Search Results

Debba’ya manken ortak

Ebru Destan ve annesi, dünyaca ünlü emlak kralı Donald Trump’ın Türkiye temsilcisi Debba’ya ortak oldu. Destan ‘Türkiye’nin Trump’ı olmayı kafama koydum’ dedi…
Manken ve şarkıcı Ebru Destan, dünyaca ünlü emlak kralı Donald Trump’ın evlerini Türkiye’de pazarlayan ve araziler satın alan Debba Real Estate’e ortak oldu. İzmir’de emlakçılık yapan annesi Hülya Destan ile iki yıl önce İstanbul’da ofis kurduğunu belirten ünlü manken ‘İşe başlarken ‘Bir gün Ebru Trump olacağım’ demiştim. Şimdi onların evlerini satıp Türkiye’den arsalar satın alacağım’ dedi.
Devamını okumak için tıklayınız»


Konut fiyatları düşer mi, yükselir mi?

Konut fiyatları düşer mi, yükselir mi?
ABD’de patlak veren ve tüm dünyaya yayılan kriz, varlık fiyatlarının düşmesine neden oluyor.

Son iki senedir zaten durgun olan konut piyasasının da bundan etkilenmemesi mümkün değil. Uzmanların bir kısmı fiyatların yerinde sayacağını bir kısmı ise gerileyeceğini söylüyor. Peki bu durumda ev almayı düşünenler ne yapmalı.

ABD’de subprime mortgage kredileri nedeniyle patlak veren ve global hale gelen kriz giderek büyüyor. Gittikçe derinleşen kriz nedeniyle ülkenin en büyük bankaları domino taşları gibi ard arda devriliyor. Krizin daha ne kadar derinleşeceği, iflas sırasının kime geldiği üzerine senaryolar yazılıp çiziliyor.

Finans piyasasında bunlar yaşanırken subprime mortgage krizin patlak verdiği geçen yıldan bu yana ABD’de emlak piyasası ise en zor günlerini yaşıyor. Mortgage kredisi taksitlerini ödeyemediği için icraya düşen milyonlarca konut var. İcraya düşenler de dahil olmak üzere satılmayı bekleyen pek çok konut nedeniyle emlak fiyatları dibe vurmuş durumda. Öyle ki Florida gibi krizin en çok etkilediği eyaletlerde Türkiye’den çok daha ucuza gidiyor konutlar…Türkiye’nin krizden ne şekilde etkileneceği en çok merak edilen ve üzerinde tartışılan konu. Ev alma hayalini geçen yıl çifte seçiminin yarattığı belirsizlik nedeniyle 2008’e erteleyenler şimdi de emlak piyasasının mortgage krizinden ne şekilde etkileneceğini merak ediyor. Özellikle de konut fiyatlarının… Evet, global kriz konut fiyatlarını ne şekilde etkileyecek? ABD ve İngiltere’de yaşananlar Türkiye’de de olur mu? Yani ev fiyatları düşer mi? Ev almak için beklemeli mi yoksa hemen harekete mi geçmeli?

Ekonomistler ve gayrimenkul sektöründeki isimler bu soruya farklı yanıtlar veriyor. İnşaatçılar, emlakçılar ve konut kredisi veren bankaların yöneticilerine göre şu an ev almanın tam sırası. Yaşanan durgunluktan dolayı fiyatların yeterince düştüğünü belirten sektör temsilcileri, “Fiyatlar bundan sonra daha fazla düşmez, ev alacaksanız elinizi çabuk tutun” diyorlar. İnşaatçılar özellikle artan inşaat maliyetleri ve yüksek arsa fiyatları nedeniyle fiyatlarda bundan sonra ciddi bir düşüş olmayacağını belirtiyorlar.

Ekonomistler ise, “Ev almayı düşünüyorsanız  bu planlarınızı şimdilik erteleyin” uyarısında bulunuyor. Bazıları bunu “Krizin daha da derinleşmesi nedeniyle belirsizlik daha da artacağından ev almak mantıklı değil”  sözleriyle gerekçelendirken sektördeki arz fazlası ve krizin etkisiyle talebin daralmasına bağlı olarak konut fiyatlarının daha da düşeceğini söylüyor.

“Bizdeki fiyatlarda tam olarak balon oluşmadı bu nedenle yurt dışındaki gibi keskin düşüşler olmaz ama fiyatlar da yükselmez ” diyenler de var.Yatırım için doğru zaman değil…İnşaatçılar artan maliyetler ve Türkiye’de fiyatların zaten fazla artmadığından hareketle fazla düşüş olmaz derken ekonomistler krizle birlikte “para” nın artan değerinin varlık fiyatlarını gerileteceğini ve doğal olarak emlak fiyatlarının da düşeceğini söylüyor.

Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar Müdürü Ali İhsan Gelberi, konut almak için doğru bir zaman olmadığını düşünüyor ve “bu durumda beklemek en mantıklısı,” diyor. Mortgage krizinin derinleşmesiyle birlikte konut kredisine talebin azalacağını hatta durma noktasına dahi gelebileceğini söyleyen Gelberi, konut fiyatlarında sert bir düşüş beklemiyor. “Fiyatlar yurt dışındaki gibi sert şekilde düşmez fakat yükselmez de… diyen Gelberi, gerekçesini “Bizde konut fiyatlarında gelişmiş ülkelerdeki gibi bir balon tam oluşmadı. Mortgage piyasası yeni gelişiyor” sözleriyle açıklıyor.

Konut fiyatları düşecek

Ekonomist Ege Cansen ise, Gelberi’nin aksine mortgage krizine bağlı olarak Türkiye’de  konut fiyatlarının düşeceğini belirtiyor. Cansen, “Yaşanan küresel kriz, ’komşuda pişer, bize de düşer’misali tüm dünyayı olduğu gibi bizi de etkileyecek. Bunun bize yansıması milli gelirin düşmesi ya da artış hızının yavaşlaması demek. Milli gelirin düşüşüne bağlı olarak varlık fiyatları da gerileyecek. Gayrimenkul fiyatları düşüyor, daha da düşecek” diyor. Cansen buna rağmen bu dönemin konut almak için uygun dönem olabileceğini düşünüyor.  “Daha önce parasını faizde değerlendirip katlayanlar şu aralar gözüne kestirdikleri gayrimenkulleri alabilirler” diyor. Cansen’e göre ihtiyaçtan alacaklar ise gelirlerine güveniyorlarsa satın alsınlar.

İnşaatçılar likiditeyi tükettiler

Deutsche Bank’tan bir ekonomist ise, “Mortgage krizinin Türkiye’deki konut piyasasına doğrudan etkisinin olacağını düşünmüyorum. Çünkü Türkiye’de dinamikler çok farklı. Henüz mortgage dahi tam anlamıyla yok. Ancak dövize bağlı olan mevcut konut kredilerinde likidite daralmasına bağlı olarak dövizlerin çıkması durumda insanlar ödeme güçlüğü çekebilir ama zaten Türkiye’de bankalar bu işi çok sıkı tutuyor. ABD’deki bir risk söz konusu olmaz” diyor.

Konut kredisi faizlerinin artabileceğini belirten ekonomist, buna karşılık konut fiyatlarının ise düşeceğini söylüyor. “Kriz ekonomide daralmaya neden olacağı için konut piyasası da bundan etkilenecek. Şu an zaten konut piyasasında ciddi bir durgunluk var. Krizden dolayı talebin daha da daralmasına bağlı olarak konut üreten şirketler biraz daha zorlanacaklar. Şirketler şimdiye kadar indirim yapmamak için direndiler. Fiyatları sabit tutarak, bankalarla anlaşıp konut kredilerini kendileri kompanse edip ucuz krediler verdiler. Fakat artık likiditeyi tükettiler. Bundan sonra fiyatlarla oynayacaklar. Dolayısıyla fiyatlar biraz daha aşağıya inecek”

2009’da yükselmeye başlar

ABD’deki mortgage krizi ile başlayan küresel dalgalanmanın Türkiye ekonomisini olumsuz etkilediğini ve bu durumun gayrimenkul piyasasına yansıdığını belirten Y&Y Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Genel Müdürü Işık Gökkaya, inşaat ve konut sektörlerindeki durgunluğun 2008 yılında da devam edeceğini, toparlanmanın ancak 2009 yılı ortasında başlayacağını ve 2010 yılında sektörün yüksek büyümeli döneme geri döneceğini belirtiyor.

Gökkaya yaşanan durgunluğa rağmen fiyatlarında büyük gerilemeler yaşanmasının beklenmemesi gerektiğini görüşünde. “Şu an konut piyasasında yeni projelerde fiyatlar geçen yıla göre hemen hemen aynı seviyelerde seyrediyor. İkinci el konutlarda ise yüzde 15-20 oranında bir gerileme yaşandı. Konut alım-satım sayısında da geçen yıllara kıyasla bir gerileme var. Ellerindeki stoku hızla eritmek isteyen yükleniciler veya arsa sahipleri nakde dönmek için fiyatları bir miktar daha aşağı çekebilirler. Fakat inşaat maliyetleri artıyor ve şehir içinde talep gören yerlerde arsa fiyatları yükseliyor” diyor.

Gökkaya’ya göre ev almanın tam sırası. “Yükleniciler konutları düşük kar marjlarıyla satışa sunuyor. Satış fiyatları son derece uygun. Konut üreticileri uzun vadeler, düşük faiz oranları ve cazip ödeme seçenekleri sunarak tüketiciyi destekliyorlar. Bu nedenle iskan amaçlı ev almak için doğru zaman. Yatırım için de piyasada uygun seçenekler var. Faizlerin düşmesiyle birlikte konut fiyatları tekrar artacak” diyor. Gökkaya önümüzdeki yılın ortalarından itibaren konut fiyatlarının yükseleceğini buna karşılık konut kredisi faiz oranlarının yüzde 1.25-1.30 seviyesine düşeceğini söylüyor.

2009’da yüzde 10 artar

İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan da derinleşen mortgage krizin bizdeki konut piyasası üzerinde çok fazla bir etkisi olmayacağı görüşünde. “Çünkü” diyor İnan, “Yurtdışında oluşan krizin Türkiye’ye çok az etkisi oluyor. Türkiye bu anlamda konut pazarı olarak yurtdışı etkilerine çok açık değil. Konut pazarı tamamen yerel argümanlarla idare edilen bir pazar konumunda, bu sebeple dış etkilerin bir etkisi olmayacağa benziyor”

“Faizlerde de konut fiyatlarında da bu yıl ciddi bir düşüş yaşanacağını sanmıyorum” diyen İnan, “Bu güne kadar konut fiyatları yüzde 10-30 arasında düştü ama konut maliyet fiyatları her geçen gün artış trendinde, bu anlamda konut fiyatlarında meydana gelecek düşüşler müteahhitlere zarar olarak yansıyacak. Faizlerde de yurt dışı piyasaların tansiyonun yüksek olmasından dolayı ciddi bir düşüş olmaz” diyor.

İnan da ihtiyaç amacıyla konut almayı düşünenler için uygun bir dönem olduğunu düşünüyor. “Zaten fiyatlar şu an tabanda, daha fazla düşmeyeceğine göre iyi bir dönem” diyor. İnan, 2005’te büyük bir patlama yaşayan sektörün bir sonraki yükselişini 2012 yılında yaşayacağını, bu nedenle 2009’un bu yıldan biraz daha iyi olacağını düşünüyor. 2009’da konut fiyatlarının ise 2008’e göre yüzde 10 artacağını dile getiriyor.

Döviz kredisi kullanmak riskli

Global krizin yarattığı belirsizlikten kaynaklanan “bekle-gör” dönemi nedeniyle konut piyasasında durgunluk olduğunu kaydeden İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes de “Bölgesel bazlı düşüşler olabilir. Ancak fiyatlarda ne bu dönemde ne de daha sonra keskin düşüşler yaşanması beklenmemeli” diyor.  Bankaların kredi kullandırmasının son çalkantılar nedeniyle riskli hale geldiğini ifade eden Tanes, kaynak maliyetinde yükselme ihtimaline karşılık faiz oranlarının yükselmesinin beklenebileceğini bu belirsizlik döneminde çok uzun vadeli ve döviz bazlı konut kredisi kullanmanın riski olabileceğini işaret ediyor.

”İhtiyacınız varsa alın”

“Son günlerde yurtdışından gelen olumsuz haberlere bakarsak, durgunluğun 2008 yılı sonuna kadar devam etmesi olası gibi görünüyor” diyor, TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdür Vekili Işıl Dinçer.

Dinçer, her ne kadar arz fazlası olan bazı bölgelerde konut fiyatları yüzde 15-20 düşse de  bu yılın son çeyreğinde gayrimenkullerin değerinde ciddi bir düşüşün olmayacağı görüşünde. Yıl sonuna kadar konut kredisi faiz oranlarında da ciddi bir değişiklik beklemiyor. “Faizler maksimum yüzde 1.59’lar seviyesini görür” diyor.

Dinçer, özellikle krediye ihtiyaç duymadan yatırım amacıyla ev alacaklar için çok doğru bir zaman olduğunu düşünüyor. “Durgunluk nedeniyle pazardaki fiyatın altında alım yapmak mümkün” diyor.  Dinçer’e göre kredi kullanarak ev alacaklar fiyatlardaki düşüş beklentileriyle faizin yükselişe geçme ihtimalinde doğru bir noktadan alım gerçekleştirmeli.

Dinçer, 2009’da ise konut sektörü açısından çok da iyimser değil.  “2008 yılı sektörün hız kestiği ve durgunluk sürecine girdiği bir dönem olsa da yatırımcılar açısından önceki dönemin olumlu sonuçları ile nispeten telafi edilebilir bir yıl olarak değerlendirilebilir. ”

2009 bu yıldan farklı olmaz

Century 21 Türkiye Franchise Geliştirme & Kanal Yönetimi Müdürü Sinan Şerifoğlu da mortgage krizinin konut piyasasını çok fazla etkilemeyeceği düşünenlerden. “Likit sıkıntısına düşenler haricinde kimse elindeki gayrimenkülü kolay kolay çıkarmıyor. Şu anda satıcılar istedikleri fiyattan satmakta direniyor ve bekliyor, alıcılar da fiyatların daha düşeceği beklentisiyle bekliyor” diyen Şerifoğlu, konut fiyatlarında yıl sonuna kadar önemli bir düşüş olmayacağını belirtiyor. Konut kredisi faiz oranlarında da yıl sonuna kadar bir değişiklik beklemiyor. “Global çalkantı faizleri etkileyecek olsa bile bu sene 1.50’ler faiz oranlarıyla yılı kapatırız. 2009 yılının da 1.40-1.60 arasında faiz oranıyla devam edeceğini tahmin ediyorum” diyor.  2009’un bu yıldan farklı olmayacağını belirten Şerifoğlu’na göre konut fiyatlarında ve kredi faizlerinde önemli bir düşüş olmaz.

Prof. Dr. Aydın Ayaydın

Kriz derinleşirse fiyatlar iyice düşer

Global kriz inşaat sektörüne çok büyük zarar vermiş durumda.  Derinleşen kriz inşaat maliyetlerini yükseltiyor hem de konut almak isteyenlerin karar alma sürecini geciktiriyor. İnsanlar fiyatlar daha da aşağıya iner mi beklentisiyle konut alımını erteliyor. Finansman sıkıntısı ve maliyetlerin artması nedeniyle büyük bir kesim konut alamıyor. Bir yandan da konut kredisi faizleri hala yüksek. Aslında inşaat maliyetlerine rağmen inşaat firmaların direkt ve kampanyalı satış fiyatları alım için uygun. Tabii elinde nakit parası olanlar için diyorum. Ancak girdiği konut projelerinde satış daralması ve finansman sıkıntısı nedeniyle sıkıntıda olan birçok inşaat firmaları fiyatları daha da aşağıya çekerek zararına satış yapacak. Bu nedenle bitmeye yakın tamamlanmamış çok ucuza daire alma imkanı ortaya çıkabilir. Öte yandan mortgage krizinin boyutunun yükselmesi halinde bundan Türk inşaat sektörü büyük yara alır. İnşaat maliyetleri, artar. Konut kredisi faiz oranları yükselir. Bu durumda konut fiyatları çok düşer. Ben olsam beklemem, ev alırım. Çünkü aksi halde kriz derinleşmez ve piyasalar toparlanırsa bu sefer konut fiyatları yeniden hızla yükselir. Risk almak isteyenler varsa bekleyebilir. Fakat nakit parası olanlar için fiyatlar şu an son derece cazip.

Ali İhsan Gelberi / Garanti Bankası Ekonomik Araştırmalar

Müdürü Ali İhsan Gelberi Bu ortamda konut kredisine talep azalır, hatta duracak noktaya gelir diye düşünüyorum. Ev almayı düşünenler beklemeyi tercih edeceklerdir. Zaten bu durumda beklemek en mantıklısı. Kriz bitmeden yatırım yapmasınlar.  Faizlerin ne oranlarda olacağı Merkez Bankası(MB) tutumuna bağlı. Fakat önümüzdeki 3-4 ayda çok ciddi bir düşme beklenmiyor. Mortgage kriziyle birlikte fiyatlar hızla düşmesine rağmen bizde çok bariz düşüşler olmadı. Bundan sonra da fiyatların yurt dışındaki gibi çok sert şekilde düşeceğini beklemiyorum. Fakat fiyatlar artmaz da’85 Çünkü gelişmiş ülkelerde oluşan balon bizde oluşmadı. Bizde tam balon olurken kriz çıktı. Bu nedenle fiyatlarda da hızlı bir düşüş olmadı.Bizde mortgage piyasası daha yeni gelişiyor. Mortagage dayalı türev enstrümanlar çok gelişmedi. Bu dönemde faizler yüksek olduğu için tasarrufları yüksek faizde değerlendirmekte fayda var.

Teoman Metehan /Teknik Yapı CEO’su

Kriz derinleşse de fiyatlar düşmez

Amerika’da iki büyük gayrimenkul firmasına Amerikan hükümetinin müdahale etmesi, Lehman Brothers’ın iflası uluslararası mali piyasalardaki istikrarı geçici bir süre de olsa bozacağı açık. Bu durum Türk mali piyasasının yurtdışından temin ettiği kaynak maliyetlerini de olumsuz etkileyecek. Tüketici açısından ise en önemli gelişme, konut kredi faizlerindeki beklenen düşük oranlara biraz daha geç kavuşmaları şeklinde olacak. Özellikle İstanbul gibi hem nüfus artışının olduğu hem de arsanın yetersiz olduğu bölgelerdeki konut fiyatlarının gerilemesini ve düşmesini kesinlikle beklemiyorum. İnşaat maliyetleri bu yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 20 seviyesinde arttı. Arsa hariç inşaat maliyetinin arttığını gösteren bu gelişme bile, konut fiyatlarının düşmeyeceğini aksine bundan sonra yapılacak konutlardaki fiyatların daha da yüksek olacağının bir diğer göstergesi. Dünyadaki mortgage krizi derinleşirse fiyatlar yine gerilemez ama işlem hacmi azalır. Arz yönündekiler yeni projelerini askıya alır. Talep tarafındakiler de beklemeye geçer.  Buradaki denge, fiyatta gerçekleşmiyor. Arz talep eğrisinin kaymasıyla sağlanıyor. Dolayısıyla fiyatın düşüp dengeye gelmesini beklememek gerekir. Belki çok sıkışıp da evini daha düşük fiyata satan tüketici olabilir ama belirli standartlara göre büyük proje gerçekleştiren firmaların böyle bir şey yapması çok zor.

Dr. Nurhan Toğuç/Ata Yatırım Baş Ekonomisti

Alım için acele etmeyin

Konut krizinin henüz tüm etkilerinin ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Aynı sürecin İngiltere ve İspanya ya da yansımasını bekliyoruz. Finans sektörünün yaşadığı kredi krizinin ekonomilere yansımasını önümüzdeki yıl daralan kredi piyasalarının tüm ekonomilerdeki etkisi görülecektir kanısındayım. Bu çerçevede, Türkiyede’ki konut fiyatlarının dünya konut fiyatlarına paralel olarak hızlı artış seyri dikkate alınırsa ABD konut sektöründe meydana gelen yüzde 20’lik düşüşün henüz Türkiye’deki konut fiyatlarına yansımadığını görüyoruz. ABD ve AB de konut fiyatlarının yıl sonuna kadar yüzde 5-10 arasında düşmesi bekleniyor. Bu düşüşün Türkiye de mevcut konut arzı fazlası dikkate alındığında benzeri bir düşüşe neden olması mümkün olabilir. Bu nedenle konut alımı için acele edilmemesi gerektiğini 2009 yılında konut kredilerinin daha uygun seviyelere gelmiş olacağı ve fiyatlarda da yüzde 5-7 arasında bir düzeltmeden sonra daha uygun fiyatlanacağını düşünüyorum.

Haluk Sur/ ULI Türkiye İcra Kurulu Başkanı

Orta gelirlilere yönelik projelerde fiyatlar düşmez

Konut piyasası şu anda içinde bulunduğu mevcut durumda fazla bir değişiklik olmadan önümüzdeki aylarda aynı şekilde devam eder. Konut kredi faiz oranlarında düşüş olmadığı takdirde mevcut piyasa şartlarının değişmesi söz konusu olmaz. Bütün dünyada yaşanan küresel kriz ortamı Türkiye’deki piyasaları da bir bekleyişe sokmuş durumda. Konut projelerinde kar oranları farklılıklar göstermekte. Kar marjı yüksek projelerde, lokasyona bağlı olarak, kar marjları elverdiği ölçüde fiyatlarda gevşeme ve düşüşler olabilir. Ancak orta ve orta alt gelir grubuna yönelik projelerde malzeme fiyatlarındaki artış, maliyet artışları göz önünde bulundurulursa daha fazla düşüş öngörmüyorum.

Konut kredisi faiz oranlarında fazla bir değişiklik ve inme olacağını sanmıyorum. Oranlar 1.4-1.6 bandında seyretmeye devam eder. Bütün dünyayı etkileyen Lehman Brothers, Merryl Linch ve Fannie Mae vakaları faizlerin düşüşüne engel oluyor.

Mehmet Özkaya/ TEB Portföy Genel Müdür Yardımcısı

Fiyatlar düşecek

Mortgage krizinin derinleşmesine bağlı olarak biz de konut fiyatlarında bir düşüş bekliyorum. Esasen, tabela fiyatlar tam olarak yansıtmasa da konut fiyatlarında bir düşüş zaten yaşanıyor. Artan konut stokunu eritebilmek için firmalar subvanse edilmiş finansman imkanları sunmakta ve artan inşaat maliyetlerini fiyatlara yansıtamamış vaziyette. Dolayısıyla, bir süredir reel anlamda emlak fiyatlarında bir düşüş yaşanıyor. Bu düşüşün tabela fiyatlarına da daha net bir şekilde yansıması kaçınılmaz. Yurt dışındaki gelişmelerden, emlak sektöründe son 4-5 yıldır yaşanmakta olan fiyat artışlarının sonuna geldiğimizi söyleyebiliriz.Konut kredisi faizlerinde çok büyük değişiklik olmasını beklemiyorum. Kredi faizlerinin emlak değerlerine etkisinin marjinal olacağı kanaatindeyim. Önümüzdeki 6-9 ay boyunca finansal krizin küresel büyüme üzerinde etkileri daha ön plana çıkması muhtemel. Dolayısıyla, kriz nitelik değiştirerek bir süre daha devam edecek. 2009 ortaları ev fiyatlarının alım için daha uygun bir ortam sunacağı kanaatindeyim.

Sabri Ateş/İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı

Kriz alım için fırsat

Piyasada yaşan durgunluk belirsizlikten dolayı sıfır ve ikinci el fiyatlarında yüzde 10-35 arasında düşüşler var. İnşaatların çoğu durmuş durumda. Belli başlı inşaat firmaları dışında inşaatlardan çekiç sesleri gelmiyor. Karlarından fedakarlık eden hatta  zararına satış yapan müteahhitler var. Sadece inşaat halindeki projelerde değil, piyasadaki durgunluktan dolayı zor duruma düşen icra gelen esnaf da gayrimenkullerini satıp ayakta durmaya çalışıyor. Bu bir fırsat. Üç kuruş paranız varsa gayrimenkul alın. Ev almayı düşünenlerin pazarlık güçleri var. Faiz oranları yüksek ama konut fiyatları da dibe vurmuş durumda. Yarın faizler aşağı düştüğünde konut fiyatları da artacak.

Kaynak/Tek Borsa


Amerika’da Türkler kelepir ev peşinde

Amerika’da Türkler ucuz ev peşinde
ABD’de kriz ev fiyatlarını yüzde 50-80 düşürünce Türkler Florida ve Miami’ye akın etti.
Emlakçılar ‘Alıcıların tamamı yabancı. Bunun yüzde 20’si de Türk’ dediler.

Yaşadığı finansal krizle, 2001 yılının Türkiye’sine dönen Amerika’da konut fiyatları yüzde 75-80 civarında düştü. 2001 yılında ABD Başkanı George W. Bush’un babası George Bush’un ‘Kelepir Türkiye, evler, fabrikalar tam alım zamanında’ diyerek Amerikalı yatırımcılarla Türkiye’ye geldiği gibi şimdi de Türkler ABD’den kelepir villa ve daire alıyorlar. WEC Internonal Genel Müdürü Ferit Kartal ‘Amerika emlak piyasası karışmış durumda. 500 bin dolarlık villalar 100-200 bin dolara alıcı bulamıyor’ dedi.

Yerli halk almıyor

BU konutların, aynı zamanda verilen kredilerin teminatları da olduğunu bu nedenle alıcıların belli bir kısmının da satmaya yanaşmadığını söyleyen Kartal ‘Türkiye’den Amerika’da konut almak için yoğun talep var. Merkez Bankası eski Başkanı Yaman Törüner de bizim Amerika temsilcimiz oldu. Amerika’daki satışlar konusunda kendi liderlik yapıyor’ dedi. ABD’deki konut fiyatlarının yanında, fabrika ve şirketlerin de aynı 2001 Türkiyesi’nde olduğu gibi yüzde 50-70 seviyesinde ucuzladığını belirten WEC International Genel Müdürü Kartal ‘Şu anda Amerika en kelepir halinde. Parası olan yatırımcının bu dönemi iyi değerlendirmesi gerek’ dedi. Şu anda işadamlarının ABD’ye yoğun ilgilerinin olduğunu söyleyen Kartal, özellikle pahalı villaların hızlı satıldığını çünkü bu evlerde indirim oranının 1 milyon dolarları bulduğunu söyledi.

Pamuk’un dairesi 1 milyon dolara indi

NOBEL edebiyat ödüllü Orhan Pamuk’un New York’tan 1.8 milyon dolara aldığı apartman dairesi de Amerika’daki finans krizinin kurbanı oldu. Pamuk, 3 yıl önce aldığı daireye 1.8 milyon dolar ödemişti. Kriz nedeniyle Amerika genelinde emlak fiyatları düştü. Pamuk’un evinin değeri de 1 milyon dolara indi. Öte yandan Amerika’da özellikle Miami bölgesinde Türkler’in evleri yoğun olarak bulunuyor. Miami’den ev alan ünlüler arasında Sibel Can, Demet Akalın, İbrahim Kutluay gibi ünlü sanatçı ve sporcular da bulunuyor. Bu isimler arasında Demet Akalın, krizden önce 750 bin dolara villa ve 150 bin dolara da bir apartman dairesi alarak dikkat çekti. Akalın evlerini şimdi alsa en az yüzde 50 indirimle kazancı 450 bin dolar olacaktı.

Villayı ucuza kaptı

WEC International Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Ateş, adını açıklamak istemeyen bir Türk işadamının 3.5 milyon dolarlık villayı 1.5 milyon dolara aldığını söyledi. Amerika’daki emlak fiyatla-rının 2009 yılında da düşmese de aynı kalmasının beklendiğini söyleyen Ateş ‘Amerika’daki finans krizi, Türkiye’de yatırım için ev ya da arsa almak isteyenlerin işine yarayacak. Çok sayıda yatırımcı ucuz ev fırsatı için emlakçıların kapısını aşındırıyor’ dedi.


ABD’deki mortgage krizinden Türk mermer ihracatına darbe

Türkiye’nin en çok doğaltaş (mermer) ihraç ettiği ülke olan ABD’ye bu konudaki ihracat uzun aradan sonra ilk kez gerileme eğilimine girdi..
ABD’de yaşanan mortgage krizi nedeniyle inşaat sektörünün darbe yemesi düşüşte etkili oldu. ABD’ye 2007 Ocak-Haziran döneminde 211.8 milyon dolarlık doğaltaş ihraç eden Türkiye, bu yılın aynı döneminde 176.4 milyon dolarlık satış yapabildi.
Devamını okumak için tıklayınız»


TOKİ ucuz konuta yönelecek

Türkiye’deki belirsizlik nedeniyle lüks konut satışları düşen TOKİ, çareyi arsa satışında arıyor. İdare alt gelir grubuna yönelik projelere ağırlık vermeyi planlıyor.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, Ankara’nın Mamak ilçesindeki alt gelir ve orta gelir grubuna yönelik konutların ‘konut alma hakkı ve konut belirleme kuraları’ törenindeki konuşmasında, bugüne kadar Mamak’ta 4 bin konut yaptıklarını, sonraki süreçte 5 bin konut daha yapacaklarını kaydetti. Bundan sonra alt gelir grubu ve özürlülere yönelik konutlara daha da ağırlık vereceklerini belirten Bayraktar, TOKİ olarak bugüne kadar 320 bin konut yaptıklarını, bunun 270 bininin sosyal konut olduğunu söyledi.

Erdoğan Bayraktar, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Alt gelir grubuna yönelik konutların sayısının az olduğu yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Bayraktar, “Eleştiri tabii olacak. Yapılan hiçbir şey yüzde 100 doğru değildir. Ne kadar çok iş yaparsan o kadar çok eleştiri olur. Eleştiriler olacak. Biz de eleştiriler doğrultusunda dikkat edeceğiz” diye konuştu.

 

‘Ben bu tablodan utandım’

Alt gelir grubuna yönelik kurası çekilecek 200 küsur konuta 7 bin küsur başvuru olduğunu bildiren Bayraktar, “Bu bizim için üzücü bir şey. Ben bu tablodan utandım. Demek ki bu kadar insanın konuta ihtiyacı var. Biz bunu başaramıyoruz, kaynak yok. Kaynak bulmak için de konut yapmamız lazım. Hasılat paylaşımı konutların gelirini buraya aktarıyoruz” dedi.

 

TOKİ’nin alt gelir grubuna yönelik mortgage sistemi gibi yaptığı uygulamada bir kriz yaşamadığını ifade eden Bayraktar, konutlara yoğun başvurunun bunun göstergesi olduğunu söyledi. TOKİ Başkanı, şöyle devam etti:

“Ödemelerde bir sıkıntı yok. Binde bir sorun yaşanıyor. ABD’deki kriz Türkiye’de de yaşandı. Ama Türkiye’deki esas sarsıntı Türkiye’nin şu andaki flu durumundan kaynaklanıyor. Türkiye’deki bu bulanık durum, istikrarı kaybeden pozisyon… Bunu açık bir şekilde görüyoruz. Türkiye’de şu andaki belirsizlik ortamı bizim lüks konut satışlarını, ekonomiyi vurdu. İşlerimizde çok ciddi aksama meydana getirdi. Biz de arsa satışına yöneldik. Çarkımızı döndürmeye çalışıyoruz. TOKİ olarak B planı, C planı doğrultusunda işlerimizi yürütüyoruz.”


Bankalar Kredi Verebilmek İçin Müşterinin Ayağına Gidiyor

Konut kredilerinde rekabeti hizmet kalitesine kaydıran bankalar, şimdi de kredi başvurusu için zaman ayıramayan müşteriler için randevu sistemi devreye soktu.

Mortgage bilirkişileri aracılığıyla banka krediyi, ev sahibi olmak isteyen müşterilerinin ayağına taşımaya başladı. Muhallebiciden ofise, pastaneden parka kadar farklı mekanlarda verilen randevu taleplerini kabul eden mortgage bilirkişileri, müşterilerin kredi kullanımı, tapu işlemleri, vergi gibi hukuki sürece yönelik şubede yapması gereken tüm işlemlerini gerçekleştiriyor.

Giderek yoğunlaşan iş temposunun yarattığı zaman sıkıntısı, müşteri sayısını artırmak isteyen bankacılık sektörünü peş peşe yeni projeler geliştirmeye odakladı. Konut satın almak isteyen ve kredi başvurusu için mesai saatlerinde zaman yaratamayan tüketiciler için bankalar şimdi randevu sistemini devreye sokarak ’mortgage bilirkişi’lerini müşterinin ayağına göndermeye başladı.

‘Mortgage Bilirkişi’ kampaynası ile yola çıkan Yapı ve Kredi Bankası, muhallebiciden ofise, pastaneden parka kadar birçok mekanda randevu taleplerini kabul ediyor. Mortgage bilirkişileri, müşteriyi kredi kullanımından tapuya, konut vergilerinden hukuki sürece kadar her konuda  bilgilendiriyor.

2500 KİŞİYLE GÖRÜŞME

Yapı ve Kredi Bankası Konut Finansmanı Bölüm Başkanı İsmet Erdem, 1 ay önce başladıkları bu uygulama çerçevesinde 2 bin 500 kişi ile görüşme yaptıklarını belirterek, konut kredi kullanımının yavaşladığı bu dönemde kampanyanın bankadan konut kredisi kullanan sayısını artırdığını dile getirdi. Türkiye genelinde 504 şubede bilirkişi bulunduğunu anlatan Erdem, konuyla ilgili olarak 600 kişinin eğitimden geçtiğini söyledi. hergün 250-300 kişinin arama yaptığını belirten Erdem, “Bunun yüzde 70’ı randevu talebinde bulunuyor” dedi. Erdem, bugün konuta yönelik olarak kullandırdıkları kredilerin yüzde 10-15’ine yakının bu görüşmeler çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti. 

KİŞİYE ÖZEL DOSYALAR

Erdem, ’Mortgage Bilirkişi’ kampanyasına yönelik olarak şu bilgileri verdi: “Konut kredilerinde randevu sistemini başlattık. Mortgage konusunda özel eğitim almış uzmanlarımıza kendievim.com.tr adlı internet sitemizden ve 444 04 46 numaralı telefondan öncelikle randevu talebinde bulunuyorlar. Bilirkişilerimiz ziyaret öncesi randevu isteyen kişilere özel bir dosya hazırlayabilmek için finansal durumu ve isteklerine yönelik bazı sorular soruyor. Ardından müşterinin seçtiği mekan saat ve tarihte bilirkişilerimiz ziyareti gerçekleştiriyor. Burada müşterilerin ödeme planlarından, satın almak istedikleri evin tapu durumuna kadar birçok bilgi veriliyor. Amacımız sadece krediyi satmak değil. Müşteriye giderken, evi satın alma aşaması ve satın aldıktan sonra karşılacakları konularda aydınlatmak”

PAZAR PAYI HEDEFİ

Durgunluk döneminde kampanyanın müşteri sayısını artırma konusunda etkili olduğunu savunan Erdem, konut kredileri alanında 3-4 yıl içinde pazar payını yüzde 9’a çıkarmayı öngördüklerini söyledi. Konut kredilerinde 2008 yılına yüzde 7.20 pazar payı ile başladıklarına dikkat çeken Erdem, “Bugün pazar payımız yüzde 7.70 seviyesine ulaştı. 2007 yılı Ağustos ayında pazar payımız yüzde 6.75 seviyelerindeydi. Hedefimiz 3-4 yıl içinde sektörde bu konuda lider bir banka olmak. Zaten bu parelelde bütün stratejilerimizi buna göre oluşturduk” dedi. Bankanın konut kredilerinde 2.8 milyar YTL düzeyinde bir portföy büyüklüğüne ulaştığını belirten Erdem, “Yaklaşık 50 bine yakında portföyde yaşayan aktif müşterimiz var” diye konuştu.

TOPLAM PORTFÖY YIL SONUNDA 40.5 MİLYAR YTL’YE ULAŞACAK

Konut kredi portföyünün bugün 35.5 milyar YTL’ye ulaştığına değinen İsmet Erdem, konut kredileri açısından yüzde 35 daralma yaşandığını belitti. Erdem sözlerine şöyle devam etti: “Yıl başında pazarda yüzde 42 büyüme bekliyorduk. Ancak yaşanan olumsuz gelişmelerle bugün beklenti yüzde 38 ve altına geriledi. Yıl sonunda toplam portföyün 40.5 milyar YTL düzeyine ulaşacağını tahmin ediyorum. Mart ayı konut sektörü açısından en durgun dönemdir. Ancak bu yıl nisan ve mayıs ayında konut kredilerinde daha fazla bir daralma yaşandı. Portföy aylık ortalama 750 milyon YTL büyüyor. Haftalık net büyüme ise 150-200 milyon YTL civarında bir büyüme var. Bu bize 2006 yılının mart- nisan dönemlerini hatırlatıyor.”

MORTGAGE UZMANLARINI ABDULLAH YAVAŞ EĞİTTİ

Mortgage bilirkişileri için 5 günlük eğitim programı ABD’deki Pensilvanya Üniversitesi ve Bogaziçi Üniversitesi ile konusunda uzman eğitimcilerle birlikte tasarlandı. Bugün Merkez Bankası bünyesindeki Para Piyasası Kurulu (PPK) üyesi olan mortgage uzmanı Prof. Dr. Abdullah Yavaş eğitime katkıda bulananlar içinde yer aldı. 5 günlük eğitimin ardından bilirkişiler ayrıca sertifikalandırıldı.

2009’UN İLK YARISINDA KREDİ KULLANIMI HIZLANIR

Konut kredilerinin büyümesindeki en önemli bileşenlerden birinin faiz oranları olduğunun altını çizen İsmet Erdem, faizlerin yıllıklarda yüzde 11-12’le gerilemesi ve kişi başına milli gelirin ise 10 bin Euro düzeyine ulaşması durumunda sektörde patlama yaşanacağını söyledi. Erdem 2009’un ilk yarısından itibaren konut kredilerinde hızlanma döneminin başlayacağını tahmin ettiklerini belirterek, konut faizlerinin bu yılı yüzde 1.60 seviyesinde tamamlayacağını dile getirdi..

Esra Sahici / Hürriyet


2008’de ekonomi nasıl yol alacak?

Mortgage kredilerinde yaşanan kriz nedeniyle 2007 yılını huzursuz kapatan piyasalar, 2008’in ilk yarısında da ‘derde deva’ bir gelişme beklemiyor. Uzmanlar çok olumlu bir tablo çizmiyor.


Önümüzdeki hafta ABD’de açıklanacak enflasyon, perakende satış verileri ile JP Morgan ve Citigroup gibi dev şirketlerin kar rakamları piyasa oyuncularının gözünü korkutuyor. ANKA’ya konuşan uzmanlar “Piyasaların rengi çok hoş olmayabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.

Turkish Yatırım Finansal Strateji Müdürü Gökhan Uskuay:

“Önümüzdeki haftanın gündemi piyasalar açısından son derece yoğun olacak. Fiyatlandırılmış riskler var. Özellikle ABD’deki ekonomik görünümün şirket bilançolarına nasıl yansıdığını en net şekilde göreceğiz. Citigroup, Merill Lynch ve JP Morgan’ın açıklayacağı kar rakamları mortgage krizinin boyutlarını daha da belirginleştirecek. Öte yandan Intel ve IBM gibi firmaların açıklayacağı kar rakamları da, krizin finans sektörü dışındaki sektörleri nasıl etkilediğini de ortaya çıkaracak. Önümüzdeki hafta çok dalgalı olacak.”


TEB Yatırım Başekonomisti Sertan Kargın:

“ABD’de açıklanacak enflasyon verileri ve Merkez Bankası’nın hazine ihaleleri kritik. Piyasaların rengi çok hoş olmayabilir. Şu anda veriler açıklandıktan sonra ne olacağı belli olmasa da, bir düşüş yaşanacağına kesin gözüyle bakılabilir. Piyasada moraller bozuk. Sadece bu hafta değil önümüzdeki 3-4 ay boyunca karamsar bir havanın piyasalara hakim olmasını bekliyorum. Yılın ikinci yarısı daha olumlu olabilir.”

Ata Yatırım Başekonomisti Nurhan Toğuç:

“FED’in ay sonunda gerçekleştireceği toplantıdan 50 baz puanlık bir indirim çıkması öngörülüyor. Bu hafta açıklanacak verilerin iyi veriler olacağını sanmıyorum. Türkiye’de ise hükümetin açıkladığı eylem planında kör noktalar var. Özellikle sosyal sigorta primlerinin yüzde 5 düşürülmesi ve tarım sektörünün finansmanı ile ilgili uygulamalar için nereden kaynak bulunacağı belirtilmiyor. Piyasalarda bir düzeltme ihtiyacı var. Bu seviyelere alıcı gelmesini beklemiyorum. Önümüzdeki günlerde endeksin aşağı doğru seyri devam eder. Borsa 47 binlere doğru hareket edebilir.”


Kredi faizleri ne olacak?

Konut kredileri faizlerinin özellikle 2008’in ikinci yarısından itibaren düşüş trendinde devam etmesi ve yılın sonu, 2009’un başında yüzde 1 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

Son dönemde konut kredi faiz oranlarında ciddi değişiklikler olmadı. Sadece birkaç banka, faizlerinde küçük oranlarda indirime gittiler. Hali hazırda sektörde yüzde 1’in altında faiz oranları da uygulanıyor. Ancak bu oranlar, bir yıl gibi oldukça kısa vadelere veriliyor. Beş yıl ile 15 yıl gibi daha uzun vadelerde kredilerin faizleri ise yüzde 1.20-1.44 aralığında değişiyor.

Konut kredilerinde faizleri 2007 yılını bu aralıkta bitirdi. Garanti Mortgage Genel Müdür Yardımcısı Umur Güven, son bir aylık süreçte faizlerde aşağıya doğru bir eğilim olduğunu ancak global piyasalarda oluşan çalkantının kredi maliyetlerini olumsuz etkilemesi nedeniyle bu trendin çok hızlı olmadığını söylüyor.

Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz oranlarını düşürmeye devam etmesinin beklendiğini söyleyen Güven, risk algılamasındaki değişim ve risk primlerinde oluşan artışın kredi faizlerinde aynı oranda düşüşü engelleyeceği görüşünde.

 

2008’in sonunda yüzde 1 bekleniyor

Anadolubank Pazarlama Müdürü Oğuz Korkmaz ise yeni yılın ilk aylarında faizlerde birkaç puanlık düşüşler yaşanabileceğini ancak bu düşüşün müşteri hareketini değiştirecek ölçüde etkili olmayacağını söylüyor. Korkmaz, faiz hareketlerinde ABD’deki şirketlerin bilanço açıklayacak olmaları nedeniyle mart ayına kadar piyasalardaki seyrin izleneceğini belirtiyor.

Konut kredileri faizlerinin özellikle yılın ikinci yarısından itibaren düşüş trendinde devam etmesi ve 2008’in sonu, 2009’un başında yüzde 1 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

 

Bankaların konut kredilerinde uyguladıkları vade ve faizlerde son durum şöyle:

Akbank: Akbank geçen ay konut kredi faizlerinde indirime gitti. 12 ay vadeye yüzde 0.99 faiz uygulayan banka, 24 ay vadeli kredilerin faizini yüzde 1.29’dan 1.09’a, 240 ay vadenin faizini ise yüzde 1.31’den yüzde 1.29’a çekti. Akbank kredi seçeneklerine ara vadeler de ekledi. Buna göre 36 aya yüzde 1.16, 48 aya 1.19, 60 aya ise yüzde 1.21 oranında faiz uygulanmaya başlandı. Euro cinsi kredilerde ise 240 ay vadeye yüzde 0.60 faiz uygulayan banka, dolar cinsi kredilerde ise 120 ay vadede yüzde 0.65 faiz uyguluyor.  

Anadolubank: Faiz oranlarını değiştirmeyen banka, 168 ay vadeli YTL cinsi kredilere yüzde 1.28, en uzun vade olan 180 ayda ise 1.25 faiz uyguluyor. Dolar ve Euro cinsi kredilerde ise 120 aya kadar tüm vadelerdeki oranı, yüzde 0.75. Japon Yeni cinsi kredilerde 12 aya yüzde 0.30, 120 aya ise 0.39 oranında faiz uygulanıyor. 120 ay vadeli İsviçre Frangı cinsinden kredinin faizi ise yüzde 0.54.

Denizbank: Geçen ay faizlerini değiştirmeyen Denizbank, 120 aylık vadeleri 180 aya uzatmayı tercih etti. Buna göre YTL kredilerde 180 aya yüzde 1.31, döviz kredilerde ise dolara 180 ayda yüzde 0.70, Euro’ya ise yüzde 0.65 faiz uyguluyor.

Fortis: Faizlerde değişikliğe gitmeyen Fortis, 12 ay vadeye yüzde 0.98 ile en düşük faizi uyguluyor. 36 ay vadede 1.30, 120 ay vadeye ise yüzde 1.31 oranında faiz uyguluyor. Euro ve dolar cinsi kredilerde ise 60 aya kadar vadelerde yüzde 0.75, 300 aya ise yüzde 0.80 faiz uygulamaya devam ediyor.

Finansbank: Finansbank’ın YTL cinsi konut kredi faizleri 24 ay vadede 1.19, 84 ay vadede 1.24, 120 vadede 1.27, 360 ay vadede ise 1.29 olarak devam ediyor. Euro cinsi kredilerde 144 ay vadede yüzde 0.55, dolar cinsi kredilerde ise yüzde 0.60 uygulanıyor.  

Garanti Bankası: Garanti geçen ay faizlerde indirime giden az sayıda bankadan biri oldu. İndirimli mortgage kapsamında 12 ay vadeye yüzde 1.16, 18 aya yüzde 1.23, 36 aya yüzde 1.26 faiz uyguluyor. 36 ay vadeye uygulanan yüzde 1.26’lık faiz 1.24’e, 60 ayın faizi yüzde 1.28’ten 1.25’e, 240 ayın faizi ise yüzde 1.30’dan 1.27’ye çekildi. Bankanın döviz kredi faizleri ise şöyle: Dolarda 48 ay vadeye 0.60, 60 ay vadeye 0.65, 240 ay vadeye 0.70 faiz uyguluyor. 240 ay vadeli Euro kredilerin faizi ise yüzde 0.65. İsviçre Frangında ise 60 aya 0.55, 240 aya 0.60 faiz uygulanıyor.

Halk Bankası: Banka, faizlerini değiştirmeyerek 120 aya kadar tüm vadelerde yüzde 1.31 faiz uygulamaya devam ediyor.  

HSBC: Geçen ay konut kredi faizlerinde değişikliğe gitti. YTL cinsi kredilerde 6 ay vadenin faizi yüzde 0.93’ten yüzde 0.89’a, 12 ay vadenin yüzde 1.16’dan yüzde 1.13’e, 18 ay vadenin yüzde 1.23’ten yüzde 1.20’ye, 24 ay yüzde 1.27’den 1.24’e, 36 ay ise yüzde 1.29’dan 1.27’ye çekildi. Banka 48 aya yüzde 1.28, 84 aya yüzde 1.30, 360 aya ise yüzde 1.35 faiz uyguluyor.  

İş Bankası: Faizlerini değiştirmeyen İş Bankası, YTL cinsi kredilerde 120 ay vadeye yüzde 1.30, Euro ve dolar cinsi kredilerde 36 ay vadede yüzde 0.70, 120 ay vadede ise yüzde 0.75 faiz uyguluyor.

Millenium Bank: Faiz oranlarını değiştirmeyen banka, 180 aya kadar vadeli YTL cinsi kredilere yüzde 1.44 faiz uyguluyor. Euro cinsi kredilerde 180 aya yüzde 0.59, İsviçre Frangı bazındaki kredilere yüzde 0.52, dolar cinsi kredilerde ise 120 aya yüzde 0.63 faiz uyguluyor.  

Oyakbank: Faizlerini değiştirmeyen Oyakbank, YTL cinsi kredilerde 144 ay vadeye yüzde 1.35 faiz uyguluyor. Döviz kredi faizlerinde ise 144 ay vadeye dolara yüzde 0.72,  Euro’ya 0.69 faiz uyguluyor.  

Şekerbank: Banka, YTL kredilerde 24 ay vadede yüzde 1.66 faiz uygulayan banka, 84 ay vadede yüzde 1.35, 360 ay vadede ise yüzde 1.33 faiz uyguluyor. Banka, dolar ve Euro cinsi kredilerde ise 120 ay vadeye yüzde 0.65 oranında faiz uyguluyor.

TEB: Faiz oranlarını değiştirmeyen TEB, YTL kredilerde 12 vay vadeye yüzde 1.45, 36 ay vadeye yüzde 1.34, 180 ay vadeye ise 1.31 faiz uyguluyor.

Tekstilbank: Geçen ay faizlerini değiştiren Tekstilbank, YTL cinsi kredilerde 24 ay vadenin faizini yüzde 1.39’dan 1.35’e, 120 ay vadeyi ise yüzde 1.37’den 1.31’e indirdi. Döviz cinsi kredi faizlerini değiştirmeyen banka, vadeleri ise aşağı çekti. Dolarda 48 ay vadeye 0.75, 84 ay vadeye 0.79, Euro’da ise 84 ay vadeye 0.69 faiz uyguluyor.

Vakıfbank: Banka, 12 aya yüzde 0.89, 24 aya yüzde 1.08, 36 aya 1.15, 48 aya 1.18, 60 aya 1.20, 240 aya ise 1.28 faiz uyguluyor.

YKB: Yapı Kredi, faiz oranlarında değişikliğe giderek, YTL cinsi kredilerde 240 ay vadenin faizini yüzde 1.35’ten 1.31’e çekti. Döviz cinsi kredilerde ise dolar bazında 240 ay vadeye yüzde 0.69, Euro bazlı kredilerde ise 240 ay vadeye yüzde 0.59 oranında faiz uyguluyor.

Ziraat Bankası: Faizlerini değiştiren bir diğer banka olan Ziraat Bankası, 120 aya kadar vadeli YTL kredilerin faizini yüzde 1.35’ten 1.30’a indirdi.

Bankların konut kredisi faiz oranları

Banka adı

2007 yılbaşı vade aralığı

2007 yılbaşı faiz aralığı

Bugünkü vade

aralığı

Bugünkü faiz

aralığı

A Bank

1 - 60

2,13 - 2,42

1 - 60

1,82 -1,88

Akbank

12 - 120

1,69 - 1,72

12 - 240

0,99 - 1,29

Anadolubank

3 - 120

1,57 - 1,65

3 - 180

1,28 - 1,25 

Bank Asya

6 - 60

1,90

12 - 60

1,44

Bank Pozitif

6 - 120

1,93

6 - 120

1,29

Denizbank

3 - 120

1,80

3 - 180

1,31

Finansbank

3 - 360

1,62 - 1,66

3 - 360

1,19 - 1,29

Fortis

6 - 120

1,80

3 - 120

0,98 - 1,31

Garanti Bankası

6 - 240

1,58 - 1,66

3 - 240

1,16 - 1,27

Halkbank

1 - 120

1,80

1 - 120

1,31

HSBC

6 - 360

1,79

6 - 360

0,89 – 1,35

İş Bankası

1 - 60

1,79

1 - 120

0,90 - 1,30

MillenniumBank

1 - 180

1,68

1 - 180

1,44

Oyakbank

3 - 144

1,94

3 - 144

1,40 - 1,35

Şekerbank

1 - 120

1,85 - 1,80

1 - 360

1,66 - 1,33

TEB

3 - 120

1,79

3 - 180

1,45 - 1,31

Tekstilbank

1 - 120

1,85 - 1,88

1 - 120

1,35 - 1,31

Vakıfbank

1 - 240

1,80

1 - 240

0,89 - 1,28

Yapı Kredi

3 - 240

1,79

3 - 240

1,31

Ziraat Bankası

1 - 120

1,75

1 - 120


Mortgage , ABD’deki Dalga Türkiye’yi Etkilemez


Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, ABD’deki mortgage sistemindeki sıkıntıların yol açtığı dalgalanmanın Türkiye’yi etkilemeyeceğini söyledi. Şener, Türkiye’deki mortgage ile ilgili yapılan düzenlemelerin sağlıklı olduğunu, ikincil mevzuatın tamamlanmasıyla da daha mükemmel hale geleceğini vurguladı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, ABD’deki mortgage (tutsat) sistemindeki sıkıntılardan kaynaklanan dalgalanmaları değerlendirirken, “Türkiye’deki sistem ABD veya dünyanın başka yerlerindeki gelişmelerden etkilenecek durumda değil” dedi.

Daha Mükemmel Hale Gelecek:
KOBİ Akademisi toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şener, Türkiye’deki mortgage ile ilgili yapılan düzenlemelerin sağlıklı olduğunu, ikincil mevzuatın tamamlanmasıyla da daha mükemmel hale geleceğini vurguladı. Tutsat sisteminin çok uzun çalışmalar sonrasında tamamlandığını, AB ve ABD’deki sistemlerin incelendiğini anlatan Şener, buralarda hangi zaafların ortaya çıktığını, hangi avantajların yakalandığını inceleyerek düzenleme yaptıklarını vurguladı. Piyasalardaki dalgalanmaların Türkiye’yi olumsuz etkilememesi için bir önlem alınıp alınmadığı sorusuna Şener, “Gelişmeler dinamik bir şekilde takip edilerek gerekenler yapılıyor. ’Yeni bir şey yapıyor musunuz’ sorusuna ihtiyaç yok” dedi.

Kendi Paramızı Kullanmıyoruz:
Şener, toplantıdaki konuşmasında ise gelişmiş ülkelerde firmaların rekabet gücünü artırmak için Ar-Ge’ye kaynak ayırdıklarına dikkat çekerek, “Bu kurumsal dönüşümü biz de mutlaka yakalamalıyız” dedi. Şener, Türkiye’nin Ar-Ge fonlarına 500 milyon Euro katkı sağlayacağını açıklayarak, Türkiye’nin AB fonlarından ayrılan kaynakların tamamını kullanması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin kendi koyduğu parayı kullanamadığına dikkat çeken Şener, Çerçeve Program’dan sadece 60 milyon Euro kullanıldığını söyledi.

KOBİ Borsaları Oluşturulacak:
Şener, ayrıca 2006’da KOBİ’lerin kullandığı kredilerin, toplam nakdi kredileri içindeki payının yüzde 24’e çıkarak 50 milyar YTL’ye ulaştığını belirtirken, Anadolu Yaklaşımı çerçeve metninin de hazırlanmak üzere olduğunu hatırlattı. Şener, KOBİ’lerin kredi ve finans imkanlarını genişletmek maksatıyla 2007 yılında KOBİ borsaları piyasalarının oluşturulacağını belirten, KOBİ’lerin finans piyasalarından hisse senedi tahsilatı yapmak suretiyle finansman ihtiyaçlarını karşılayacaklarını ifade etti. Sermaye yaratma kapasitesine sahip olamayan ülkelerin büyük ekonomi olma imkanına sahip olmadığının altını çizen Şener, KOBİ borsalarının bu konuda önemli işlevler üstleneceğini dile getird


Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930