WASHINGTON - ABD’de Kongre’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi, Başkan George W. Bush ve 2 büyük partinin yöneticilerinin bütün uyarılarına karşın 700 milyar dolarlık finans sektörünü kurtarma paketini az farkla da olsa reddetti.
Yapılan oylamada paket 205′e karşı 228 oyla reddedildi. Demokrat Parti milletvekillerinin çoğunluğu olumlu oy kullanırken Cumhuriyetçi Parti’li milletvekillerinin çoğunluğu ise pakete karşı oy verdi.
Başkan Bush, paketin geçmemesinin ekonomiye felaket etkisi yapabileceğini söylemişti. Bush’un uyarılarına karşın Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi muhafazakarlar “bir çeşit sosyalizm” olarak adlandırdıkları pakete karşı çıkmayı son anda da sürdürdü.
Oylamada ret kararının çıkmasının ardından Temsilciler Meclisi’nde yapılan ilk açıklamalarda Cumhuriyetçi Partililer, sonucun negatif çıkmasından kısa süre önce “partizanca” bir konuşma yaptığını savundukları Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’yi sorumlu tuttular.
Kampanyasına Colorado eyaletinde devam eden Demokrat Parti’nin başkan adayı Barack Obama, paketin başarısızlığa uğramasına karşın ekonomiyi bu zor dönemeçten çıkaracak ve Kongre’den geçebilecek bir paketin mutlaka çıkarılması gerektiğini söyledi.
Kurtarma paketinin reddedilmesinin ardından Başkan George W. Bush’un bu gelişmeden büyük hayal kırıklığına uğradığı açıklandı.
Beyaz saray sözcüsü Tony Fratto, “Ülkenin çaresi bulunması gereken zorlu bir krizle karşı karşıya olduğundan kuşku yok. Başkan, oylama sonucundan büyük hayal kırıklığına uğradı” dedi.
Sözcü, Bush’un ekonomi kurmaylarıyla bir araya gelerek bundan sonraki adımları görüşeceğini söyledi.
Bu arada, Amerikan AP ajansı, Temsilciler Meclisinin, yasa tasarının reddedilmesinden sonra borsada yaşanan ani düşüşün ardından perşembe günü yeniden toplanmaya karar verdiğini duyurdu.
Tasarısının reddedilmesi piyasalarda şok etkisi yarattı. New York borsasında Dow Jones sanayi endeksi bir ara 705 puan düştü.
Yasa tasarısının reddedildiğinin ilanından önce, tasarının kabul edilmeyeceğinin anlaşılmaya başlamasıyla borsa hızla inişe geçti ve Dow Jones önce 705 puan düştü, ardından hafif bir toparlanmayla düşüş 528 puana kadar geriledi.
Nasdaq endeksi de yüzde 7′yi aşan oranda düştü. Nasdaq’daki bu düşüş, 11 Eylül 2001′den sonra bir günde yaşanan en büyük kayıp oldu.
ABD Merkez Bankası borsadaki duruma ilişkin yorum yapmadı.
Öte yandan, ABD Temsilciler Meclisindeki oylamanın sonucu Latin Amerika borsasında gün içi alım satımlarını da etkiledi.
Brezilya’da Sao Paulo borsasında endeks 10.2 puan, Meksika borsasında gün ortası alım satım işlemleri 5.5 puan, Bouenos Aires borsasında 7.5 puan, Şili borsasında 4.9 puan düştü.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, petrol ve gıda fiyatlarının Temmuz Enflasyon Raporu’ndaki iyimser senaryoya yakın seyrettiğine dikkat çekerek, emtia fiyatları ve enflasyondaki olumlu görünümün devam etmesi halinde ”ölçülü bir faiz indiriminin gündeme alınabileceğini” bildirdi.
Para Politikası Kurulu’nun 18 Eylül 2008 tarihinde yaptığı toplantının özeti yayımlandı.
Ağustos ayında tüketici fiyat endeksinin yüzde 0,24 oranında azaldığı, yıllık enflasyonun yüzde 11,77′ye gerilediği belirtilen toplantı özetinde, bu azalışta gıda grubunun yıllık enflasyonundaki gerilemede belirleyici olduğu, akaryakıt fiyatlarında yapılan indirimlerin enflasyonu olumlu etkilediği, doğal gaz ve su fiyatlarındaki artışlar nedeniyle enerji grubunda yıllık enflasyonun yükseldiği belirtildi.
Gıda ve enerji gruplarındaki fiyat gelişmelerinin yıllık enflasyona katkısının bir önceki aya kıyasla 0,5 puan azalarak 7,7 puana gerilediğine dikkat çekilen toplantı özetine göre Kurul, gıda fiyatlarındaki olumlu görünüm ile petrol fiyatlarında gözlenen keskin düşüşün önümüzdeki dönemde enflasyonu olumlu etkileyeceği değerlendirmesinde bulundu.
Likidite sıkışıklığının 2009′da kalıcı hale gelme olasılığının arttığı belirtilen özette, “kısa vadeli faizlerde ‘teknik’ bir ayarlamanın gerekebileceği” kaydedildi.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 1 Ekimde tümüyle yürürlüğe girmesiyle sosyal güvenlik alanında yeni bir dönem başlayacak.
Bundan böyle SSK’lılar 4/a’lı, Bağ-Kur’lular 4/b’li ve Emekli Sandığı iştirakçileri 4/c’li olarak anılacak.
Yeni kanuna göre yapılacak düzenlemeler ana hatlarıyla şöyle:
• Emekli aylıkları, enflasyon değişim oranı kadar artırılacak, emeklilere refahtan pay verilmeyecek.
• Bağ-Kur’luların prim oranı azalacak, cenaze yardımı, emzirme ve evlenme ödeneğinden yararlanmaları sağlanacak.
• 1 Ekimden sonra ilk defa sigortalı olanlar emeklilikten sonra çalıştıklarında aylıkları kesilecek.
• Askerlik borçlanması tutarı artacak, ödeme süresi kısalacak.
• Kadın sigortalılar, doğumdan sonra işten ayrılmış olmaları ve çocuğun yaşaması şartıyla en fazla 2 defa azami 4 yıllık süreyi borçlanabilecek.
• 18 yaşından küçükler, herhangi bir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanacak.
• 1 Ekimden sonra 18 yaşını dolduran kız çocukları, anne-babalarının sağlık yardımından yararlanamayacak. Halen anne-babasının sigortalılığından yararlanan kız çocukları, durumları değişmediği sürece bu haktan yararlanmaya devam edecek.
• Aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların genel sağlık sigortası primi devlet tarafından karşılanacak.
• Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi yapmamış ülkelere götürülen işçiler ve ailelerine sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı sağlanacak.
• Özel sağlık hizmeti sunucuları, belirlenen fiyatın en çok yüzde 30′u kadar fark ücreti alabilecek.
• Otelcilik ve istisnai işlemlerden ise protokol bedellerinin 3 katı kadar fark ücreti alınabilecek.
Kamuya hastane, okul ve lojman yapan TOKİ, vergi daireleri konusunda da devreye giriyor.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile imzalanan protokol uyarınca, GİB’in illerdeki hizmet binalarını da TOKİ yapacak. TOKİ ayrıca mevcut hizmet binalarının onarımını da gerçekleştirecek. TOKİ, ilgili bakanlıklar ve kamu kuruluşları ile imzaladığı protokoller ve uyguladığı toplu konut projeleri kapsamında, 31 hastane, 72 sağlık ocağı, 13 yurt ve pansiyon, 12 sevgi evi, 10 engelsiz yaşam merkezi, 35 kütüphane, 415 spor salonu, 11 bin 753 derslikli 409 okul yapıyor.
Posted In:
Haberler,
Toki
Yayınlanan son raporların verilerine göre İngiltere’de ev fiyatlarındaki düşüş iyice hızlandı
Ağustos’ta ev fiyatları yüzde 1.9 düşerken yılın başından bu yana yaşanan yükseliş yüzde 4.9’da kaldı. Hükümet durgunluğü önlemek için ilk kez ev alacaklara faizsiz borç verme dönemi başlattı.
Star
Kiracı olarak geldikleri Nişantaşı’nda artık ‘mal sahibi’ olan Araplar, Türkiye’nin en lüks alışveriş merkezi olarak gösterilen 200 milyon dolarlık City’s‘in yüzde 40’ını satın alıyor. Yeni ortakların City’s’i otel yapabileceği belirtiliyor
Londra’daki Harrod’s, Paris’teki La Fayette gibi dünyaca ünlü mağazalara benzer tarzda inşa edilen Türkiye’nin en lüks alışveriş merkezi City’s’in hisse satışı için Dubaili yatırımcılarla son aşamaya gelindiği kaydediliyor. 150 milyon dolarlık yatırımla yapılan ve ocak ayında kapılarını müşterilerine açan City’s’in satışı ile ilgili spekülasyonlar 2 aydır sürüyordu. Konuya yakın kaynaklar, City’s’in yüzde 40’ının Arap kökenli sermayedarlara satışının tamamlandığını, söz konusu yatırımcıların önümüzdeki günlerde çoğunluk hissesini alıp burayı otel yapmayı planladıklarını belirtti.
Konuya yakın bir kaynak halen City’s’in çoğunluk hissesini elinde bulunduran Gülaylar Altın’ın, alışveriş merkezinin yüzde 40’lık hissesini ne kadara sattığına ilişkin bir bilgi vermedi. Söz konusu kaynak, özellikle sigara yasağından sonra alışveriş merkezindeki işlerin önemli oranda düştüğünü kaydetti ve şunları söyledi: ‘Kiralar yüksek. Ayrıca işler yavaşladı. Bu yüzden 5 kafe City’s’den ayrıldı. Şu anda Starbucks ve Second Cup gibi kafeler hizmet veriyor. Second Cup da ayrılma kararı aldı. Ayrıca Adidas mağazasını kapattı. Koleksiyon Mobilya ise yakın zamanda ayrılacak.’
Devamini okuyun »
Amerika’dan dünyaya yeni yeni yayılan yeşil bina sertifikasyonu, Türkiye’de de başlıyor. Sertifikayı Türkiye’de ilk olarak Alarko Carrier Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hırant Kalataş verecek..
Küresel ısınma, enerji ve susuzluk korkusu sadece insanları değil binaları da tasarrufa zorluyor. Bu fikirden yola çıkan Amerikan Yeşil Bina Konseyi (USGBC), 2000 yılından beri binaları Leadership in Energy and Enviromental Design (LEED) adlı bir programla sertifikalandırıyor. Sertifika alarak yeşil bina statüsü kazanan binaların normal binalara göre satış bedelleri yüzde 64, kira bedelleri ise %36 artıyor. Bu nedenle yeşil bina konsepti Amerika’dan Avrupa’ya, Çin’e, Dubai’ye hızla yayılıyor. Dubai’de zorunlu hale getirilen yeşil bina sertifikasyonu süreci ile LEED AP’ler (Accredited Proffesional) tarafından yürütülüyor. Dünyada şu an itibariyle 50 bin civarında LEED AP’i var. Türkiye’nin ilk LEED AP’si ise Alarko Carrier Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hırant Kalataş oldu.
Devamini okuyun »
Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer’in, Ayvalık’ın Cunda adasındaki Ayışığı Manastırı’nın da içinde olduğu araziyi satın aldığı dilden dile konuşuluyor.
Manastır ve içinde bulunduğu 171 dönümlük arazi, 2002 yılında Ayvalıklı Katrinli ailesi tarafından satışa çıkarılmıştı
Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen ve arazi sahibi Katrinli ailesinden bir birey, satış doğrultusunda bilgi verdi. Suzan Sabancı Dinçer ise konuyla ilgili bir açıklama yapmadı.
Suzan Sabancı Dinçer, Ağustos 2008’de Türk Patent Enstitüsü’nden ‘Ayışığı’ markasının yanı sıra Ayışığı Manastırı isminin Yunanca, Türkçe ve İngilizce adları olan ‘Aydimitri Ta Selina’, ‘Ayışığı Manastırı’ ve ‘Monastery of Moonlight’ markalarının da patentini aldı. Sabancı Dinçer, ayrıca Eylül 2008’de ise bu markaların com.tr uzantılı internet adreslerini de rezerve ettirdi.
Konuyu danıştığımız Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen, “Suzan Hanım’ın Ayışığı Manastırı’nın içinde bulunduğu araziyi aldığını biz de duyduk. Burası kültürel miraslarımız içerisinde. Bunlara sahip çıkılması çok güzel. Suzan Hanım’ın manastırı da aslına uygun bir şekilde restore ettirmesi çok iyi olur. Ayışığı Manastırı çok iyi durumda değil. Bizim de daha önce benzer restorasyon çalışmalarımız olmuştu. Ayvalık’ın kültür değerlerine hep birlikte sahip çıkmalıyız” diyor.
171 dönümlük arazide
Ayışığı Manastırı’nın da içinde bulunduğu arazi, 2002 yılında sahipleri tarafından ilanla satışa çıkarılmıştı. 1923’ten sonra mübadeleyle Yunanistan’dan Türkiye’ye gelen Katrinli ailesine Selanik’te sahip oldukları taşınmaz mallara karşılık, Ayvalık’ta içinde Ayışığı Manastırı’nın da yer aldığı zeytinlik verilmişti. Uzun süre çiftlik olarak kullanılan 171 dönümlük arazi, Katrinli ailesinin bazı bireylerinin Ayvalık’tan ayrılmasıyla atıl kalmıştı. Konuyu sorduğumuz Katrinli ailesinden bir birey, araziyle ilgili soruların artık Suzan Sabancı Dinçer’e sorulması gerektiğini belirterek başka bir görüş bildirmek istemedi.
Bekâr kızların manastırı
Ayvalıklı Rumlar arasında evlenmek isteyen kızların dilek kapısı olarak ün salan Ayışığı Manastırı’na Cunda adasının kuzeyindeki Pateriça (Türkçe ‘koltuk değneği’) adlı uzantıdaki Aşağı Damlar ve Yukarı Damlar köylerini geçince varılıyor. 45 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılan manastırın şu anda neredeyse yüzde 80’i yıkık durumda. Manastırın bir kapısı üzerinde 1771, bir diğerinde 1795 tarihinin kazınmış olduğu görülüyor. Bu tarihlerin manastırın onarım tarihleri olduğu söyleniyor.
Adaya kuzeyden bakılmadığı sürece görülmesi imkânsız doğal bir gizlilik içindeki manastırın restorasyon izni için Anıtlar Yüksek Kurulu’na başvurulması gerektiği dile getiriliyor.
1. derece sit alanı olarak kabul edilen 171 dönümlük zeytinliğin içindeki manastır için 2002 yılında istenen ücretin peşin 2.5 milyon dolar civarında olduğu belirtiliyor.
Kaynak:Milliyet
06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 sayılı Torba Vergi Kanunu’nun 11′inci maddesine göre, tapuda yapılan işlemlerin gerçek bedelinden gösterilmesi gerekiyor.
Eskiden emlak vergisi değerinden aşağı olmaması hali yeterliydi. Şimdiyse emlak vergisi değerinden az olmamak kaydıyla gerçek bedel üzerinden yatırılmasını, aksi halde Vergi İdaresi’nce 5 yıl içinde tespit edilmesi halinde cezai işlemle farkların tahsil edileceği belirtiliyor.
Maliye Bakanlığı’nın 56 no’lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği, kat irtifaklı yapılarda arsa payı değeri üzerinden yapılan satışlarda dahi değerinin bina olarak gösterilmesini binanın tamamlanmış veya tamamlanmamış olmasının farklı olmadığı ifade edilmiştir.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 1′inci maddesi binalar tamamlanıncaya kadar kat irtifakı tesis edileceği, ancak binanın iskan ruhsatının alınması halinde kat irtifaklı olsa bile kat mülkiyetli olarak kabul edilmektedir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nün 22.12.1989 tarih 6546 sayılı yazılarında bu durum açıklanmıştır.
Devamini okuyun »
Uluslararası raporlarda Türkiye keşfedilmemiş büyük bir gayrimenkul pazarı olarak görünüyor.
Avi Alkaş, “Türkiye Avrupa’da halen keşfedilmemiş bir emlak pazarı” yorumunu yaparken Sarper Arazlı, “Üç yılda ofiste fiyatlar üç kat artarak 25 dolara çıktı. Levent’te kiralar Paris’in bile yüzde 5 üzerinde” dedi.
Dünya konut kredilerinin geri dönmemesi üzerine girdiği büyük kriz sonrası sarsılırken uluslararası gayrimenkul raporlarında Türkiye bu alanda hala keşfedilmemiş büyük bir pazar olarak görünüyor.
Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi Jones Lang LaSalle Türkiye ofisinin başkanı Avi Alkaş, “Türkiye Avrupa’da halen keşfedilmemiş bir emlak pazarı. Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya’nın toplam milli hasılalarının yüzde 80’ine ulaşan bir performans ile komşularını geride bırakıyor” dedi.
Firmanın hazırladığı “Dünyanın Kazanan Şehirleri” raporuna göre Türkiye, Avrupa için göz ardı edilemeyecek kadar büyük, dinamik ve önemli bir pazar. Yatırımcıların Türkiye’ye ilgisinin sürdüğünü belirten Arazlı, el sıkışmak üzere oldukları biri Amerikalı diğeri İngiliz iki yatırımcının ilk yatırım maliyeti 500 milyon dolar olmak üzere Türkiye’ye geleceklerini de bildirdi.
Her hafta bir yabancı yatırımcıyı misafir ettiklerini ifade eden Avi Alkaş da uluslar arası krizin artçı dalgalar halinde etkisinin görülebileceği ülkemizde Kuzey- Güney aksındaki yatırımcıları çekebileceğini ifade etti. Alkaş “Bankacılık sektörümüz güçlü. Malatya’daki bir projemiz için Halkbank’tan 30 milyon euroluk krediyi kolaylıkla sağlayabiliyoruz örneğin. Bu güçlü finansman kaynağı ile özellikle petrol gelirlerinden zenginleşen Körfez sermayesi ve Rusya’daki sermaye birikimi, buradaki konut, ofis ve alışveriş merkezi yatırımlarına doğru akacaktır” dedi.
Dünyada 366 ofisi olan bir başka danışmanlık şirketi King Sturge ise Emlak 2008 raporunda gayrimenkul sektörünün detaylı bir analizine yer verdi. Türkiye’de yatırım amaçlı mülk edinmek, perakende sektörüne girmek ya da doğrudan yatırım yapmak isteyenlere yönelik olarak hazırlanan raporda Ahmet Zorlu’nun Karayolları arazisine 800 milyon dolar ödemesi, Dubaili şirketin 45 bin metrekarelik arsaya 700 milyon dolar ödemesi gibi önemli satın almalara değinilerek gayrimenkuldeki değerlenmeye dikkat çekildi.
Firmanın Yatırım ve Ticari Gayrimenkul Danışmanı Sarper Arazlı, özellikle ofis sektöründe başta Levent olmak üzere İstanbul’un üç kat değerlendiğine dikkat çekerek şunları şöyledi: “Üç yıl önce 7-8 dolar düzeyinde olan metrekare başına kiralar bugün 25 dolara ulaştı. İki sene önce kimse bu rakamları tahmin bile edemezdi. İki hafta önce Kanyon’da 350 metrekare bir ofis 3.5 milyon dolardan satıldı. Şu anda Levent’teki fiyatlar Paris’in bile yüzde 5 üzerinde seyrediyor.”
Yeni Şafak