaya yayılan kriz, varlık fiyatlarının düşmesine neden oluyor.

Son iki senedir zaten durgun olan konut piyasasının da bundan etkilenmemesi mümkün değil. Uzmanların bir kısmı fiyatların yerinde sayacağını bir kısmı ise gerileyeceğini söylüyor. Peki bu durumda ev almayı düşünenler ne yapmalı.

ABD’de subprime mortgage kredileri nedeniyle patlak veren ve global hale gelen kriz giderek büyüyor. Gittikçe derinleşen kriz nedeniyle ülkenin en büyük bankaları domino taşları gibi ard arda devriliyor. Krizin daha ne kadar derinleşeceği, iflas sırasının kime geldiği üzerine senaryolar yazılıp çiziliyor.

Finans piyasasında bunlar yaşanırken subprime mortgage krizin patlak verdiği geçen yıldan bu yana ABD’de emlak piyasası ise en zor günlerini yaşıyor. Mortgage kredisi taksitlerini ödeyemediği için icraya düşen milyonlarca konut var. İcraya düşenler de dahil olmak üzere satılmayı bekleyen pek çok konut nedeniyle emlak fiyatları dibe vurmuş durumda. Öyle ki Florida gibi krizin en çok etkilediği eyaletlerde Türkiye’den çok daha ucuza gidiyor konutlar…Türkiye’nin krizden ne şekilde etkileneceği en çok merak edilen ve üzerinde tartışılan konu. Ev alma hayalini geçen yıl çifte seçiminin yarattığı belirsizlik nedeniyle 2008’e erteleyenler şimdi de emlak piyasasının mortgage krizinden ne şekilde etkileneceğini merak ediyor. Özellikle de konut fiyatlarının… Evet, global kriz konut fiyatlarını ne şekilde etkileyecek? ABD ve İngiltere’de yaşananlar Türkiye’de de olur mu? Yani ev fiyatları düşer mi? Ev almak için beklemeli mi yoksa hemen harekete mi geçmeli?

Ekonomistler ve gayrimenkul sektöründeki isimler bu soruya farklı yanıtlar veriyor. İnşaatçılar, emlakçılar ve konut kredisi veren bankaların yöneticilerine göre şu an ev almanın tam sırası. Yaşanan durgunluktan dolayı fiyatların yeterince düştüğünü belirten sektör temsilcileri, “Fiyatlar bundan sonra daha fazla düşmez, ev alacaksanız elinizi çabuk tutun” diyorlar. İnşaatçılar özellikle artan inşaat maliyetleri ve yüksek arsa fiyatları nedeniyle fiyatlarda bundan sonra ciddi bir düşüş olmayacağını belirtiyorlar.

Ekonomistler ise, “Ev almayı düşünüyorsanız  bu planlarınızı şimdilik erteleyin” uyarısında bulunuyor. Bazıları bunu “Krizin daha da derinleşmesi nedeniyle belirsizlik daha da artacağından ev almak mantıklı değil”  sözleriyle gerekçelendirken sektördeki arz fazlası ve krizin etkisiyle talebin daralmasına bağlı olarak konut fiyatlarının daha da düşeceğini söylüyor.

“Bizdeki fiyatlarda tam olarak balon oluşmadı bu nedenle yurt dışındaki gibi keskin düşüşler olmaz ama fiyatlar da yükselmez ” diyenler de var.Yatırım için doğru zaman değil…İnşaatçılar artan maliyetler ve Türkiye’de fiyatların zaten fazla artmadığından hareketle fazla düşüş olmaz derken ekonomistler krizle birlikte “para” nın artan değerinin varlık fiyatlarını gerileteceğini ve doğal olarak emlak fiyatlarının da düşeceğini söylüyor.

Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar Müdürü Ali İhsan Gelberi, konut almak için doğru bir zaman olmadığını düşünüyor ve “bu durumda beklemek en mantıklısı,” diyor. Mortgage krizinin derinleşmesiyle birlikte konut kredisine talebin azalacağını hatta durma noktasına dahi gelebileceğini söyleyen Gelberi, konut fiyatlarında sert bir düşüş beklemiyor. “Fiyatlar yurt dışındaki gibi sert şekilde düşmez fakat yükselmez de… diyen Gelberi, gerekçesini “Bizde konut fiyatlarında gelişmiş ülkelerdeki gibi bir balon tam oluşmadı. Mortgage piyasası yeni gelişiyor” sözleriyle açıklıyor.

Konut fiyatları düşecek

Ekonomist Ege Cansen ise, Gelberi’nin aksine mortgage krizine bağlı olarak Türkiye’de  konut fiyatlarının düşeceğini belirtiyor. Cansen, “Yaşanan küresel kriz, ’komşuda pişer, bize de düşer’misali tüm dünyayı olduğu gibi bizi de etkileyecek. Bunun bize yansıması milli gelirin düşmesi ya da artış hızının yavaşlaması demek. Milli gelirin düşüşüne bağlı olarak varlık fiyatları da gerileyecek. Gayrimenkul fiyatları düşüyor, daha da düşecek” diyor. Cansen buna rağmen bu dönemin konut almak için uygun dönem olabileceğini düşünüyor.  “Daha önce parasını faizde değerlendirip katlayanlar şu aralar gözüne kestirdikleri gayrimenkulleri alabilirler” diyor. Cansen’e göre ihtiyaçtan alacaklar ise gelirlerine güveniyorlarsa satın alsınlar.

İnşaatçılar likiditeyi tükettiler

Deutsche Bank’tan bir ekonomist ise, “Mortgage krizinin Türkiye’deki konut piyasasına doğrudan etkisinin olacağını düşünmüyorum. Çünkü Türkiye’de dinamikler çok farklı. Henüz mortgage dahi tam anlamıyla yok. Ancak dövize bağlı olan mevcut konut kredilerinde likidite daralmasına bağlı olarak dövizlerin çıkması durumda insanlar ödeme güçlüğü çekebilir ama zaten Türkiye’de bankalar bu işi çok sıkı tutuyor. ABD’deki bir risk söz konusu olmaz” diyor.

Konut kredisi faizlerinin artabileceğini belirten ekonomist, buna karşılık konut fiyatlarının ise düşeceğini söylüyor. “Kriz ekonomide daralmaya neden olacağı için konut piyasası da bundan etkilenecek. Şu an zaten konut piyasasında ciddi bir durgunluk var. Krizden dolayı talebin daha da daralmasına bağlı olarak konut üreten şirketler biraz daha zorlanacaklar. Şirketler şimdiye kadar indirim yapmamak için direndiler. Fiyatları sabit tutarak, bankalarla anlaşıp konut kredilerini kendileri kompanse edip ucuz krediler verdiler. Fakat artık likiditeyi tükettiler. Bundan sonra fiyatlarla oynayacaklar. Dolayısıyla fiyatlar biraz daha aşağıya inecek”

2009’da yükselmeye başlar

ABD’deki mortgage krizi ile başlayan küresel dalgalanmanın Türkiye ekonomisini olumsuz etkilediğini ve bu durumun gayrimenkul piyasasına yansıdığını belirten Y&Y Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Işık Gökkaya, inşaat ve konut sektörlerindeki durgunluğun 2008 yılında da devam edeceğini, toparlanmanın ancak 2009 yılı ortasında başlayacağını ve 2010 yılında sektörün yüksek büyümeli döneme geri döneceğini belirtiyor.

Gökkaya yaşanan durgunluğa rağmen fiyatlarında büyük gerilemeler yaşanmasının beklenmemesi gerektiğini görüşünde. “Şu an konut piyasasında yeni projelerde fiyatlar geçen yıla göre hemen hemen aynı seviyelerde seyrediyor. İkinci el konutlarda ise yüzde 15-20 oranında bir gerileme yaşandı. Konut alım-satım sayısında da geçen yıllara kıyasla bir gerileme var. Ellerindeki stoku hızla eritmek isteyen yükleniciler veya arsa sahipleri nakde dönmek için fiyatları bir miktar daha aşağı çekebilirler. Fakat inşaat maliyetleri artıyor ve şehir içinde talep gören yerlerde arsa fiyatları yükseliyor” diyor.

Gökkaya’ya göre ev almanın tam sırası. “Yükleniciler konutları düşük kar marjlarıyla satışa sunuyor. Satış fiyatları son derece uygun. Konut üreticileri uzun vadeler, düşük faiz oranları ve cazip ödeme seçenekleri sunarak tüketiciyi destekliyorlar. Bu nedenle iskan amaçlı ev almak için doğru zaman. Yatırım için de piyasada uygun seçenekler var. Faizlerin düşmesiyle birlikte konut fiyatları tekrar artacak” diyor. Gökkaya önümüzdeki yılın ortalarından itibaren konut fiyatlarının yükseleceğini buna karşılık konut kredisi faiz oranlarının yüzde 1.25-1.30 seviyesine düşeceğini söylüyor.

2009’da yüzde 10 artar

İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan da derinleşen mortgage krizin bizdeki konut piyasası üzerinde çok fazla bir etkisi olmayacağı görüşünde. “Çünkü” diyor İnan, “Yurtdışında oluşan krizin Türkiye’ye çok az etkisi oluyor. Türkiye bu anlamda konut pazarı olarak yurtdışı etkilerine çok açık değil. Konut pazarı tamamen yerel argümanlarla idare edilen bir pazar konumunda, bu sebeple dış etkilerin bir etkisi olmayacağa benziyor”

“Faizlerde de konut fiyatlarında da bu yıl ciddi bir düşüş yaşanacağını sanmıyorum” diyen İnan, “Bu güne kadar konut fiyatları yüzde 10-30 arasında düştü ama konut maliyet fiyatları her geçen gün artış trendinde, bu anlamda konut fiyatlarında meydana gelecek düşüşler müteahhitlere zarar olarak yansıyacak. Faizlerde de yurt dışı piyasaların tansiyonun yüksek olmasından dolayı ciddi bir düşüş olmaz” diyor.

İnan da ihtiyaç amacıyla konut almayı düşünenler için uygun bir dönem olduğunu düşünüyor. “Zaten fiyatlar şu an tabanda, daha fazla düşmeyeceğine göre iyi bir dönem” diyor. İnan, 2005’te büyük bir patlama yaşayan sektörün bir sonraki yükselişini 2012 yılında yaşayacağını, bu nedenle 2009’un bu yıldan biraz daha iyi olacağını düşünüyor. 2009’da konut fiyatlarının ise 2008’e göre yüzde 10 artacağını dile getiriyor.

Döviz kredisi kullanmak riskli

Global krizin yarattığı belirsizlikten kaynaklanan “bekle-gör” dönemi nedeniyle konut piyasasında durgunluk olduğunu kaydeden İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes de “Bölgesel bazlı düşüşler olabilir. Ancak fiyatlarda ne bu dönemde ne de daha sonra keskin düşüşler yaşanması beklenmemeli” diyor.  Bankaların kredi kullandırmasının son çalkantılar nedeniyle riskli hale geldiğini ifade eden Tanes, kaynak maliyetinde yükselme ihtimaline karşılık faiz oranlarının yükselmesinin beklenebileceğini bu belirsizlik döneminde çok uzun vadeli ve döviz bazlı konut kredisi kullanmanın riski olabileceğini işaret ediyor.

”İhtiyacınız varsa alın”

“Son günlerde yurtdışından gelen olumsuz haberlere bakarsak, durgunluğun 2008 yılı sonuna kadar devam etmesi olası gibi görünüyor” diyor, TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Vekili Işıl Dinçer.

Dinçer, her ne kadar arz fazlası olan bazı bölgelerde konut fiyatları yüzde 15-20 düşse de  bu yılın son çeyreğinde gayrimenkullerin değerinde ciddi bir düşüşün olmayacağı görüşünde. Yıl sonuna kadar konut kredisi faiz oranlarında da ciddi bir değişiklik beklemiyor. “Faizler maksimum yüzde 1.59’lar seviyesini görür” diyor.

Dinçer, özellikle krediye ihtiyaç duymadan yatırım amacıyla ev alacaklar için çok doğru bir zaman olduğunu düşünüyor. “Durgunluk nedeniyle pazardaki fiyatın altında alım yapmak mümkün” diyor.  Dinçer’e göre kredi kullanarak ev alacaklar fiyatlardaki düşüş beklentileriyle faizin yükselişe geçme ihtimalinde doğru bir noktadan alım gerçekleştirmeli.

Dinçer, 2009’da ise konut sektörü açısından çok da iyimser değil.  “2008 yılı sektörün hız kestiği ve durgunluk sürecine girdiği bir dönem olsa da yatırımcılar açısından önceki dönemin olumlu sonuçları ile nispeten telafi edilebilir bir yıl olarak değerlendirilebilir. ”

2009 bu yıldan farklı olmaz

Century 21 Türkiye Franchise Geliştirme & Kanal Yönetimi Müdürü Sinan Şerifoğlu da mortgage krizinin konut piyasasını çok fazla etkilemeyeceği düşünenlerden. “Likit sıkıntısına düşenler haricinde kimse elindeki gayrimenkülü kolay kolay çıkarmıyor. Şu anda satıcılar istedikleri fiyattan satmakta direniyor ve bekliyor, alıcılar da fiyatların daha düşeceği beklentisiyle bekliyor” diyen Şerifoğlu, konut fiyatlarında yıl sonuna kadar önemli bir düşüş olmayacağını belirtiyor. Konut kredisi faiz oranlarında da yıl sonuna kadar bir değişiklik beklemiyor. “Global çalkantı faizleri etkileyecek olsa bile bu sene 1.50’ler faiz oranlarıyla yılı kapatırız. 2009 yılının da 1.40-1.60 arasında faiz oranıyla devam edeceğini tahmin ediyorum” diyor.  2009’un bu yıldan farklı olmayacağını belirten Şerifoğlu’na göre konut fiyatlarında ve kredi faizlerinde önemli bir düşüş olmaz.

Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Kriz derinleşirse fiyatlar iyice düşer

Global kriz inşaat sektörüne çok büyük zarar vermiş durumda.  Derinleşen kriz inşaat maliyetlerini yükseltiyor hem de konut almak isteyenlerin karar alma sürecini geciktiriyor. İnsanlar fiyatlar daha da aşağıya iner mi beklentisiyle konut alımını erteliyor. Finansman sıkıntısı ve maliyetlerin artması nedeniyle büyük bir kesim konut alamıyor. Bir yandan da konut kredisi faizleri hala yüksek. Aslında inşaat maliyetlerine rağmen inşaat firmaların direkt ve kampanyalı satış fiyatları alım için uygun. Tabii elinde nakit parası olanlar için diyorum. Ancak girdiği konut projelerinde satış daralması ve finansman sıkıntısı nedeniyle sıkıntıda olan birçok inşaat firmaları fiyatları daha da aşağıya çekerek zararına satış yapacak. Bu nedenle bitmeye yakın tamamlanmamış çok ucuza daire alma imkanı ortaya çıkabilir. Öte yandan mortgage krizinin boyutunun yükselmesi halinde bundan Türk inşaat sektörü büyük yara alır. İnşaat maliyetleri, artar. Konut kredisi faiz oranları yükselir. Bu durumda konut fiyatları çok düşer. Ben olsam beklemem, ev alırım. Çünkü aksi halde kriz derinleşmez ve piyasalar toparlanırsa bu sefer konut fiyatları yeniden hızla yükselir. Risk almak isteyenler varsa bekleyebilir. Fakat nakit parası olanlar için fiyatlar şu an son derece cazip.

Ali İhsan Gelberi / Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar

Müdürü Ali İhsan Gelberi Bu ortamda konut kredisine talep azalır, hatta duracak noktaya gelir diye düşünüyorum. Ev almayı düşünenler beklemeyi tercih edeceklerdir. Zaten bu durumda beklemek en mantıklısı. Kriz bitmeden yatırım yapmasınlar.  Faizlerin ne oranlarda olacağı Merkez Bankası(MB) tutumuna bağlı. Fakat önümüzdeki 3-4 ayda çok ciddi bir düşme beklenmiyor. Mortgage kriziyle birlikte fiyatlar hızla düşmesine rağmen bizde çok bariz düşüşler olmadı. Bundan sonra da fiyatların yurt dışındaki gibi çok sert şekilde düşeceğini beklemiyorum. Fakat fiyatlar artmaz da’85 Çünkü gelişmiş ülkelerde oluşan balon bizde oluşmadı. Bizde tam balon olurken kriz çıktı. Bu nedenle fiyatlarda da hızlı bir düşüş olmadı.Bizde mortgage piyasası daha yeni gelişiyor. Mortagage dayalı türev enstrümanlar çok gelişmedi. Bu dönemde faizler yüksek olduğu için tasarrufları yüksek faizde değerlendirmekte fayda var.

Teoman Metehan /Teknik Yapı CEO’su

Kriz derinleşse de fiyatlar düşmez

Amerika’da iki büyük gayrimenkul firmasına Amerikan hükümetinin müdahale etmesi, Lehman Brothers’ın iflası uluslararası mali piyasalardaki istikrarı geçici bir süre de olsa bozacağı açık. Bu durum Türk mali piyasasının yurtdışından temin ettiği kaynak maliyetlerini de olumsuz etkileyecek. Tüketici açısından ise en önemli gelişme, konut kredi faizlerindeki beklenen düşük oranlara biraz daha geç kavuşmaları şeklinde olacak. Özellikle İstanbul gibi hem nüfus artışının olduğu hem de arsanın yetersiz olduğu bölgelerdeki konut fiyatlarının gerilemesini ve düşmesini kesinlikle beklemiyorum. İnşaat maliyetleri bu yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 20 seviyesinde arttı. Arsa hariç inşaat maliyetinin arttığını gösteren bu gelişme bile, konut fiyatlarının düşmeyeceğini aksine bundan sonra yapılacak konutlardaki fiyatların daha da yüksek olacağının bir diğer göstergesi. Dünyadaki mortgage krizi derinleşirse fiyatlar yine gerilemez ama işlem hacmi azalır. Arz yönündekiler yeni projelerini askıya alır. Talep tarafındakiler de beklemeye geçer.  Buradaki denge, fiyatta gerçekleşmiyor. Arz talep eğrisinin kaymasıyla sağlanıyor. Dolayısıyla fiyatın düşüp dengeye gelmesini beklememek gerekir. Belki çok sıkışıp da evini daha düşük fiyata satan tüketici olabilir ama belirli standartlara göre büyük proje gerçekleştiren firmaların böyle bir şey yapması çok zor.

Dr. Nurhan Toğuç/Ata Yatırım Baş Ekonomisti

Alım için acele etmeyin

Konut krizinin henüz tüm etkilerinin ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Aynı sürecin İngiltere ve İspanya ya da yansımasını bekliyoruz. Finans sektörünün yaşadığı kredi krizinin ekonomilere yansımasını önümüzdeki yıl daralan kredi piyasalarının tüm ekonomilerdeki etkisi görülecektir kanısındayım. Bu çerçevede, Türkiyede’ki konut fiyatlarının dünya konut fiyatlarına paralel olarak hızlı artış seyri dikkate alınırsa ABD konut sektöründe meydana gelen yüzde 20’lik düşüşün henüz Türkiye’deki konut fiyatlarına yansımadığını görüyoruz. ABD ve AB de konut fiyatlarının yıl sonuna kadar yüzde 5-10 arasında düşmesi bekleniyor. Bu düşüşün Türkiye de mevcut konut arzı fazlası dikkate alındığında benzeri bir düşüşe neden olması mümkün olabilir. Bu nedenle konut alımı için acele edilmemesi gerektiğini 2009 yılında konut kredilerinin daha uygun seviyelere gelmiş olacağı ve fiyatlarda da yüzde 5-7 arasında bir düzeltmeden sonra daha uygun fiyatlanacağını düşünüyorum.

Haluk Sur/ ULI Türkiye İcra Kurulu Başkanı

Orta gelirlilere yönelik projelerde fiyatlar düşmez

Konut piyasası şu anda içinde bulunduğu mevcut durumda fazla bir değişiklik olmadan önümüzdeki aylarda aynı şekilde devam eder. Konut kredi faiz oranlarında düşüş olmadığı takdirde mevcut piyasa şartlarının değişmesi söz konusu olmaz. Bütün dünyada yaşanan küresel kriz ortamı Türkiye’deki piyasaları da bir bekleyişe sokmuş durumda. Konut projelerinde kar oranları farklılıklar göstermekte. Kar marjı yüksek projelerde, lokasyona bağlı olarak, kar marjları elverdiği ölçüde fiyatlarda gevşeme ve düşüşler olabilir. Ancak orta ve orta alt gelir grubuna yönelik projelerde malzeme fiyatlarındaki artış, maliyet artışları göz önünde bulundurulursa daha fazla düşüş öngörmüyorum.

Konut kredisi faiz oranlarında fazla bir değişiklik ve inme olacağını sanmıyorum. Oranlar 1.4-1.6 bandında seyretmeye devam eder. Bütün dünyayı etkileyen Lehman Brothers, Merryl Linch ve Fannie Mae vakaları faizlerin düşüşüne engel oluyor.

Mehmet Özkaya/ TEB Portföy Genel Müdür Yardımcısı

Fiyatlar düşecek

Mortgage krizinin derinleşmesine bağlı olarak biz de konut fiyatlarında bir düşüş bekliyorum. Esasen, tabela fiyatlar tam olarak yansıtmasa da konut fiyatlarında bir düşüş zaten yaşanıyor. Artan konut stokunu eritebilmek için firmalar subvanse edilmiş finansman imkanları sunmakta ve artan inşaat maliyetlerini fiyatlara yansıtamamış vaziyette. Dolayısıyla, bir süredir reel anlamda emlak fiyatlarında bir düşüş yaşanıyor. Bu düşüşün tabela fiyatlarına da daha net bir şekilde yansıması kaçınılmaz. Yurt dışındaki gelişmelerden, emlak sektöründe son 4-5 yıldır yaşanmakta olan fiyat artışlarının sonuna geldiğimizi söyleyebiliriz.Konut kredisi faizlerinde çok büyük değişiklik olmasını beklemiyorum. Kredi faizlerinin emlak değerlerine etkisinin marjinal olacağı kanaatindeyim. Önümüzdeki 6-9 ay boyunca finansal krizin küresel büyüme üzerinde etkileri daha ön plana çıkması muhtemel. Dolayısıyla, kriz nitelik değiştirerek bir süre daha devam edecek. 2009 ortaları ev fiyatlarının alım için daha uygun bir ortam sunacağı kanaatindeyim.

Sabri Ateş/İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı

Kriz alım için fırsat

Piyasada yaşan durgunluk belirsizlikten dolayı sıfır ve ikinci el fiyatlarında yüzde 10-35 arasında düşüşler var. İnşaatların çoğu durmuş durumda. Belli başlı inşaat firmaları dışında inşaatlardan çekiç sesleri gelmiyor. Karlarından fedakarlık eden hatta  zararına satış yapan müteahhitler var. Sadece inşaat halindeki projelerde değil, piyasadaki durgunluktan dolayı zor duruma düşen icra gelen esnaf da gayrimenkullerini satıp ayakta durmaya çalışıyor. Bu bir fırsat. Üç kuruş paranız varsa gayrimenkul alın. Ev almayı düşünenlerin pazarlık güçleri var. Faiz oranları yüksek ama konut fiyatları da dibe vurmuş durumda. Yarın faizler aşağı düştüğünde konut fiyatları da artacak.

Kaynak/Tek Borsa


Kredide Ödeme Kolaylığı Sağlayan Fırsatlar

Bir yandan yükselen YTL kredi faizleri, bir yandan döviz kurlarının belirsizliği. Öte yandan artık ertelenemez durumdaki konut ihtiyacı. Arada kalan tüketiciler için bankalar maliyet düşürücü önlemler geliştiriyor. Kur riskinin sepetlenmesi, indirimli krediler gibi…

Devamını okumak için tıklayınız»


Kredide Ödeme Kolaylığı Fırsatları

Bir yandan yükselen YTL kredi faizleri, bir yandan döviz kurlarının belirsizliği. Öte yandan artık ertelenemez durumdaki konut ihtiyacı. Arada kalan tüketiciler için bankalar maliyet düşürücü önlemler geliştiriyor. Kur riskinin sepetlenmesi, indirimli krediler gibi…

Devamını okumak için tıklayınız»


İnşaat Firmalarından Senetli Satışlar

Son dönemde kredi faizlerin yükselmesine bağlı olarak gayrimenkul satışlarında yaşanan durgunluk, inşaat firmalarının talebi yeniden canladırmak için geçmişte olduğu gibi ’senet’ sistemi benzeri finansman modelleri uygulamasına neden oldu.

Bugün mali yapısı güçlü şirketlerin bazıları müşterilerine yüzde sıfır faizle 24 aya kadar vade imkanı sunarken, bazıları yüzde 1’in altında faiz, bazıları ise taksit öteleme veya kademeli olarak artan taksit gibi farklı ödeme seçenekleri sunuyor.

Son yıllarda bankaların kullandırdıkları konut kredileri, gayrimenkul satışlarının önemli bir kısmını oluşturunca, kredi faizlerinin seyri piyasayı direkt etkilemeye başladı. Amerikan merkezli yaşanan global dalganın Türkiye piyasalarını da etkisi altına almasıyla kredi faizleri yükselince, bundan ilk olarak gayrimenkul sektörü nasibini aldı. Konut satışları durma noktasına gelirken, yapılması planlanan yeni projeler rafa kaldırıldı. Böyle bir ortamda talebi yeniden canlandırmak görevi ise finansal yapısı güçlü inşaat şirketlerine düştü.

Daha önce satışlarını cazip hale getirmek isteyen bazı inşaat firmaları bankalarla anlaşma yoluna giderek uygun faiz seçenekleri yaratırken, son dönemde bankaların faiz oranlarını yükseltmesiyle, geçmişte olduğu gibi senet sistemi benzeri farklı ödeme alternatifleri sunma yoluna gittiler.

Gayrimenkul şirketlerinin son dönemde finansmanlarını kendilerinin sağladığı uygulamaları arasında yüzde sıfır faizle taksitlendirmeden, yüzde 1’in altında özel faiz oranlarına, taksit ötelemeden, ara ödeme ve kademeli olarak artan taksitlere kadar bir seçenek yer alıyor. Böylece finansman yapıları güçlü inşaat firmaları kendi ürettikleri ödeme seçenekleriyle bu durgunluğu aşmayı amaçlıyor.

Bankalar ise ABD’de de yaşanan mortgage krizinin yarattığı global dalgalanmayla artan maliyetleri faiz artışı olarak yansıtırken, bu dönemde yeni kredi konusunda ise temkinli davranmayı tercih ediyor. 

DURGUNLUK KRİZE DÖNÜŞÜR MÜ?

İnşaat sektörünün son yıllarına bakıldığında 2004’ten sonra çok hızlı bir büyüme trendine girdiği görülüyor. Geçtiğimiz yıllarda artan talep diğer sektörlerde faaliyet gösteren pek çok firmanın da gayrimenkul sektörüne girmesine neden oldu. Yerli firmaların yanı sıra, yabancı yatırımcılar da Türkiye’de daha fazla gayrimenkul yatırımı yapmaya başladılar.

Seçim yılı olan 2007 yılının ardından Kuzey Irak’a yapılan operasyon, ABD’de ki mortgage krizi gibi etkenlerin durgunluğa neden olduğu gayrimenkul piyasası, tüm bu krizlerin aşılmasının ardından değişim ve gelişimine devam etti. Dönem dönem yaşanan bu durgunluğun, uluslararası piyasalarda halen devam eden ekonomik sıkıntıyla, ülkemizde meydana gelen siyasi arenada yaşanan olumsuzluklarla birleşmesi sonucu devam edip etmeyeceği sektörde en çok tartışılan konular arasında yer aldı.

NORMALLEŞME DÖNEMİNDEYİZ

İnşaat firmaları içinde bulunukları durgunluğu normalleşme olarak nitelendiriyor. Firma yetkilileri, önümüzdeki 10 yıl içinde 5.5 milyon adet konut ihtiyacı olacağı düşünüldüğünde de sektördeki büyümenin devam edeceğine dikkat çekiyor. İnşaat firmaları, bu süreci finansmanı güçlü firmaların kendi ödeme seçeneklerini yaratarak kolaylıkla aşabilecekleri konusunda hemfikir. Bugün konut almanın avantajlı olduğundan bahseden firma yöneticileri konut üretiminde arzdan kaynaklı bir sıkıntının olmadığını söylüyor. 

Türkiye’deki bütün gayrimenkul şirketleri gibi mortgage krizinin etkisini hissettikleri belirten Regnum Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Öztürk, faiz odaklı bir sektör olan gayrimenkul piyasasında, faizler arttığı zaman gayrimenkul alımlarının düştüğüne, faizler azaldığı zaman ise tam tersi alımlarının arttığına dikkat çekti. Öztürk sözlerine şöyle devam etti:

“Son dönemde hem mortgage hem de siyasi gelişmelerin etkisiyle konut faizlerinde de aşırı bir yükselme meydana geldi. Ancak, Regnum’un da içinde bulunduğu bazı gayrimenkul firmaları, finansal gücünün de avantajıyla faizlerdeki bu yükselişi tüketiciye daha az yansıtıyor.

ARSASI OLMAYAN ÇEKİLECEK

Sinpaş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, artan rekabetle arsa maliyetlerinin arttığına dikkat çekerek, “Kár marjlarının daraldığını ve önceki senelerde elde edilen kár marjlarını sağlayacak projeler üretmek giderek zorlaştı” dedi.

Çelik sözlerine şöyle devam etti: “Bu aşamada belirli bir arsa stokuna sahip olan firmalar yoluna devam ederken, elinde yeni projeler için hazır arsası olmayan ve uygun fiyatlarla yeni arsa bulmakta zorlanan firmalar küçülecek ve bir kısmı da gayrimenkul sektöründen çıkarak başka sektörlerde devam etmeyi tercih edecek. Küresel likiditenin azalması ise yabancı yatırımcıları etkileyecek. Geçtiğimiz yıl İstanbul’un belirli bölgelerinde düzenlenen ihalelerde arsa fiyatlarının rekor seviyelere çıkmasını sağlayan yabancı yatırımcılar, bu sene aynı iştahı göstermeyeceklerini düşünüyoruz”

FİRMALARIN SUNDUĞU ÖDEME KOLAYLIKLARI

Sinpaş: Peşinatsız TÜFE’ye endeksli ödeme planı sunuyor. Ödeme planı, Ottomanors ve Lagün’de ayrıca bu yıl lanse edilecek Bosphorus City ve Aqua City 2010’da da uygulama konulacak. Sinpaş Grubu, kredi maliyetlerinin çok yüksek olduğu 1990’lı yıllarda müşterilerine, ödeme  kolaylığı sağlamak amacıyla temelini TÜFE endeksli ödeme planının oluşturduğu sistemini uygulamıştı. Uygulamaya göre peşinatsız 60 ay vade, 4, 13 ve 25’inci aylarda alınan ara ödemelerle tahsil edilen peşin satış bedeli yıllık sadece TÜFE + 3 artış oranıyla sunuluyor.

Ağaoğlu: Eltes Güneşi projesinden “Ağaoğlu Konforlu Kredi” adıyla banka kredisine gerek kalmadan doğrudan şirketin kendi kaynaklarından sağlanan finansman uygulanıyor. Buna göre konut sahibi olmak isteyenler konutun yüzde 10’u kadar peşinat ödedikten sonra 24 aya kadar yüzde sıfır faizden başlayıp ve 60 aya kadar da yüzde 0.99 faizle ev sahibi olabiliyor.

Regnum: Astrum Towers projesinde, müşterilerine iki farklı ödeme seçeneği sunuyor. Bunlardan ilki banka kredisine 60 aya kadar yüzde sıfır faiz uygulaması. Diğeri ise peşin ödemelerde yüzde 10 indirim. Beylikdüzü Bölgesi’nde bulunan ve 1.285 daireden oluşan projesinde ise konut fiyatları 117 bin YTL’den, taksit tutarları ise 660 YTL’den başlıyor. 60 aya yüzde 0 faiz uygulanan projede en yüksek faiz oranı, 120 ay için yüzde 0,83’e çıkıyor.

Başarır: Helenium Sun projesinde kalan 20 konut için özel kampanya ile 24 aya kadar sıfır faizli vade sunuluyor. Ayrıca, bankalarla ile yapılan özel anlaşmalarla toplam tutarın yüzde 75’i kredilendirilebiliyor.

Propa: Sarıyer Park projesine özel, pojenin açılışı öncesinde yapacağı tanıtımda bir kereye mahsus kişiye özel ödeme planları ve özel fiyatlar sunacak. Bu sayede projenin henüz piyasaya çıkmadan, özel indirimli fiyatlardan satılması planlanıyor.

Dumankaya: Yüzde 12.5 peşin, 1 yıl sonra yüzde 12.5 ara ödeme ile 6 ay ötelemeli ödeme imkanı veriyor. Ayrıca Yüzde 12,5 peşin, 1 yıl sonra yüzde 12,5 ara ödeme ve taksitleri de 60 ayda yüzde 0.92 kredi ile ve yine yüzde 12,5 peşin, 1 yıl sonra yüzde 12,5 ara ödeme, 12 aya kadar sıfır faiz oranı ile 1 ay ötelemeli ödeme seçeneği sunuyor.

Soyak: ’Ara Ödemeli Sistem’ ile müşterilerilerine düşük taksit ve yılda 1-2 veya 3 defa ara ödeme imkanı sunuyor. Soyak Mavişehir’den konut edinimini kolaylaştıran kampanya ile, daire teslimine kadar ve teslim alındıktan sonraki 6 yıla kadar kademeli olarak artan taksitlerle ödeme imkanı sunuluyor.

Keleşoğlu: Beylikdüzü’ndeki Ginza Residence projesinde yüzde 25 peşin ve 24 ay vade uygulanıyor. Peşin alımlarda ise yüzde 10 indirim yapıyor.

Teknik Yapı: Teknik Yapı ise projelerinde peşin ödemeli satışlarda yüzde 3 oranında indirim uygulamasını gerçekleştiriyor.

ARZ SIKINTISI YOK, YETER Kİ ÖDENEBİLİR TAKSİTLER SUNULSUN

Son yıllarda artan toplu konut projelerinin arz fazlasına neden olduğuna dair görüşlere karşı çıkan Ağaoğlu Şirketler Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ise “Türkiye’de yeni konut talebi yılda 1 milyon 200 bin civarında. En iyi zamanlarda bile inşaat ruhsatlarının sayısı ise 550-600 bin arasında. Demek oluyor ki sektör en iyi zamanlarında bile yıllık ihtiyacın ancak yüzde 50’sini karşılayabiliyor. Bu nedenle Türkiye’de konut üretiminde arzdan kaynaklanan bir sıkıntının olması söz konusu değil. Üretilecek konutlara talep de her zaman olacaktır. Yeter ki doğru zamanda, doğru yerde, doğru fiyata ve ödenebilir taksitlerle konut ihtiyaç sahibine sunulsun” dedi.

Konut sektöründe yoğun rekabet ortamı da göz önüne alınarak, firmaların talepte oluşabilecek dalgalanmayı gidermek için tüketiciye sağladıkları olanakları önümüzdeki dönemlerde de devam etmelerinin yararlı olabileceğini belirten Dumankaya Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Dumankaya ise “Maliyet artışlarının en yoğun bir şekilde kendini gösterdiği sektörlerden biri olan gayrimenkulde fiyatların yukarıya doğru bir grafik çizmesi gerçeği de göz önüne alınarak konut alımının ertelenmesinin tam tersine, bugün konut almanın konut alıcıları için avantajlı olacaktır” diye konuştu.


Faizde Yüzde 1 Artık Konuşulmuyor

Konut kredi faizlerindeki yükseliş trendi devam ediyor. Geçen ay bankaların neredeyse tamamı kredi faizlerini yükseltti. Faizlerde 10 puana yakın artışlar görüldü.

Denizbank 180 ay vadeli kredilerin faizini yüzde 1.43′ten 1.54′e, Finansbank ise yüzde 1.42′den 1.52′ye yükseltti. Garanti Bankası 240 ay vadeli YTL cinsi kredilerin faizini yüzde 1.38′den yüzde 1.48′e, Yapı Kredi ise yüzde 1.44′ten yüzde 1.54′e yükseltti.

Bankaların yurt dışı piyasalardan elde ettikleri kaynakların maliyetleri artıyor. Bunun yanı sıra bankalar konut kredilerinde Hazine bonosu faizlerini baz alıyor. Bu noktada önümüzdeki aylarda kredi faizlerindeki yükselişin sürmesini bekleniyor ve 2008 yılı için artık yüzde 1 seviyeleri konuşulmuyor.

Hatta geçen hafta bir basın toplantısında konuşan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Fuat Erbil, önümüzdeki dönemde faizin artma ihtimalinin daha yüksek olduğunu söylemişti. Erbil, konut talebinde son bir aydır azalma görüldüğünü ancak kısa vadede ciddi fiyat artışları öngörmediklerini söyledi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Cemal Onaran ise “2008′de yüzde 1 seviyesi hayal” demişti.

Bankaların konut kredilerinde uyguladıkları vade ve faizlerde son durum şöyle:

Akbank: Akbank’ın konut kredi faizlerinde geçen ay hafif bir yükseliş görüldü. 12 ay vadeli kredilerin faizi yüzde 1.14, 24 ay vadenin faizi yüzde 1.21, 36 ayın faizi yüzde 1.24 olan banka, 60 ay vadenin faizini yüzde 1.26′dan 1.27′ye, 120 ayın faizini yüzde 1.27′den yüzde 1.32′ye, 240 ayın faizini ise yüzde 1.28′den yüzde 1.33′e çekti. Euro cinsi kredilerin faizi ise değişmeyerek 240 ay vadede yüzde 0.60, dolar cinsi kredilerde 120 ay vadede yüzde 0.65 olarak kaldı.

Anadolubank: Faizlerini yükselten bir diğer banka olan Anadolubank, 12 ay vadeli kredilerin faizini yüzde 1.31′den yüzde 1.39′a, 24 ay vadenin faizini yüzde 1.38′den yüzde 1.43′e, 168 ay vadenin faizini yüzde 1.41′den yüzde 1.45′e, 180 ay vadenin faizini ise yüzde 1.38′den yüzde 1.43′e yükseltti. Dolar cinsi kredilerinde 48 aya yüzde 0.59, 120 aya yüzde 0.60, Euro cinsi kredilerde 120 aya yüzde 0.60 faiz uyguluyor. Japon Yeni kredilerde ise 12 aya yüzde 0.30, 120 aya yüzde 0.39, İsviçre Frangı’nda ise 24 aya yüzde 0.54, 120 aya yüzde 0.57 uygulanıyor.

Denizbank: Denizbank, geçen ay 180 ay vadeli YTL cinsi kredilerin faizini yüzde 1.43′ten 1.54′e yükseltti. Döviz kredilerde ise dolara 180 ayda yüzde 0.70, Euro’ya ise yüzde 0.70 faiz uyguluyor.

Fortis: Banka, geçen ay vade ve faizlerde değişikliğe gitti. Buna göre 12 ay vadeye yüzde 1.20, 36 ay vadeye yüzde 1.50 faiz uygulanıyor. 60 ay vadenin faizi yüzde 1.45′ten yüzde 1.51′e, 120 ay vadenin faizi ise yüzde 1.43′ten yüzde 1.53′e yükseltildi. Banka döviz cinsi kredilerde ise indirime gitti. Dolar cinsi kredilerde 120 aya yüzde 0.62, 300 aya yüzde 0.70, Euro cinsi kredilerde 120 aya yüzde 0.68, 300 aya yüzde 0.72 uygulanıyor. Banka, isviçre Frangı’nda 120 aya yüzde 0.52, 300 aya yüzde 0.55, Japon Yeni’nde ise 300 aya yüzde 0.42 faiz uyguluyor.

Finansbank: YTL cinsi kredilerde 60 ayın faizini yüzde 1.39′dan yüzde 1.48′e yükselten banka, 120 aya yüzde 1.50, 1,80 aya yüzde 1.52 faiz uyguluyor. Euro cinsi kredilerde 60 aya yüzde 0.59, 108 aya yüzde 0.64, 144 aya yüzde 0.67 faiz uygulanıyor. Dolar cinsi kredilerin faizi ise 24 aya yüzde 0.49, 60 ayda yüzde 0.54, 120 ayda yüzde 0.59, 144 ayda yüzde 0.64. İsviçre Frangı cinsi kredilerde ise 36 aya yüzde 0.49, 72 aya yüzde 0.50, 120 aya yüzde 0.56, 144 aya ise yüzde 0.59 faiz uygulanıyor.

Garanti Bankası: Garanti Bankası da geçen ay faiz oranlarını yükseltti, indirimli mortgage kapsamında 12 ay vadenin faizi yüzde 1.24′ten 1.29′a, 24 ay yüzde 1.36′ya, 36 ay yüzde 1.34′ten 1.39′a, 60 ay yüzde 1.36′dan 1.46′ya çekildi. Banka 96 aya yüzde 1.37, 120 aya yüzde 1.47 uyguluyor. 240 ayın faizi ise yüzde 1.38′den 1.48′e çekildi. Dolar cinsi kredilerde 24 aya yüzde 0.50, 60 aya yüzde 0.55, 120 aya yüzde 0.71, 240 aya yüzde 0.73 faiz uygulanıyor. Euro cinsi kredilerde 12 aya yüzde 0.61, 60 aya yüzde 0.65, 96 aya yüzde 0.73, 240 aya yüzde 0.75, İsviçre Frangı’nda ise 60 aya yüzde 0.55, 120 aya yüzde 0.68, 240 aya ise yüzde 0.70 faiz uygulanıyor.

Halk Bankası: Banka geçen ay vade ve faizlerde değişikliğe gitti. YTL cinsi kredilerde 24 aya yüzde 1.38, 60 aya yüzde 1.44, 84 aya yüzde 1.46 faiz uygulamaya başlayan banka 120 ay vadeli kredilerin faizini ise yüzde 1.31′den yüzde 1.48′e yükseltti.

HSBC: Banka, YTL cinsi kredilerde 12 ayın faizini yüzde 1.23′ten 1.29′a, 48 ayı yüzde 1.35′ten 1.39′a, 120 ayı yüzde 1.38′den 1.47′ye, 360 ayı ise yüzde 1.45′ten yüzde 1.48′e çekti.

İş Bankası: İş Bankası, 120 ay vadeli YTL cinsi kredilerin faizini yüzde 1.43′ten 1.53′e yükseltti. Euro ve dolar cinsi kredilerde ise 120 ay vadeye yüzde 0.60 faiz uygulanıyor.

Millenium Bank: Geçen ay faizlerini değiştirmeyen Millennium Bank halen YTL cinsi kredilerde 12 aya yüzde 1.52, 60 aya yüzde 1.59, 120 aya yüzde 1.73, 144 aya yüzde 1.76, 180 aya ise 1.79 faiz uyguluyor. Dolar ve Euro cinsi kredilerde sırasıyla 24 aya yüzde 0.53 ve yüzde 0.62, 36 aya yüzde 0.55 ve yüzde 0.63, 48 aya yüzde 0.57 ve yüzde 0.64, 120 aya yüzde 0.81 ve yüzde 0.84, 180 aya yüzde 0.95 faiz uygulanıyor, isviçre Frangı cinsi kredilerin faizi ise 12 ayda yüzde 0.50, 60 ayda yüzde 0.54, 120 ayda yüzde 0.73, 180 ayda ise yüzde 0.84.

Oyakbank: Oyakbank da faiz ve vadelerde değişikliğe gitti. YTL cinsi kredilerde en düşük vadeyi 36 aya çeken banka bu vadeye yüzde 1.41, 60 aya yüzde 1.45, 120 aya yüzde 1.48, 144 aya yüzde 1.49 faiz uyguluyor. Euro ve dolar cinsi kredilerin faizi ise 144 ayda yüzde 0.65.

Şekerbank: Banka, 24 ay vadeli YTL kredilerin faizini yüzde 1.55′ten yüzde 1.64′e, 360 ay vadenin faizini ise yüzde 1.44′ten 1.54′e yükseltti. Dolar, Euro ve İsviçre Frangı cinsi kredilerde ise 120 ay vadeye yüzde 0.65 oranında faiz uyguluyor.

TEB: TEB geçen ay YTL kredilerde 180 ay vadenin faizini yüzde 1.41′den 1.49′a çekti.

Tekstilbank: Geçen ay sadece 120 ay vadenin faizini yüzde 1.41′den yüzde 1.51′e çeken banka döviz cinsi kredilerin faizini değiştirmedi. Buna göre dolar cinsi kredilerde 48 aya yüzde 0.64, 96 aya yüzde 0.69, Euro cinsi kredilerde 96 aya yüzde 0.67, İsviçre Frangı cinsi kredilerde 96 aya yüzde 0.60, Japon Yeni kredilerde ise 36 aya yüzde 0.43, 96 aya yüzde 0.46 faiz uyguluyor.

Vakıfbank: Banka, 240 ay vadeli YTL cinsi kredilerin faizini yüzde 1.42′den yüzde 1.52′ye yükseltti.

YKB: Yapı Kredi, 240 ay vadeli kredilerin faizini yüzde 1.44′ten yüzde 1.54′e çekti. Döviz cinsi kredilerin faizleri ise değiştirilmedi. 240 aya kadar vadelerde banka, dolar bazında yüzde 0.69, Euro bazlı kredilerde yüzde 0.62 faiz uyguluyor, isviçre Frangı kredilerde ise 120 aya yüzde 0.57, 240 aya yüzde 0.60 faiz uygulanıyor.

Ziraat Bankası: Faizlerini değiştirmeyen Ziraat Bankası, 120 aya kadar vadeli YTL kredilere yüzde 1.30 faiz uyguluyor.


Konutta Fiyat Düşüşü Sürecek

Anadolubank, dolar ve Euro’nun yanı sıra Japon Yeni cinsinden de kredi vermeye başladı. Bankanın Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan, ‘Dövizle kredi alanlar iyi hesap kitap yapmalı.’ diyor.

Amerika’da başlayan ve Avrupa’yı da etkisi altına alan mortgage krizi, Türkiye’deki konut kredisi faizlerini olumsuz etkiledi.  

Türkiye’deki vadelerin kısa olması sebebiyle uzun vadeli konut kredilerini yurtdışından sağlayan Türk bankalarının borçlanma maliyetlerini yükseltti. Bu durum, faizlerin yukarıya doğru hareketlenmesine yol açtı. Faizlerin birkaç haftada yüzde 1,01′lerden yüzde 1,30′lara tırmanması ev sahibi olma hayali kuran binlerce vatandaşı huzursuz etti.

Anadolubank Genel Müdür Yardımcısı Recep Atakan, ev alırken sadece faize değil, fiyata da odaklanılması gerektiğini ifade ediyor. “Fiyatlar hâlâ istenilen düzeyde değil. Tüketiciler biraz daha sabrederse faizden uğradıkları kaybı fiyat avantajlarıyla rahatça telafi edebilirler.” diyen Atakan, konut talebinde ciddi bir daralma yaşandığına dikkat çekiyor. Recep Atakan’a göre bu durum, banka kredileri arasında en büyük paya sahip olan konut kredilerinde son birkaç aydır yaşanan yavaşlamanın temelini oluşturuyor. Talepteki düşüş, firmaları yeni fiyatlandırma yapmaya zorluyor.

Son üç senedir tüketimi ayakta tutan tek unsur olan tüketici kredilerinde son noktaya doğru gelinmeye başlandığını vurgulayan Atakan, “Çünkü üç sene önce evi olan da, olmayan da ‘aman lazım olur’ diyerek konut aldı.” şeklinde konuşuyor. Tecrübeli bankacı, konut kredisi faizlerinin bu yıl yüzde 1′in altına düşmesinin pek mümkün olmadığını, ev fiyatlarındaki gerilemenin ise devam edeceğini vurguluyor.

Bankalar, Mortgage Kanunu’nun yürürlüğe girmesinin ardından bu alanda çeşitlendirmeye gitti. Sabit ve değişken faiz oranlarıyla kredi veren bankalar, dövizde yaşanan düşüşün de etkisiyle Euro ve dolar cinsinden de kredi vermeye başladı. Anadolubank ise sektörde bir ilke imza atarak Japon Yeni cinsinden konut kredisi veriyor. Yen cinsinden konut finansmanının çok büyük ilgi gördüğünü belirten Genel Müdür Yardımcısı Atakan, son beş ayda döviz cinsinden verdikleri kredilerin çok önemli bir bölümünün yen olduğunu kaydediyor.

Banka, kampanya sayesinde döviz cinsinden kredilerde yüzde 400′lük bir artış kaydetmiş. Buna rağmen dövizle ev kredisi almak isteyenlerin hesabını iyi yapması gerektiği uyarısında bulunan Recep Atakan, “Burada olaya sadece faiz bacağından bakarsanız döviz cinsinden kredilerin son derece uygun şartlar taşıdığını düşünebilirsiniz. Ama bana sorarsanız dövizle kredi çekmeyi düşünenlerin biraz daha fazla hesap-kitap yapması gerekiyor. Çünkü dövizle kredi çekmeyi düşünenler ciddi bir kur riski alıyor ve bu faiz kadar önemli bir risktir.” diyor. Atakan, dövizle uzun vadeli konut kredisi çekmek isteyenlerin maaşını döviz cinsinden alan, gelir seviyesi yüksek ve daha önce dövizle işlem yapmış kişiler olmasına dikkat ettiklerini anlatıyor:

“Mesela yen ile kredi kullanmak isteyen bir müşteri dolar/yen paritesi hakkında az çok bilgi sahibi olmalı. ‘Eğer dolar bu yıl piyasalarda değer kazanırsa yenin durumu ne olacaktır?’ sorusuna kendisi cevap verebilmelidir.” Atakan, ardından uluslararası piyasalarda yaşanan hareketlilikten ötürü önünü göremeyen yatırımcılar için yeni bir ürün hazırladıklarını aktarıyor. Genel müdür yardımcısı, “Piyasanın yönü belli olmadığı zaman tercih edilen sepet uygulamasını biz aldık, tüketicinin beğenisine sunduk. Bir parça döviz, biraz da YTL’den oluşan bu sepet uygulaması, kur ve faiz risklerini minimize ediyor.” diyor.

İNŞAATTA BİRLEŞMELER YAŞANABİLİR

Özellikle büyükşehirlerdeki konut fiyatlarının son yıllarda normalin üzerinde artması birçok yatırımcının inşaat sektörüne girmesine sebep oldu. Anadolubank Genel Müdür Yardımcısı Atakan, küçük yatırımlarla büyük kazançlar elde etme hayaliyle yola çıkan yatırımcıların bir bölümünün büyük hayal kırıklığına uğrayacağı uyarısında bulunuyor. Atakan, talepteki daralmadan dolayı inşaat şirketleri arasında birleşmeler ve satın almalar yaşanabileceği görüşünde.

KONUT KREDİSİ FAİZ ORANLARI*

Anadolubank 1,33

İş Bankası 1,34

Akbank 1,34

Şekerbank 1,33

Garanti 1,27

Halkbank 1,31

Vakıfbank 1,28

HSBC 1,44

Albaraka Türk 1,38**

Bank Asya 1,44**

Türkiye Finans 1,44**

Kuveyt Türk 1,55**

(*) 120 ay vadeli (**) Kâr payı oranları

Ufuk Şanlı / Zaman


Kredi yenileme

Kredi yenilemede bankayı ikna eden avantajı yakalıyor

Konut kredi faizlerinin düşme eğilimine girmesiyle birlikte, bankacılıkta refinansman olarak nitelendirilen kredi yenileme uygulaması yeniden gündeme geldi. Bu uygulamaya bazı bankalar sıcak bakarken, bazıları kredi yenileme taleplerini geri çevirebiliyor. Ancak, bankalar ikna edildiği taktirde, refinansman tüketiciler için avantajlı olabiliyor.

30 Kasım 2007 Cuma

Konutunu kredi ile alan tüketiciler için bu hafta en çok merak edilen soruları yanıtlamaya çalıştık. Bu sorular arasında ise en çarpıcı olan yine faizlerin seyrini de içinde barındıran refinansman (kredi yenileme) oldu. Refinansmanın maliyetinden, neleri kapsadığına kadar ayrıntılı bir şekilde merak edilen soruların yanıtlarını aradık. Sektör temsilcilerini görüşlerine yer verdiğimiz refinansman konusunda tüketicilerin avantaj yakalayabileceği de ortaya çıktı.


Refinansmanda Maliyete Dikkat

Tüketicilerin en merak ettiği soruların başında ’faizler düşerken kredimi yenileyebilir miyim’ geliyor. Bankacılık sektöründe refinansman olarak nitelendirilen bu uygulama bankadan bankaya farkılılık gösteriyor. Kimi banka kredi yenileme konusunda pazarlama faaliyeti yaparken, kimi banka tüketicinin bu talebini geri çevirebiliyor. Banka ile müşteri arasındaki ilişkinin belirleyici olduğu bu uygulama için sektör temsilcileri şunları söylüyor: “Bankaların böyle bir değişikliği kabul etmek zorunlulukları bulunmuyor. Tüketici ve banka arasında yapılan sözleşmeler tarafları vade sonuna kadar bağlıyor ve tarafların herhangi biri tek taraflı olarak sözleşme hükümlerini değiştirme hakkı bulunmuyor. Refinansman en fazla yüzde 2 ücrete tabi olup, kalan ana para bakiyesi üzerinden hesaplanır. Ancak, mortgage yasasının yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan krediler yeni yasa kapsamına girseler bile bu ücrete tabi değil.”

Ürün Değiştirmek Yenilemedir

Öte yandan mortgage ile birlikte tüketicilere sunulan değişken faizde tüketicilerin merakını cezbeden en önemli ürünler arasında yer alıyor. Ancak kullanım toplam kredi portföyü içinde düşük olsada merak edilen sorulardan biri de “sabit faizli krediden, değişken faizli krediye geçiş mümkün mü?” oldu. Sektör temsilcileri sabit faizden değişken faize geçişin mümkün olduğunu dile getirirken, bu geçişinde bir refinansmans olduğunu söyledi. Sektör temsilcileri bu soruyu şöyle yanıtladı: “Bu da bir kredi yenileme şeklidir. Ancak bu konuda ilgili bankanın da kabul etmesi gerekir. Tüketicilerin sözleşmeden veya yasadan kaynaklanan böyle bir dönüştürme hakkı olmadığı için bankasıyla konuşup, anlaşması gerekir. Eğer bankası kabul etmezse mevcut kredisini devam ettirmek zorunda kalacaktır.”

Farklı bankalardan kullanılan krediler de birleştirilebilir

Evini teminat göstererek birden fazla konut kredisi kullanmış olan tüketicilerin de merak ettiği konu ise “iki kredimi birleştirmem durumunda ne ile karşılaşırım?” oldu. Sektör temsilcileri faizlerin yüzde 1 seviyelerine doğru hareket ettiği 2006 yılı başında bu şekilde kredi kullanan birçok tüketicinin bulunduğuna dikkat çekerek iki konut kredisini birleştirmenin de yenileme olduğunu belittti. Sektör temsilcileri “kredileri birleştirmek te bir refinansman olarak değerlendirilir. Bankanın da bu konuyu kabul etmesi halinde birleştirme gerçekleştirilebilir” diye konuştu.

Alınan kredinin para birimi de değişebilir

Ürün değiştirmek gibi kredinin kullanıldığı para biriminde de değişiklik yapılması mümkün. Bankacılar bu işleminde refinansman çerçevesinde değerlendirildiğini belirterek “Örneğin konut kredisini dolar üzerinden alan bir tüketici bankasıyla oturup anlaşarak İsviçre Frangı’na, Japon Yeni ya da Amerikan dolarına geçiş yaparak vadesinin kalan kısmını bu para birimi üzerinden ödeyerek devam edebilir.” Uzmanlar bu işlemlerin de refinansman kapsamında mümkün olduğunu dile getiriyor.

ESRA SAHİCİ


Konutta Sıfır Faiz

Konut kredi faizlerinin düşmesini bekleyenleri kendi projelerine çekmek isteyen gayrimenkul kuruluşları arasında yaşanan rekabet, konutta 120 aya varan vadelerle faizsiz kredi döneminin başlamasını sağladı.

Sıfır faiz, uzun vade uygulamasında 120 ayla KC Group ön plana çıkarken, Güneri İnşaat Ikebana’da, Yüksel İnşaat Pera Evleri’nde, Beyaz İnşaat Beyaz City Residence’da, Teknik Yapı-Varyap Uphill Court Bahçeşehir’de, Hasanoğlu Katlı Ev’lerde, Kuzu Group Spradon Evleri’nde, Yapı Endüstrisi Başkaşehir’de, Yapı Konut Arkeon Evleri’nde ve Erguvan İnşaat’da Erguvan Gold Konutları’nda müşterilerine sıfır faizle taksit imkanı sağlıyor. Ayrıca, Buket-Akyapı, Bautek gibi gayrimenkul kuruluşları da projelerinden konut almak isteyen müşterilerinin taksitlerine faiz uygulamıyor.

KREDİ MÜTEAHHİTTEN OLUNCA KONUTTA FAİZ SIFIRA İNİYOR

Konut talebini kendi projelerine çekmek için birbiriyle promosyon yarışına giren gayrimenkul şirketleri, müşterilerine sıfır faizli, uzun vadeli kredi kullanma imkanı sağlayarak, talebi kendi projelerinde yoğunlaştırmaya çalışıyor. Sıfır faiz, uzun vade uygulamasında 120 ayla KC Group, ön plana çıkıyor.

Güneri İnşaat Ikebana’da, Yüksel İnşaat Pera Evleri’nde, Beyaz İnşaat Beyaz City Residence’da, Teknik Yapı-Varyap Uphill Court Bahçeşehir’de, Hasanoğlu Katlı Ev’lerde, Kuzu Group Spradon Evleri’nde, Yapı Endüstrisi Başkaşehir’de, Yapı Konut Arkeon Evleri’nde ve Erguvan İnşaat’da Erguvan Gold Konutları’nda, müşterilerine sıfır faizle taksit imkanı sağlıyor. Ayrıca, Yapı Kredi Koray, Buket-Akyapı, Bautek gibi gayrumenkul kuruluşları da projelerinden konut almak isteyen müşterilerinin taksitlerine faiz uygulamıyor.

FAİZDEN KORKUYORLAR

Gayrimenkulde talebi canlandırmak için bir yandan bankalar, konut kredi faizlerini yüzde 1′in altına çekmeye çalışırken, gayrimenkul kuruluşları da belli oranda peşinat ödeyen müşterilerine, taksitle satış imkanı tanıyor. Bu taksitlerin faizi ise sıfırdan başlıyor. Firma yetkilileri, tüketicinin konut alımlarında kredi kullanırken, faiz yükünü de düşünerek tedirgin olduklarına dikkat çekerek, faizsiz kredi imkanında ise bu tedirginliğin tamamen ortadan kalktığına değiniyorlar.

Gayrimenkul kuruluşları tarafından gerçekleştirilen taksitli satışlarda, bankaların konut kredilerine uyguladığı dosya bedeli gibi komisyonlardan da etkilenmiyor. Brokratik işlemlerle de uğraşmak zorunda kalınmıyor.

120 AYA SIFIR FAİZ

Faizsiz kredi uygulamasında KC Group, ön plana çıkıyor. Sarıgazi’de inşa edilen Sarıköy Evleri projesini, 120 ay faizsiz taksitlerle pazarlayan KC Group, bu kampanyadan toplam konut bedelinin yüzde 30′unu peşin, yüzde 20’sini de teslimatta yatıran müşterilerini yararlandırıyor. Konut bedelinin geri kalan miktarını 120 ay taksitlere bölen firma, bu taksitlere faiz ise yansıtmıyor.

KC Group’un 120 ay vade dışında 96, 84, 72 ve 60 ay vade seçenekleri de bulunuyor. Bu seçeneklerde peşinat yüzdesi düşürken teslimatta ödenen yüzde 20 sabit tutuluyor. Projede fiyatlar 141 bin 900 YTL ile 470 bin YTL arasında değişiyor.

PEŞİNATI YATIRANA FAİZ YOK

Güneri İnşaat’ın Güneşli’de gerçekleştirdiği Ikebana projesinden yüzde 50 peşinat yatırarak konut alanlara 36 ay, yüzde 30 peşinat verenlere de 24 ay borçlarını faizsiz taksitlendirme imkanı tanıyor. Kuveyt Türk’le çalıştıklarını söyleyen Güneri İnşaat Pazarlama ve Satış Müdürü Tuba Elmas, “Peşinatı ödeyecek kadar birikimi olan müşterilerimiz için sıfır faiz cazip oluyor” dedi. 5 ve 8 katlı bloklardan oluşan İkebana Evleri’nde toplam 288 konut yer alıyor.

TESLİMAT YAKLAŞTI PEŞİNAT DÜŞTÜ

Yüksel Turizm İnşaat tarafından Ataşehir’de gerçekleştirilen Pera Evleri’nde de firmanın kredisi ile 12 ay vadeli sıfır faiz uyguluyor. Yüksel Turizm İnşaat Satış Müdürü Şerife Çoker, “Daha önce yüzde 40 peşinat alıyorduk. Ancak projenin teslimine yaklaştığımız için peşinatı şimdi yüzde 60′lar seviyesine çıkardık. Peşin ödemelerde yüzde 5 indirim yapıyoruz” dedi. Bu yılın sonunda teslim edilecek projede fiyatlar 265 bin YTL ile 360 bin YTL arasında değişiyor. 

Beyaz İnşaat’ın, Beylikdüzü’nde yapımına başladığı Beyaz City Residence projesinde,  sıfır faizle 24 aya kadar vade imkanı sunuluyor. Yüzde 30 peşinat aldıklarını belirten Beyaz İnşaat ortaklarından Seyfi Beyaz, “Tüketici bankalardan korkuyor. Yarın belli olmadığı için faizli krediye girmek istemiyor. Bu nedenle kendi içimizde vadelendirmemize daha sıcak bakıyorlar” dedi. 320 konutun bulunduğu projede fiyatlar 120 bin YTL ile 350 bin YTL arasında değişiyor. 

Erguvan İnşaat’ın Erguvan Gold Konutları projesinde 12 ay faizsiz taksit uygulamasında bulunuluyor. Kuveytürk ile çalışan Buket-Akyapı’da Lale Şehir Konakları’nda 12 ay, Bautek AŞ’de Bautek Kuğu Evleri’nde yüzde 30 peşinat karşılığında 12 ay, yüzde 50 peşinat karşılığında 18 ay sıfır faizle taksit imkanı sağlanıyor.

YÜZDE 15 PEŞİNATLA 48 AY VADE UYGULUYOR

Hasanoğlu İnşaat, Bahçeşehir’de Katlı Ev ve Villalardan oluşan 103 bin metrekare üzerinde inşa ettiği Banu Evleri’nin son etabı olan Lal Katlı Evler için yıl sonuna kadar teslim sürecine göre, yüzde 15 peşinat ve 48 ay vade sıfır faiz imkanı sunuluyor. Sıfır faiz uygulamasının piyasadaki durgunluğu

aşmada önemli bir unsur olduğunu söyleyen Banu Evleri Satış ve Pazarlama Yöneticisi Yıldırım Gürdal, “Maliyet farkı ve işlemlerin daha kısa süreli olması, müşterilere cazip geliyor. Herhangi bir tedirginlik noktasında ise firmanın gücüne ve yapısına dikkat ediyorlar” dedi. Lal Katlı Evleri’nde 10 bloktan oluşan 171 adet konut yer alıyor.

YARISI PEŞİN 48 AY VADE

Teknik Yapı ve Varyap’ın ortak girişimi Uphill Court Bahçeşehir projesinde yüzde 50 peşinata 48 ay, yüzde 40 peşinata 36 ay, yüzde 20 peşinata ise 24 ay vadeli sıfır faiz uygulanıyor. YTL bazında sıfır faizli konut kredisi imkanlarını Akbank, Vakıfbank, Garanti Bankası ve Finansbank ile ortak çalışma

sonucu verdiklerini söyleyen Teknik Yapı CEO’su Teoman Metehan, Millennium Bank’ın ise döviz bazlı kredilerde 108 aya kadar olan vadelerde yüzde sıfır faizli konut kredisi imkanı tanıdığını belirtti.

Müşteriye faiz yükü çıkartmadan taksitlendirme olanağı sağlanmasının büyük avantaj olduğunu belirten Metehan, “Fiyatları 150-550 bin YTL arasında değişen projede toplam 682 adet konut bulunacak. Sıralı villalar ve yüksek bloklardan oluşan Uphill Court Bahçeşehir projesinde 356 adet 1+1 daire, 128 adet 2+1 daire, 84 adet 3+1 daire, 108 adet Victorias sıra villa ve 6 adet 4 katlı ve yüzme havuzlu Queens villa olacak” dedi.

PEŞİNATI DA TAKSİTLE ALIYOR

Kuzu Group tarafından gerçekleştirilen Spradon Evleri projesinde peşinatta da taksit uygulanıyor. Önce peşinatın yüzde 6’sı, 3 ay sonra yüzde 16’sı, 6 ay sonra da yüzde 26’sı ödeniyor. Peşinatın taksiti bittikten sonra kalan bakiye 36 ay vadeye bölünüyor. Taksitlere herhangi bir faiz uygulanmıyor. Spradon yetkilileri, tüketicilerin sıfır faizi cazip bulmalarının nedenini faiz yükünden kurtulmalarına bağlıyor. Spradon projesinde daire fiyatları 184 bin YTL’den başlıyor. 1738 dairenin yer aldığı projede, dört ayrı etapta 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 daireler ile, 3+1 çatı dubleks, 4+1 bahçe dubleks, 4+2 ikiz villa ve 6+2 müstakil villalardan oluşuyor.

İLK BİR YIL ÖDEME YOK

Yapı Endüstrisi’nin, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, Kaynak Geliştirme Uygulamaları kapsamında Bahçeşehir’de başlattığı Başkaşehir Projesi’nden konut alanlar, yüzde 30 peşinatı ödedikten sonra bir yıl boyunca hiç ödeme yapmıyor. Bir yılın sonunda ev bedelinin kalan bölümünü sıfır faizle ödeyebiliyorlar. Ev almaktan vazgeçenlere de ödedikleri peşinatı yüzde 25 kar getirisi ile geri alabiliyorlar. Bu fırsattan yararlanmak isteyenler taleplerini 45 gün önceden yazılı olarak bildirmeleri gerekiyor. Bir ay içinde de paralarını geri alabiliyor. Projede stüdyo daireden başlayarak, 5+1 dubleks daireye kadar 15 ayrı tipte konut bulunuyor. Daire fiyatları 50 bin 500 YTL’den başlıyor.

İKİ FARKLI FAİZSİZ TAKSİT SEÇENEĞİ

Yapı Konut tarafından gerçekleştirilen Arkeon Evleri’nde iki farklı tipte sıfır faiz uygulaması bulunuyor. Garanti Bankası ile çalıştıklarını söyleyen Arkeon Evleri Pazarlama Şefi Nil Çakmakçı, “Yüzde 25 peşinat karşılığında euro bazında 60 aya kadar sıfır faiz ve de yüzde 25 peşinat, yüzde 25′i ev teslimi sırasında geri kalanı ise YTL bazında 36 ay sıfır faiz uygulaması bulunuyor. 370 bin metrekare arazi üzerinde 275 villadan oluşuyor.

Meltem Kara / Hürriyet


Krediler yenilenebilecek

Konut kredilerinde yeniden yapılandırmanın şartları belli olurken, banka, kredinin vadesi, faiz çeşiti ve para cinsi değiştirilebilecek. Tüketicilerin yeniden yapılandırmada toplam maliyete dikkat etmesi gerekiyor.

Konuya ilişkin açıklama yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, tutsat (mortgage) olarak adlandırılan konut kredilerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili yeni düzenlemeleri açıkladı.

Krediler yeniden yapılandırılabilecek

Çağlayan, söz konusu yönetmelik çerçevesinde, kredi veren kuruluş ile kredi kullanan tüketici arasında yapılan Konut Finansmanı Sözleşmesinde, tüketicinin başvurusu ya da tüketicinin yazılı izni şartıyla, “kredi faiz oranlarında, vadesinde, faiz türünde değişiklik yapılması, aynı ev teminat gösterilerek birden fazla konut kredisi alınmışsa bunların tek konut kredisi ile birleştirilmesi, konut finansmanı kuruluşunda veya belirtilen para biriminde değişiklik yapılması” konularında yeniden yapılandırmanın gerçekleştirilebileceğini anımsattı.

 

Konut finansmanının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili düzenlemenin, tüketiciler açısından çok önemli değişiklikleri içerdiğini ifade eden Çağlayan, şunları kaydetti:

 

Banka, vade, faiz ve para birimi değiştirilebilecek

“Getirilen değişiklikleri örnekle açıklamak gerekirse, bir vatandaşımızın herhangi bir konut finansman kuruluşundan 100 bin YTL’lik, 5 yıl vadeli ve aylık yüzde 1,45 faiz oranıyla konut kredisi kullandığını kabul edersek faiz oranlarının örneğin yüzde 1′e düşmesi halinde, kredinin vadesi bitmeden karşılıklı mutabakat ile faiz oranı yeniden belirlenebilecektir. 5 yıl vade yine karşılıklı mutabakatla değiştirilebilecek, örneğin 8-10 ya da 15 yıllık vadeler geçerli olabilecektir. Gelişen ekonomik şartlar göz önünde bulundurularak, sabit faizden değişken faize ya da değişken faizden sabit faize geçilebilecektir. Tüketici, bir başka bankanın koşullarının toplam maliyet olarak lehine olması halinde, bir başka bankadan daha iyi koşullarda kredi alarak, eski kredisini kapatabilecek ve finansman kuruluşu değişerek kredisi yeniden yapılandırılmış olacaktır. Tüketicinin kredi kullandığı para birimi cinsinde değişiklikler yapılabilecektir.”

 

Toplam maliyete dikkat!

Çağlayan, yeniden yapılandırmada temel kriterin, vatandaşların dikkatli ve duyarlı olması, hesabını iyi yapması olduğunu belirterek, “Yeniden finansman esnasında vatandaşlarımızın dikkat etmeleri gereken en önemli unsur toplam maliyettir. Bakiye borç tutarı, kalan vade, faiz yüzdesi ve ödenmesi gereken tutar ile borcun yeniden finansmanında tüketiciye toplam maliyeti göz önünde bulundurulmalıdır” dedi.

Yüksek faizler yeniden yapılandırılıyor        

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürü Özcan Pektaş,

konut kredisi faizlerinde geçen sürede önemli gerileme yaşandığına işaret ederek, kredi faizlerinin 4 yıllık süreç içerisinde kademeli olarak düştüğünü, vatandaşın da düşen kredi faizleri oranında başka bankalardan çektikleri düşük faizli kredilerle borçlarını kapatarak, ödedikleri faizleri minimize etme yoluna gittiğini hatırlattı. Pektaş, konut kredisi ile ev sahibi olan tüketicilerin büyük kısmının, aldıkları kredileri bu yöntemle yeniden yapılandırdıklarını bildirdi.

 

Çıkan son yönetmelik sonrası tüketicilerin kullandıkları konut kredilerinin faizlerini yeniden yapılandırırken, banka masrafları gibi diğer yapmaları gereken sabit ödemeleri de göz önünde bulundurmaları gerektiğini anımsatan Pektaş, bunlar göz önüne alınarak yapacakları hesaplamalar sonunda faiz oranını değiştirmenin kendilerine toplamda anlamlı bir yarar sağlayacak olması halinde kredi faizlerinin yeniden yapılandırılması yoluna gidilmesi gerektiğini söyledi.

 

Çok dikkatli hesap yapılmalı!

Pektaş, konut kredisi kullanan vatandaşların kredi faizlerini yeniden yapılandırmadan önce, dikkatli bir hesap yapmaları tavsiyesinde bulundu. Bankalar ile tüketicilerin aralarında uzlaşmaları halinde, kredi faizlerinin, yeni faiz oranları üzerinden yeniden yapılandırılmasına imkan sağlandığını anımsatan Pektaş, vatandaşların öncelikle krediyi kullandıkları bankadan faizin yeniden yapılandırılmasını isteyebileceklerini söyledi.

 

Müşterilerini kaybetmek istemeyen bankanın da bu konuya ılımlı yaklaşabileceğini söyleyen Pektaş, ancak bankanın kredi faizini yeniden yapılandırmaya yanaşmaması halinde, tüketicilerin çaresiz olmadığını anlattı. Bu durumda tüketicilerin, faiz oranları düşük olan bir diğer bankadan eski borcunun ana parasının tamamını kapatacak tutarda, düşük faiz oranından borçlanabileceğini kaydeden Pektaş, tüketicinin yeni aldığı düşük faizli krediyle eski borcunun ana parasını kapatarak, yüksek faiz ödemekten kurtulabileceğini bildirdi.         Pektaş, vatandaşların kullandıkları konut kredilerini yeniden yapılandırırken piyasa şartlarının belirleyici olacağını kaydetti.

 

Kaynak:Milliyet emlak


Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930