Archive for Haziran, 2008

TOKİ’den 14 yeni şehir

AA muhabirinin TOKİ yetkililerinden aldığı bilgilere göre, çalışmaların başlatıldığı 2003 yılından 26 Mayıs 2008 tarihine kadar geçen sürede 81 il ve 421 ilçede, bin 19 şantiyede 312 bin 561 konut rakamına ulaşıldı. 100 bin nüfuslu 14 kente denk geldiği ifade edilen konutlardan 266 bin 332’sinin sosyal konut niteliğinde olduğu belirtildi.

 

Sosyal konutların 157 bin 505’inin dar ve orta gelir grubuna, 67 bin 453’ünün alt gelir grubu ve yoksullara yönelik, 30 bin 632’sinin gecekondu dönüşüm, 7 bin 752’sinin afet, 2 bin 990’ının ise tarımköy uygulamaları kapsamında yapıldığı bildirildi. 312 bin 561 konuttan 178 bininin sosyal donatıları ve çevre düzenlemeleri ile birlikte tamamlanma aşamasında olduğu vurgulandı.

 

300 YTL taksitle konut

Alt gelir grubuna yönelik 65-87 metrekarelik konutların 6 bin YTL’si peşin ve konut teslimiyle başlayan 300 YTL taksitlerle, 15 yıl vadeli olarak satışa sunuluyor. Konutlardan 261 bin 242’sinin satıldığı kaydedildi.

 

Konutlarla birlikte toplam 11 bin 101 derslikli 388 okul, 397 spor salonu, 35 kütüphane, 308 ticaret merkezi, 247 cami, 23 hastane, 71 sağlık ocağı, 10 yurt ve pansiyon, 11 sevgi evi, 10 engelsiz yaşam merkezi inşaatlarının başlatıldığı ve büyük bir kısmının da tamamlandığı bildirildi.

 

9,5 milyar YTL hak ediş ödemesi

Çevre düzenlemeleri kapsamında yaklaşık 17 milyon metrekare yeşil alan düzenlemesi, 2,5 milyon ağaç dikimi ile 3,5 milyon çalı peyzajı yapıldı. Konutlar için yatırım maliyeti KDV dahil yaklaşık 25 milyar YTL olan 2 bin ayrı ihale gerçekleştirildiği, doğrudan ve dolaylı olmak üzere 800 bin kişilik istihdamın sağlandığı, toplam 9,5 milyar YTL hak ediş ödemesinin yapıldığı, gelir paylaşımı projeleriyle birlikte toplam yatırım bedelinin 14 milyar YTL olduğu ifade edildi.

 

Büyükşehirlerde uydukentler kuracak

Tarihi dokunun yenilenmesi ve korunmasına yönelik tescilli taşınmaz kültür varlıkları için toplam 103 projeye 7,6 milyon YTL kredi açıldığı belirtildi. TOKİ yetkilileri, toplamda 500 bin konut üretimi kapsamında belediyelerle işbirliği halinde Kentsel Yenileme ve Gecekondu Dönüşüm Projeleri’ne, alt gelir grubuna ve yoksullara yönelik sosyal konut projelerine, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi büyükşehirlerde uydukentler kurulmasına, orta ölçekli il ve ilçelerde, örnek yerleşim birimleri oluşturmaya, tarihi doku ve yöresel mimarinin geliştirilmesi ve “tarımköy” uygulamalarına, eğitim tesisleri, sosyal donatılar, ağaçlandırma ve çevre düzenlemelerinin artırılmasına, alt yapılı arsa üretimine ağırlık verileceğini de bildirdiler.

Kaynak:Milliyet emlak


Kıymetlenmesi beklenen araziler

Kısa bir süre önce İstanbul’un yeni haritasını yayınlamıştık. Şimdi de değişen haritada yeni imara açılacak bölgeleri mercek altına aldık. İşte Arnavutköy’den Şile’ye, Çatalca’dan Beykoz’a, köy köy yatırım yapılabilecek araziler…

Piyasalardaki durgunluk malumunuz. Deyim yerindeyse birçok alanda yaprak kımıldamıyor. Yatırımcı böyle dönemlerde borsa, döviz, faiz üçgeninde pek durmak istemez. Biz de bu noktada yatırımcıya yol gösterebilmek için bir başka alternatif yatırım aracını inceledik. Gerçi bu yatırım aracı diğerleri gibi kısa vadeli değil.

O yüzden önceden uyarıyoruz. Bu yazıyı okuyup da arazi alacak okurlarımız en az 3-5 yıl getiriyi unutmak. Hatta bu süre ne kadar uzarsa kazanç oranının katlanarak artacaktır. Uzmanlara göre, istanbul gibi sürekli gelişen ve büyüyen şehirlerde araziye yatırım yapmak, 3-5 yıl gibi uzun vadelerde neredeyse l’e 10 kazandırabiliyor.

Para dergisinin haberine göre, araziye yatırım öneren gayrimenkul uzmanları, 2009 yılında yapılacak mahalli seçimlerin de büyük fırsatlar doğuracağı inancında.

YENİ İSTANBUL PLANI

22 Ağustos 2006′da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından onaylan 1/100.000 Ölçekli İstanbul 11 Çevre Düzeni Planı için İstanbul 2′nci İdare Mahkemesi, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul  Şubesi’nin başvurusu üzerine “Yürütmeyi Durdurma” kararı aldı. Mahkemenin aldığı bu karar, İstanbul’da yapılması düşünülen Galataport ve Haydarpaşa gibi projelerin şimdilik rafa kalkmasına neden oldu.

Yürütmeyi durdurma kararı, yeni imar planlarını bekleyen ilçe ve belde belediyelerini de zora soktu. İstanbul’un çevresindeki ilçeler, beldeler ve köyler imar izni verebilmek için Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı 1/100.000 Ölçekli İstanbul 11 Çevre Düzeni Planı’nın uygulamaya girmesini bekliyordu.

BELİRSİZLİK KAZANCA DÖNÜŞSÜN

Şimdi herkes birbirine “Ne olacak” diye soruyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ya İdare Mahkemesi’nin aldığı bu karara itiraz edecek ya da yeni bir il çevre düzen planı hazırlayacak. Yeni planı da en kısa sürede hazırlamak zorunda.

Ancak uzmanlar, yatırımcılar için bu belirsizlik ortamının kazanca dönüşebileceği görüşünde. Gayrimenkul uzmanlarına göre, araziye yatırım yapmanın şimdi tam zamanı. Çünkü yeni 1/100.000 ölçekli İstanbul 11 Çevre Düzeni Planı onaylandığında ve bazı bölgelere imar izni çıktığında buralardaki arazilerin fiyatı katlanacak.

GELİŞME BÖLGELERİ

İstanbul sürekli büyüyor. Büyüdükçe ve nüfusu artıkça da yeni yerleşim alanlarına ihtiyaç duyuyor. Avrupa Yakası’nda Sarıyer, Beşiktaş, Şişli, Kağıthane, Beyoğlu, Fatih, Bayrampaşa, Bakırköy, Bahçelievler, Güngören, Eyüp, Gaziosmanpaşa, Sultanbeyli, Esenler, Başakşehir, Bağcılar, Küçükçekmece, Bü-yükçekmece, Beylikdüzü ve Esenyurt; Anadolu Yakası ‘nda ise Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir, Maltepe, Kartal, Pendik, Sancaktepe ve Sultanbeyli gibi ilçelerde arazi bulmak neredeyse imkansız hale geldi. İstanbul’un yeni gelişme bölgeleri arasında ise Avrupa Ya-kası’nda Silivri, Çatalca ve Arnavutköy; Anadolu Yakası’nda ise Beykoz, Çek-meköy ve Şile ön plana çıkıyor.

İstanbul’un yeni idari sınır yapılanmasına göre bazı köyler el değiştirdi, örneğin, eskiden Çatalca sınırları içinde olan Balabanlı, Durusu, Yassıören, Boyalık, Baklah ve Karaburun, Arnavutköy ilçesine bağlandı. Arnavutköy, Gaziosmanpaşa’dan ise Tayakadın ve Yeniköy’ü aldı. Son yıllarda hızla büyüyen Arnavutköy’ün yeni köyleriyle birlikte arazi sıkıntısının ortadan kalkması ve hızla büyümesi bekleniyor. Anadolu Yakası’nda da daha önce Şile’ye bağlı olan Hüseyinli, Sırapınar ve Koçullu köyleri Çekmeköy ilçesine geçti. Çekmeköy’de yaşanan arazi sıkıntısının yeni bağlanan köylerle aşılacağı tahmin ediliyor.

MAHALLİ SEÇİMLER GELİYOR

Araziye yatırım yapmak her dönem kazançlı olmuştur. Ancak yatırım yapacağınız araziyi iyi seçmeniz gerekiyor. Bunun için de belirli kriterler var. öncelikle şehrin nereye doğru gelişeceğini iyi tahmin etmeniz gerekiyor. Ardından yeni imara açılacak yerleri takip etmeniz ve öncesinden yatırım yapmanız kazancınızı katlayacaktır.

Uzmanlar, 2009 yılında yapılacak yerel seçimlerin arazi yatırımı için uygun bir ortam yarattığı görüşünde, önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerin ardından göreve gelecek yeni belediyeler, kaynak yaratmak için bölgelerindeki bazı arazileri imara açmak zorunda. Bu arazilere şimdiden yatırım yaptığınızda kazancınızı 10′a katlamanız mümkün.

BUNLARA DİKKAT EDİN

Ancak yatırım yapmadan önce dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var. örneğin, hisseli arazi almamaya dikkat edin. Resmi makamlar, arazilerin bölünmesini Önlemek için hisseli satışlara kesinlikle izin vermiyor. Bu tip arazileri satın almak için hissedarların rızasını almanız gerekiyor. Sadece bir veya iki kişinin hissesini satın almanız artık mümkün değil.

Tarla vasfındaki arazilere verilen yüzde 5 imar izni de artık kalktı. Bu tip bir arazi satın aldığınızda artık üstüne çadır kurmanıza bile izin vermiyorlar. İstanbul’un çevre köylerinden bu tip bir arazi satın almaya karar verdiyseniz, mutlaka köy gelişim sahası içinde olup olmadığını sorun. Şu anda sadece köy gelişim sahası içinde olan yerlere imar izni veriliyor. Köy gelişim sahası içinde kalan arazilere ortalama yüzde 20 ile 25 oranında imar izni var. Bu oran da 2 katlı bir konuta denk geliyor.

YATIRIM YAPILACAK YERLER

İstanbul’da yatırım yapılacak yerlerin başında Anadolu Yakası’nda Beykoz, Çekmeköy ve Şile geliyor. Avrupa Yakası’nda ise Silivri, Çatalca ve Arnavutköy yeni gelişim bölgesi kapsamına alınan ilçeler.

Geçen hafta, önce Beykoz’dan başlayıp Riva ve Şile’ye kadar yatırım yapılabilecek tüm köyleri tek tek dolaştık. Ardından Avrupa Yakası’na geçtik ve Silivri, Çatalca ve Arnavutköy’e bağlı köylerdeki arazileri ve fiyatlarını araştırdık…

BEYKOZ VE KÖYLERİ

İstanbul’da gelişecek bölgeler arasında Anadolu Yakası’nda öncelikle Kartal ve köyleri geliyor. Ancak dikkat etmeniz gereken konu, Kartal’a bağlı Gollü, Bozhane, Kılıçlı, Ishaklı, öğümce ve Anadolu Feneri gibi köylerde arazilerin çoğunun 2B kapsamında olması. Kartal’ın köylerinde arazilerin metrekaresi ortalama 60 ile 150 YTL’ye satılıyor. Akbaba Köyü’nde bu rakam 100-200 YTL’lere çıkıyor. Anadolu Feneri’ndeki arazilerin fiyatı biraz daha cazip; metrekaresi 40-100 YTL arasında.

En pahalı arazilerse Riva ve Polenezköy’de. Beykoz’a bağlı köyler arasında imar sorunu olmayan tek yer Riva. Ri-va’da arazilerin metrekare fiyatı 200 ile 350 dolar arasında değişiyor, imar izni ise yerine göre yüzde 25 ile 35 arasında değişiyor. Riva’daki arazilere en fazla 2.5 katlı bir binaya izin veriliyor. Bölgede 500 metrekareden başlayan parseller, 40-50 dönüme kadar çıkıyor. Arazilerin hepsi imarlı ve müstakil tapulu. İstanbul’a yapılacak 3′üncü boğaz köprüsü yolunun Riva’nın 20 kilometre kadar yakınından geçmesi bölgenin cazibesini daha da artırıyor.

Cazibesinin artması yatırımcı gurupları da Riva’ya çekiyor. Riva’da 7 bin dönüm araziye sahip olan Alarko Holding, 4 bin villalık Alkent Riva Park projesine başlayacağını açıkladı. Geçen aylarda İngiltere merkezli Ottoman Finance Com-pany, 1 milyon metrekarelik arazi satın almıştı. Yapı Kredi Koray GYO da 480 bin metrekarelik arazi almış. Riva’da Galatasaray ve Fenerbahçe gibi spor kulüplerinin de arazileri bulunuyor.

Polenezköy’de ise arazilerin metrekare fiyatları 400 YTL’den başlayıp bin 500 YTL’ye kadar çıkıyor.

Beykoz köylerinde fiyatlar
Köy_____________Metrekare fiyatı
Gollü____________60-150 YTL
Bozhane_________  60-150 YTL
Kılıçlı____________60-150 YTL
İshaklı___________60-150 YTL
Oğümce_________60-150 YTL
Anadolu Feneri____40-100 YTL
Riva___________200-350 dolar
Polonezköy____   400-1.500 YTL

ŞİLE VE KÖYLERİ

Şile’ye bağlı çok fazla köy var. Ama sahile yakın ve yatırım yapılacak yerler arasında Karakiraz, Kurna, Sahilköy, Doğancah, Alacalı, Sofular, Avcıkkoru, Yeşilvadi, Kervansaray gibi köyler ön plana çıkıyor.

Sahilköy, Doğancah ve Alacalı’dan 1993 yılında imar geçmiş,  1998′de de onaylanmış. Geçen yıla göre arazilerin fiyatları yüzde 25 artmış. Bu üç köyde de imarlı ve ifrazlı arazilerin metrekaresi 150-250 YTL arasında satılıyor. Tarla vasfındaki arazilerin metrekare fiyatlarıysa 100-150 YTL arasında değişiyor. Köy içlerinde, deniz görmeyen imarlı arazilerin metrekare fiyatı 100-150 YTL. Yolu olmayan, elektrik ve su gibi altyapı hizmetlerinin götürülmediği yüzde 5 imarlı arazilerin fiyatı ise 50-60 YTL’ye kadar düşüyor.

Sofular’da imarlı arazilerin metrekare fiyatı 100-150 YTL arasında değişiyor. Tarla vasfındaki imarsız arazilerin fiyat-larıysa 60-80 YTL’ye kadar düşüyor. Yolu olmayan, henüz elektrik ve su gibi altyapı hizmetleri gitmeyen yerlerdeki arazilerin metrekaresi 50-60 YTL’ye satılıyor. Bölgede 2B arazilerine çivi bile çaktırılmıyor. Karakiraz ve Kurna’da fiyatlar daha da uygun. Sahili olan Kurna’da inşa edilen villa siteleri dikkat çekiyor.

Karakiraz ve Kurna’da köy yerleşim alanındaki arazilerin metrekaresi 70-100, tarla vasfında olan arazilerin metrekaresi ise 40-70 YTL’ye satılıyor. Gayrimenkul uzmanları, Avcıkoru, Yeşilvadi ve Kervansaray gibi sahile uzak olan köylerde ise fiyatların biraz daha ucuz olduğunu belirtiyor.

Şile köylerinde fiyatlar

Köy__________    Metrekare fiyatı
Sahilköy________50-250 YTL
Doğancah_______50-250 YTL
Alacalı__________50-250 YTL
Karakiraz_______40-100 YTL   ‘
Kurna__________40-100 YTL
Sofular_________50-150 YTL
Avcıkoru________20-80 YTL
Yeşilvadi________20-80 YTL
Kervansaray_____20-80 YTL

ARNAVUTKÖY VE KÖYLERİ

Balabanlı, Durusu, Yassıören, Boyalık, Baklalı ve Karaburun eskiden Çatalca’ya bağlı köylerdi. Tayakadın ve Yeni-köy ise Gaziosmanpaşa’nın köyleriydi. Şimdi bu köylerin hepsi Arnavutköy Be-lediyesi’ne bağlandı.

Yukarıda saydığımız köyler arasında en pahalı arazi Karaburun’da. Karadeniz’e sahile bulunan Karaburun’da imarlı arazilerin metrekaresi 50-100 YTL arasında değişiyor. Arnavutköy’e yakınlığıyla dikkat çeken Tayakadın’da imarlı arazilerin metrekaresi 20-80, Yassıö-ren’de ise 30-90 YTL adasında değişiyor.

Arnavutköy’den biraz uzakta kalan ve Durusu Gölü’ne yanındaki Balabanlı’da arazilerin metrekaresi 20-40, Çatalca ilçe sınırına yakın Boyalık’ta 15-40, Baklalı’da ise 20-40 YTL arasında değişiyor.

Arnavutköy’de fiyatlar

Köy____________Metrekare fiyatı
Balaban_________20-40 YTL
Yassıören________30-90 YTL
Boyalık_________15-40 YTL
Baklah_________ 20-40 YTL
Tayakadın_______20-80 YTL
Karaburun_______50-100 YTL

ÇATALCA VE KÖYLERİ

Bazılarını Arnavutköy’e kaptırsa da Çatalca hala İstanbul’un en geniş araziye sahip ilçelerinden biri. İlçenin köy sayısı oldukça fazla. Arazilerin fiyatları ise oldukça ucuz. Gayrimenkul danışmanları şimdiden Çatalca’ya yapılacak yatırımın ileride çok getiri sağlayacağı görüşünde.

Çatalca köylerinde fiyatlar
Köy_____________Metrekare fiyatı
Gümüşpınar______20-50 YTL
Belgrat__________  5-20 YTL
Ihsaniye_________20-60 YTL
Ormanlı__________5-20 YTL
Başakköy________10-20 YTL
Örencik__________5-20 YTL
Celepköy________10-25 YTL
Kalfaköy_________5-30 YTL

Akalan__________10-40 YTL
Kabakça_________20-100 YTL
Çanakça_________30-70 YTL
Yazlık___________20-50 YTL
Dağyenice_______15-50 YTL
Subaşı__________30-150 YTL
Yalıköy__________20-150 YTL
Aydınlar_________20-80 YTL
Halaçh__________20-80 YTL
Kestanelik_______20-80 YTL
Orünçlü_________20-100 YTL
Kızılcaali________20-80 YTL
Gökçeali_________40-200 YTL
Inceğiz__________15-150 YTL
Elbasan_________20-80 YTL

Kaynak:Mynet emlak


TOKİ den kredi

TOKİ kredi de veriyor

TOKİ 4 yılda yaklaşık 120 milyon YTL kredi kullandırdığı öğrenildi.

 Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, CHP Adana Milletvekili Hulusi Güvel’in TOKİ’nin kullandırdığı kredilere ilişkin soru önergesini yanıtladı. 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde, 2004-2008 yılları arasında, kooperatifler için 17 projeye toplam bin 886 konut için 17 milyon 407 bin YTL, şehit aileleri için de 2 bin 127 kişiye 74 milyon 521 bin YTL kredi kullandırıldığını ifade eden Bakan Çiçek, söz konusu yıllar içerisinde belediye arsaları üzerinde konut üretimi için de 12 projeye 956 konut için 19 milyon 417 bin 601 YTL kredi açıldığını bildirdi.

Çiçek TOKİ tarafından 2005 yılından bugüne kadar Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereği, taşınmaz kültür varlıklarının bakımı, onarımı ve restorasyonu için toplam 103 projeye 7 milyon 660 bin 95 YTL kredi tahsis edildiğini ve 5 milyon 42 bin 795 YTL de kredi ödemesi yapıldığını söyledi.

 

‘Bankalara kredi verilmeli’

Bakan Çiçek, 1984 yılından bugüne kadar hiçbir şekilde TOKİ’nin devlet garantili iç ve dış tahvil ihraç etmediğini belirtirken sadece 1989 yılında, toplu konut projelerinin finansmanı amaçlı olarak ‘Konut Sertifikası’ adı altında menkul kıymet düzenlemesi yoluna gidildiğini kaydetti. TOKİ’nin kurulduğu 1984 yılından bu yana yurtdışından herhangi bir kredi kullanmadığını ifade eden Çiçek, yine TOKİ tarafından 2004-2008 yılları arasında bankalara herhangi bir kredi verilmediğini de bildirdi.

Aynı dönem içerisinde TOKİ’nin yatırım ve işletme kredi uygulaması yapmadığını kaydeden Çiçek, CHP’li Güvel’in TOKİ’nin esnaf ve sanatkara ait işyerleri ve küçük sanayi teşebbüslerinin desteklenmesi amacıyla ne kadar kredi kullandırdığına ilişkin sorusuna ise ‘2004-2008 yılları arasında Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca sözkonusu kredi uygulaması yapılmamıştır’ yanıtını verdi.


Kredi faiz artışı

Merkez Bankası’nın faiz artırımları ve Hazine bonosu oranlarındaki yükseliş tüketiciye de fatura çıkardı. Kredi faizlerine dün gelen zamla 100 bin YTL’lik evde 6 bin, 30 bin YTL’lik otomobilde ise 720 YTL’lik maliyet artışı yaşandı. 

Hazine bonosu ve Merkez Bankası faizlerindeki artış tüketciye de yansıdı. Geçen haftadan itibaren bankaların tüketici kredilerinde başlayan yükseliş trendi dün sektörün belirleyici kuruluşları arasında yer alan İş Bankası’nın faiz zammıyla belirginleşti.

Konut kredisi oranları yüzde 1.60’a, oto kredisi faizleri de yüzde 1.64’e yükselirken, 10 yıl vadeyle 100 bin YTL’lik konut kredisi çeken tüketicinin maliyeti 6 bin YTL arttı. Otomobil almak için 4 yıl vadeyle 30 bin YTL kredi kullanan bir tüketci ise 720 YTL daha fazla ödemeyle karşı karşıya kaldı.


En Avantajlı Kredi

25 bin YTL’ye kadar olan konut ve araç kredinizi 1 yıllık tüketici kredisiyle karşılayın, daha az ödeyin…

25 bin YTLye kadar olan konut ve araç finansmanınıı tüketici kredisiyle karşılayanlar yüzde 5 daha az faiz ödüyor. Bu oran kampanyalarla yüzde 7′ye kadar çıkabiliyor. İpotek istenmemesi ve başvuru süresinin hızlı olması ise cazibeyi artırıyor.

KONUT KREDİ FAİZ ORANLARINI İNCELEYİN….

Son veriler, Türkiye’de 32  milyon  326 bin kişinin bankalara borçlu olduğunu gösteriyor. 572 bin ailenin bankalara toplam 32 milyar 400 milyon YTL konut kredisi, 810 bin ailenin 8 milyar 700 milyon YTL otomobil kredisi, 6 inilin yon 667 bin kişinin de ihtiyaç kredisi borcu var. Üstelik bankaların kapısını çalan müşteri sayısı da her geçen gün artıyor. Peki, kredi kullanacak kişi ne yapmalı? Her zaman ihtiyacın tam karşılığı olan krediyi kullanmak mı avantajlı, yoksa zaman zaman farklı kredi türleri de ihtiyacımız olan krediyi daha uygun koşullarda elde etmemize imkan tanır mı?

Alternatif kredi seçeneklerini ve sağladığı fiyat avantajlarını ortaya koymak için kolları sıvadık. Araştırma sonucunda ortaya ilginç bir tablo çıktı… Yıllık maliyet oranlarını baz alarak yaptığımız incelemeye göre, en düşük maliyet oranlanndan konut ve araç finansmanı için 10 bin YTL’ye ihtiyacı olan bir tüketici, 1 yıllık vadede konut kredisinde 1.569 YTL faiz ödemek zorunda.

Bu rakam araç kredisinde 1.224 YTL. Oysa tüketici kredisinde aynı rakam ve vade için geri ödenecek faiz tutan sadece 676 YTL. Kredi türlerine göre en düşük faiz oranlan da sırasıyla konut, araç ve tüketici kredilerinde yüzde 1.19, 1.54 ve 0.54 olarak görünüyor.

Kaynak:Mynet emlak


Emlak alım satım harçları arttı

Konut alacaklara kötü haber daha!

Yeni çıkarılan bir yasayla konut alım-satımında ödenen harç oranları 3-4 kat arttırıldı.

 

Gayrimenkul piyasasının üzerindeki kara bulutlar bir türlü dağılmıyor. Bir de devletin her alanda olduğu gibi gayrimenkulde de vatandaşının malvarlığına gözünü dikmesi işleri iyice zorlaştırıyor. Dünyanın en pahalı benzinini kullanıyoruz. Neden? Vergiden. Diğer özel tüketim ürünlerini pahalıya alıyoruz. Neden? Vergiden. Kapımızın önüne park ettiğimiz araba için, üstünde yürüdüğümüz kaldırım taşları için vergi ödüyoruz. Yakında soluduğumuz hava için de vergi isterlerse şaşırmayız artık…

Neredeyse tüm malvarlığını bir çırpıda satarak tatlı para kazanan devletin diğer kazanç kapısı da vergiler oldu. Bir şey üretmekten ziyade hazır olanla kendini ikame eden bir ülkede ‘hazıra dağ dayanmaz’ sözünü hatırlatmak gerek.

 

Gelelim vergilerle ilgili kendi konumuza. Biliyorsunuz konut alıp satarken hiç de az olmayan tapu harçları ödeniyor. Yeni çıkarılan bir yasayla harç oranları yükseltilmedi ama ödenecek harç miktarı 3-4 kat arttı. Nasıl mı oldu? 

Önceden gayrimenkullerin satış bedeli belediyelerin en düşük emlak vergisi oranına göre belirleniyordu. Yani siz konutu 250 bin YTL’ye alıp, satsanız bile belediyenin belirlediği bedel bundan çok daha düşük oluyordu ve alıcı ile satıcı ayrı olarak bu oranın binde 15’i kadar harç ödüyordu.

 

6 Haziran 2008 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 5766 sayılı yasa ile bundan sonra gayrimenkullerin satışında gerçek değerler esas alınacak. Yani konutu 250 bin YTL’ye alıp ya da satıyorsanız bu oran üzerinden harç ödeyeceksiniz. Bu durumda harç miktarları da bir anda 3-4 kat artacak. mesela, eskiden 1500 YTL ödenirken, şimdi 5 bin YTL harç verilecek!

Gerçek satış değerini göstermeyenlere ise ceza verilecek.

Olan yine vatandaşa olacak! Zaten zar zor bir ev alan vatandaş önemli bir miktarda harç vermek zorunda kalacak.

 

Satış olmayınca devlet harcını alamayacak

Yeni uygulamayla konut alım satım maliyeti çok fazla artacak. Diğer masraflar da düşünüldüğünde konut fiyatının neredeyse yüzde 10’u genel masraflara gidecek. Öncelikle bu masraflardan kurtulmak isteyen satıcılar konutları daha yüksek fiyattan satmak isteyecek. Yani devletin istediği yüksek harcı alıcıya yıkacak. Böylece konut fiyatlarının artma ihtimali gündeme gelecek. Fiyatlar artınca da ne ihtiyacı olanlar konut alacak ne de satmak isteyenler satacak. Piyasada oturup herkes birbirine bakacak. Satış olmayacak. Satış olmayınca da devlet harcını alamayacak.

 

Konut temel insani bir haktır!

Diğer ülkelerin devletleri vatandaşları konut alsın diye birçok kolaylık yaparken, bizim devletimiz neredeyse konut almayalım diye uğraşıyor. Konutun öncelikle temel bir insani hak olduğunun unutulduğu bu ülkede daha insani uygulamaların yapılabileceğini hatırlatmakta yarar var.

 

Tamam, konut alım-satımında gerçek fiyatlar temel alınsın ama tapu harçları da mümkünse düşürülsün. Bu şekilde kimse de devleti dolandırmaya kalkmasın. Herkes vergisini versin. ‘Herkes karşısındakini kendi gibi bilir’ mantığından hareketle devlet vatandaşını, vatandaş da devleti kandırmanın yollarını aramasın.

Kaynak:Milliyet emlak

 


Türk mortgage faaliyete geçti.

 

Türkiye’nin ilk mortgage şirketi

Türkiye’nin ilk konut finansman şirketi DD Mortgage faaliyete başlıyor.

Dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank ile Türk özel sektörünün önde gelen kuruluşlarından Doğan Grubu ortaklığında kurulan Türkiye’nin ilk konut finansman kurumu DD Mortgage faaliyete başlıyor.

Türkiye’de mortgage yasasının çıkmasının ardından bankalar dışında tüketicilere konut kredisi veren ilk finans kuruluşu olan DD Mortgage’ın, sistemin gerçek anlamda uygulanması açısından bir köşe taşı olması bekleniyor. Türkiye’de halihazırda verilen konut kredilerinin dışında çok değişik ürün ve kişiye özgü seçeneklerle tüketicilerin ihtiyaçlarını gidermeyi amaçlayan şirket, bankaların aksine sadece konut kredisi kullandıracak.

İnternet üzerinden de başvurunun yapılabileceği DD Mortgage, güçlü sermaye yapısı, uzman kadrosu, yerel ve uluslararası deneyimi, müşteri ihtiyaçlarını tam karşılayan ürünleri ve esnek erişim ağıyla, dünyada geçerli olan mortgage uygulamalarını Türkiye’de hayata geçirmeyi hedefliyor.

DD Mortgage şirketine faaliyetlerinde başarılar dileriz..


Kira indirimleri

Türkiye’de sayıları iki yılda 133′ten 199′a çıkan alışveriş merkezlerinde kiralar düşüyor.

Türkiye’de sayıları iki yılda 133′ten 199′a çıkan alışveriş merkezlerinde ekonomik durgunluğun da etkisiyle hedeflenen cirolarının gerçekleşmemesi, marka sahiplerini harekete geçirdi. Aralarında Abdullah Kiğılı, Melih Çelet, Ali Murat Kızıltaş, Yalçın Ayaydın, Vahap Küçük ve Ümit Zaim’in de olduğu marka sahipleri, Türkiye genelinde bazı alışveriş merkezlerinin yönetimleriyle bire bir görüşmelere başladı. Alışveriş merkezlerinden kira oranlarını gözden geçirmelerini ve satışları artıracak aktiviteler geliştirmelerini talep etmeye başlayan Kiğılı’nın liderlik ettiği ekip, geçen pazartesi ilk olarak Ankara’daki Panora, Cepa ve Antares alışveriş merkezleri ile görüştü. İstinye Park, Panora ve Koru Park alışveriş merkezleri ise talep gelmeden harekete geçerek kiraları yüzde 20-25 oranında düşürdü. İpekyol ve Mackha markalarının sahibi Yalçın Ayaydın, artık önlerine gelen her projeyi imzalamadıklarını belirterek, “Bundan sonra da kesinlikle rantabl olmayan projeye imza atmayacağız” dedi.

Türkiye’de perakendeciler ve alışveriş merkezleri arasında yaşanan kira sorunu, özellikle son üç yılda bazı merkezlerin yakın lokasyonlarda ve birbiri ardına açılması ile patladı. İlk dönemde açılan her alışveriş mağazasında olmak isteyen markaların talebiyle kiralar yüksek oranlarda gerçekleşti. Plansız bir hızla büyüyen, yanlış lokasyon, yanlış vaatler ve yüksek kiralar sonucu hedef ciroların tutturulamaması perakendeciler ile alışveriş merkezleri yönetimlerini karşı karşıya getirdi. Bu duruma ekonomik daralma da eklenince marka sahipleri çare aramaya başladı.

Desa’nın sahibi Melih Çelet, LC Waikiki’nin sahibi Vahap Küçük, İpekyol ve Machka’nın sahibi Yalçın Ayaydın, İnci Kundura’nın sahibi Ali Murat Kızıltaş ve Derimod’un sahibi Ümit Zaim gibi alışveriş merkezlerinin tercih ettiği markaların sahipleri sektörün duayeni Abdullah Kiğılı’nın önderliğinde bir araya gelerek özellikle sıkıntı yaşanan alışveriş merkezlerinin yönetimleriyle görüşmelere başladı.

Alışveriş merkezi çöplüğü oluştu
Yalçın Ayaydın, özellikle gideri gelirinden düşük olan alışveriş merkezleri ile görüştüklerini belirterek, “Bir alışveriş merkezine 10 bin kişi giriyor, diğerine 3 bin. Her çarşının gideri farklı. Gideri yüzde 10 olanla yüzde 40 olan merkez arasında aynı konuşmalar yapılmıyor. Ona göre tedbirler konuşuyoruz. Bunun yanında beyin jimnastiği yaparak, satışları ne tür aktivitelerle artırırız, onları görüşüyoruz” dedi.

Alışveriş merkezleri yatırımcılarının bundan sonrası için şapkasını önüne koyup iyi düşünmesi gerektiğini de belirten Ayaydın, “Özellikle bazı bölgeler, 8-10 alışveriş merkezi barındırıyor ve hiçbiri doğru dürüst iş yapmıyor. Alışveriş merkezi çöplüğüne döndüler. Artık yatırımcıların da rantabl olmayan projeye başlamaması gerekiyor” diye konuştu.
Alışveriş merkezler ile yapılan görüşmelere katılan ancak ismini vermek istemeyen bir marka sahibi ise “Piyasadaki durgunluk ortada. 2009 yılı da bundan daha iyi olmayacak. Bu dönemde artık ciro ağırlıklı kira düzenine geçilmesi gerekiyor. Satışlardan belli bir yüzde ödememiz daha doğru. Ya da sektör ortalaması belirlenir, bunun altında kalan markalardan ciro üzerinden kira alınabilir. Bunların yanında alışveriş merkezi sahiplerinin önereceği başka yöntemler de tartışılabilir” dedi.

Tatil dönemi ve sigara yasağı da etkili oldu

Ankara’da geçen aralık ayında açılan Panora alışveriş merkezi yetkilileri ise kira düşürme kararında perakendede yaşanan durgunluğun yanı sıra, sigara yasağı ve tatil döneminin etkili olduğunu söyledi. Yetkililer, indirimin nedenlerini şöyle açıkladılar: “Kira indirimini 15 gün önce yaptık. Yeni açılan bir alışveriş merkeziyiz. Ortada bir kriz lafı dolanıyor. Biz de ne yapabiliriz diye düşünmeye başladık. Karşılıklı zarar görmeyelim istedik. Hazirandan sonra tatil sezonunun girmesi ve başlayan sigara yasağı, perakendedeki durgunluğa tuz biber oldu. Biz de haziran ekim döneminde kiraları yüzde 20 düşürdük.”

Kaybet-kaybet ilişkisinin oluşacağı bir dönemeçteyiz
Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Nuşin Oral, daha önce hep kazan-kazan merkezli olunması gerektiğini ifade ettiklerini, ancak kazan-kazan’ın yaratılmaması durumunda kaybet-kaybet ilişkisinin oluşacağı bir dönemecin söz konusu olduğunu belirtti. Sektörün, kısa, orta ve uzun vadede değerlendirildiği arama konferansında konuşan Oral, perakende sektörünün içinde bulunduğu mevcut durumda artık eski dönem alışkanlıkları ile yönetilemeyecek bir karaktere sahip olduğuna dikkat çekti. Oral, “Bu yeni dönemin yeni koşullarını anlamak ve kendimizi hazırlamak için ortak bir akla sahip olmalı, sorunları olduğu kadar çözümleri de paylaşmalıyız” dedi.

Ayten GÜVENKAYA / Referans


Ankara’nın otopark durum analizi ve gayrimenkul piyasası

Ankara’nın ilk planlama aşamasında pek de göz önünde tutulmayan otoparklar artık günümüzde gayrimenkul seçiminde ilk öncelikler arasında yer almaktadır.

Ankara’nın otopark durum analizi ve gayrimenkul piyasasına etkileri

Ankara’nın ilk planlama aşamasında pek de göz önünde tutulmayan otoparklar artık günümüzde gayrimenkul seçiminde ilk öncelikler arasında yer almaktadır.

Ankara’nın birçok semtinde yaşanan bu sıkıntı artık gayrimenkul fiyatlarını etkileyen faktörler öne çıkmaktadır. Ankara piyasasına bakıldığında bu etki tam olarak görülemese de bir değerleme uzmanı olarak bunun etkilerini en açık şekilde gözlemlemekteyim. Bu önemli faktörün etkisinin çok fark edilememe nedeni Ankara’nın eski yerleşim alanları olan ilçelerinin hala gözde alanlar olmasından kaynaklanmaktadır. Bu semtleri yeni yerleşim alanlarıyla kıyaslamak pek de doğru olmayacaktır. Ama bu semtlerin içinde otoparka sahip yapılarla sahip olmayan yapılar kıyaslandığında bu faktörün önemi gözler önüne açıkça serilmektedir.Aşağıda birkaç semtin analizlerinin ortaya koyarak ve Ankara’daki otoparkların oluşma eğilimlerini açıklamaya çalışacağım ve Ankara’da belediye gelirleri arasına alınan cadde ve sokaklara park edilen araçlardan vergi alınmasının Ankara’da yaşanan otopark sorununun çözüme kavuşturulmasının gerekliliğini ortaya koymaya çalışacağım.

İlk olarak Ankara’nın en gözde semtlerinden olan Çankaya’yı ele alarak başlamak istiyorum. Çankaya gayrimenkul piyasasın dalgalanmalarından etkilenmeyen bir talebe sahip bir ilçedir. Eski yerleşimlerden olan ilçe ekonomik ve sosyal grupların çeşitliliği ve merkezlere olan yakınlığı ilçenin gayrimenkul piyasasında farklı bir yere sahip olmasında etkindir. İlçe genellikle 4 katlı eski yapıların bulunduğu konut dokusuna sahiptir. Ayrıca merkeze yakın olan semtleri de üst gelir grupları tercih etmektedir. Bu iki durum üst üste çakıştığında araba sayısının fazla olduğu ve otoparkı olmayan konut dokusunun sonucu olarak ilçe sakinleri araçlarını yol kenarına park etmek zorunda kalmaktadırlar. Ancak boş park yeri bulmak için çok çaba sarf etmektedirler. Yol kenarına park edilmesi nedeniylede iş giriş ve çıkış saatlerinde trafik sorunu yaşanmaktadır. Bu nedenle bu ilçede yer alan semtlerde otoparka sahip olan yapıların fiyatları çok daha yüksektir.

Çankaya ilçe sınırları içerisinde yer alan ilk başta ele alınması gereken semt; merkez özelliği de taşıyan Kızılay’dır. Kızılay daha çok iş yerlerinin konumlandığı bir semttir. Bu nedenle gün içinde otopark ihtiyacının en fazla görüldüğü yerler arasındadır. Kızılay’da yer alan çok katlı otopark bu ihtiyacı karşılayamamaktadır.

Bahçelievler semtinde de Çankaya genelinde olduğu gibidir. Ancak bu semtteki konut piyasasının durumu birkaç yıldır durgundur. Bunun nedeni talep fazlasından doğan piyasa değerlerinin fazlalığıdır. Özellikle 7. Cadde olarak biline Aşkabat Caddesi’nde yaşanan talep fazlası açıkça fiyatlara yansımıştır. Bahçelievler’in geneline bakıldığında konut ağırlıklıdır. Ancak eski yapıların fazlalığı otopark sorununun en fazla yaşandığı yerler arsında yer almasına neden olmaktadır ki Aşkabat Caddesi’nde herkesin açıkça gördüğü trafik sorunun nedeni bu otopark eksikliğidir.

Gaziosmanpaşa semti ise merkezde olan ve eski tek katlı yapıların yeni çok katlı yapı tarzına dönüştüğü yenilenmiş bir semt yapısına sahiptir. Bu nedenle bu alanda otopark sorunu Uğur Mumcu Caddesi dışında çok fazla yaşanmamaktadır. Bu cadde üzerinde iş yerlerinin bulunması ve eski yapıların restore edilerek kullanılması nedeni ile araçlar yol kenarlarına park edilmekte ve trafik sıkışıklığı yaşanmaktadır.

Merkezden uzaklaştıkça yeni yapıların artması ve bu yapılarda bulunan otoparklar yeterli olmamaya başlasa da durum merkezde olduğu kadar kötü değildir. Daha çeperlere gidildikçe hem site tarzı yapılaşma hem gelir seviyesinin düşmesi hem yolların daha geniş yapılmış olması hem de otoparkların yeterli olması neden ile trafik problemi de yaşanmamaktadır.

Ancak otopark eksikliğinden dolayı yaşanan trafik problemi sadece alışveriş merkezlerinin etrafında yaşanmamaktadır. Bu da bu merkezlerin sahip olduğu büyük çaplı otoparklardır. Bu merkezlerin etrafında başlayan yapılaşmalarda da otoparklar çözümlendiği için gayrimenkul fiyatları daha da yükselmektedir.

Ankara’nın büyüklüğünü fark etmediği problemlerinden biri olan otopark yetersizliğinin çözüme kavuşturulması gereği açıkça görülmektedir. Bu sorunun çözümlenmesinin hem trafik problemine hem de gayrimenkul fiyatlarına olumlu etkisinin olacağını ve gayrimenkul satın alırken otoparkına dikkat edilmesi Ankara piyasasında alıcılara artı değer getireceğini düşünmekteyim.

Ebru ÖZ
Mimar-Gayrimenkul Değerleme Uzmanı


Ev alırken neye dikkat etmek gerekir?

 

Ev alırken neye dikkat etmek gerekiyor?

 

Tek Borsa dergisi araştırdı: Hangi kriterler evin değerini artırıyor? Merkezi mi, yoksa gelişen yerlerden mi ev almak mantıklı? İkinci el ev alacakların özellikle neye dikkat etmesi lazım?

 

x

Peki evin gerçek değeri ne? Uzmanlar anlatıyor…
İster yatırım amacıyla ister içinde oturmak için olsun ev almak ciddi iş. Hatta çoğu kişi için evlenmek, çocuk sahibi olmak, meslek seçmek gibi hayatta alınan en önemli kararların başında geliyor. Özellikle de dişinden tırnağından artırıp başını sokacak bir yer alma derdinde olan dar gelirliler için bu karar çok daha hayati olabiliyor.

İşte bu nedenle binlerce YTL ödeyerek satın alacağınız bir evi ince eleyip sık dokuyarak almanızda büyük fayda var. İstanbul Emlakçılar Odası Başkan Yardımcısı Nizamettin Aşa, “Halkımız, araştırıp soruşturmadan  gözü kapalı ev alıyor. Bunun da sonucu büyük bir hayal kırıklığı oluyor. Bakkalından, kapıcısından gidip ev aldığı için bir de parasını kaptırıyor. Oysa ev alırken profesyonellerle çalışmak son derece önemli” diyor. Ev alırken dikkat edilmesi gereken noktaları uzmanlara sorduk…
Ön araştırma yapın

Nizamettin Aşa’ya göre ev alacaksanız yapmanız gereken ilk şey, bağlı bulunduğunuz belediyeye gidip, satın alacağınız evle ilgili olarak bölgede nasıl bir çalışma olduğunu araştırmak. Aşa, bu konuyla ilgili olarak şu noktalara dikkat çekiyor: “Eğer satın alacağınızın evin bulunduğu bölge yeşil alan ilan edilmişse yıkıp yapamazsınız. Okul, cami ya da spor alanı ilan edilmişse mevcut durumu muhafaza edersiniz ama yıkıldığında bir daha yapamazsınız. Belki otoyol ya da metro istasyonu geçme ihtimali vardır. Bu durumda istimlak edilecektir. Bu nedenle mutlaka bir ön araştırma yapın.” 
Kurtköy ve İkitelli…

Ev alırken dikkat edilmesi gereken noktaların başında lokasyon geliyor. Okul, hastane, alışveriş merkezi gibi yerlere yakınlık evin değerini artıran en önemli unsurlar arasında bulunuyor. Merkezi yerlere yatırımının her zaman kazandırdığını söyleyen Nizamettin Aşa, yatırım amaçlı ev almayı düşünenler için gelişmeye açık yerlerde, yatırım yapmanın mantıklı olduğu görüşünde. Aşa gelecekte prim yapacak yerler konusunda ise şunları söylüyor: “Anadolu yakasında Kurtköy fovorim. Gelişim olarak Ataköy’ün 40-50 yıl öncesi gibi. Ümraniye’de Yenisahra, Şerifali Çiftliği; Küçükbakkalköy, gibi bölgeler daha da değer kazanacak yerler. Avrupa yakasında ise Gaziosmanpaşa, İkitelli’de Olimpiyat Köyü çevresi hızlı gelişen yerler arasında. Beylikdüzü ve Esenyurt gibi bölgeler de gelişimi devam eden yerler arasında.” 
Eski semtlere yatırım karlı…

Turyap Yönetim Kurulu Üyesi Başak Soner ise “Bir holdingin alışveriş merkezi, otel ya da turizm amaçlı bir yatırım yapılacağını duyduysanız önceden orada yerde mülk edinmek avantajlı. Bu nedenle yatırımcıların antenlerinin sürekli açık olması gerekiyor” diyor. Soner’e göre son dönemlerde revaçta olan tarihi nitelikteki semtlere yatırım da son derece kazançlı. Yatırımcıların yeni yeni keşfettikleri Tarlabaşı, Balat ve Çukurcuma gibi semtlere yöneldikleri söyleyen Soner, buralara yatırım yapmanın çok kazançlı olduğunu belirtiyor.

Yatırımcılara konut almadan önce ulaşım bağlantılarıyla ilgili mutlaka bilgi edinmeleri gerektiğini söyleyen Soner, “İstanbul’da son yıllarda yolu olmayan ya da kentin dış çeperlerindeki yapılan konutlar insanlarda hayal kırıklığı yarattı. Yatırım amaçlı olanlar bu tip konutları elden çıkartmakta zorlandı. Satın alacağınız konutun mevcut yol bağlantılarını araştırmak ya da yol açılacaksa bununla ilgili önceden bilgi almak gerekiyor” diye konuşuyor. 
10 yaşından büyük ev almayın

Century 21 Türkiye, Almanya ve Balkanlar Bölge Direktörü Ahmet Rauf Saatçi ise satın alacağınız evin yaşına dikkat etmeniz gerektiğine işaret ediyor. Saatçi, “Seçeceğimiz ev 10 yıldan eski olmasın, mümkünse yeni bir ev olsun, hatta ilk kez sizin oturacağımız bir yer olsun. Hem ilerde birçok masraflar çıkıyor hem de bu tip konutlar deprem yönetmeliklerine ne kadar uygun olduğu belli olmayan konutlar ” diyor.

Eski konutlar için mortgage’dan yararlanmanın zor olduğu söyleyen Saatçi, mortgage kredisi kullanarak ev alacakların özellikle satın alacakları konutun yaşına dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Özellikle 1970’te yapılan binaların çok kalitesiz olduğuna dikkat çeken Nizamettin Aşa’da, alıcılara özellikle bu dönemde yapılan binaları satın almaktan kaçınmaları uyarısında bulunuyor. 
Alacağınız ev depreme dayanıklı mı?

Satın alacağınız evin depreme ne kadar dayanıklı olduğu konusu da dikkat edilmesi gereken en önemli konular arasında. Bu nedenle evi satın alacağınız inşaat firmasının ne kadar güvenir olduğunu araştırmanız şart. İlgili belediyeden satın alacağınız evle ilgili herhangi bir hasar olup olmadığını tespit için inceleme yaptırmayı da ihmal etmememiz gerekiyor.

Bakırköy, Yeşilköy, Florya ve Avcılar gibi semtlerde ev alacakları uyaran Nizamettin Aşa,  “Bu semtlerde belediye tarafından tespit edilen bazı birçok binada hasarlı oturamaz kaydı olduğunu duyduk. Buna rağmen ev sahipleri satıyor” diyor.

Peki satın almayı düşündüğünüz evin gerçek fiyatı ne? İşte bu konu da ev almayı düşünenler için son derece önemli. Aşa, “Satın almayı düşündüğünüz evi gerçek değerinden almak için gayrimenkul uzmanı ya da odaya kayıtlı emlakçılarla çalışın. Evi satın alacağınız bölgede iyi bir inceleme yapın, emsal teşkil eden evler varsa onları tespit edip kıyaslayarak satın alın” diyor. 
Hisseli tapulu ev almak riskli!

Nizamettin Aşa, özellikle ikinci el ev satın alacaklara önemli uyarılarda bulunuyor. İstanbul’daki binaların yüzde 70’inin iskansız olduğunu söyleyen Aşa, garantili olmadığı için ev alacaklara mümkün olduğunca hisseli tapulu ev almaması önerisinde bulunuyor. Aşa’ya göre böyle bir durumda en azından kat irtifaklı tapu almak gerekiyor. Aşa, “Burada en azından tescil edilmiş hakkınız oluyor. Oysa hisseli tapu almanız durumda sadece size ait bir hisseden sözediliyor. Ne satın aldığınız dairenin vasfı ne de hangi katta yer aldığı belli” diye konuşuyor.

Satın alacağınız evin ayıplı olup olmadığını da araştırmanız şart. Daire çatı çatı katındaysa çatısının sağlam olup olmadığını zemin katındaysa su alıp almadığını araştırmanızda fayda var. Kanalizasyon problemi olup olmadığına da soruşturmayı ihmal etmeyin. Evin emlak vergisi, su, elektrik, doğalgaz ve apartman aidatı borcu olup olmadığını araştırmakta da gerekiyor. Aşa, “Emlak vergisi kanuna göre emlak, su, elektrik ve doğalgaz gibi eski borçları yeni malik ödemek zorunda. Bu gibi borçları  varsa ev sahibine ödetip borçsuz olarak alsınlar” uyarısında bulunuyor. Eğer satın aldığınız konutun içinde kiracı ya da ev sahibi oturuyorsa bir durumda mutlaka evin teslim koşullarını tahliye taahhüdü ya da sözleşmeyle bir hükme bağlamız gerekiyor. Aksi halde ev sahibi ya da kiracıyı çıkarmak için yıllarca uğraşmanız içten bile değil” diyor.
KEZBAN GEBETAŞ/TEK BORSA


Haziran 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May   Tem »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30