Ucuz konut almanın tam zamanı

Konut alımları hep sonbahara ertelenirr. Bu ortamda uzun süredir hareketsiz kalan konut fiyatları alıcılar için fırsat oluştururlar.

Bir konut sahibi olmak ihtiyacın yanı sıra, bir yatırım aracı olarak da her zaman önemini korumuştur. Yeni evlenen bir çiftin ilk düşündüğü şey en kısa zamanda bir ev sahibi olmaktır. Bu temel bir ihtiyaçtır. Ama ev almayı planlayan çift aynı zamanda alacağı evin iyi pirim yapmasını ve daha sonraki yıllarda iyi bir fiyattan satarak gelir kazanmayı bekler.
Bir konuta o kadar para yatırdıktan sonra fiyatının yükselmesini beklemek çok normal bir şey. Çünkü aynı paranın bankadan önemli bir faiz getirisi olacaktır. Konut alanlar da bu düşünceyle hareket ederek ‘ileride ne olur ne olmaz’ deyip daha yüksek fiyatlardan satacakları konutları almak istiyorlar. Konut alınır alınmaz da ‘ben bunu 100 liraya aldım şimdi satsam 110 lira eder’ diye düşünüyorlar.
Gayrimenkul, genelde fiyatların sürekli yükseldiği bir piyasadır. Ancak her zaman böyle bir yükseliş beklemek de çok doğru değildir. Herkes daha çok kazanmak için yüksek fiyat istiyor ama aslında fiyatları piyasanın kendisi oluşturuyor. Durgun dönemlerde kar marjlarında büyük oranlarda düşüşler yaşanabiliyor. Gayrimenkul alırken, prim yapacağını düşünmekle birlikte bazı durumlarda fiyatının geriye gideceğini hesaba katmak gerekiyor. Özellikle ikinci el gayrimenkul almışsanız bu risk daha da artıyor. Mesela, hiç istemesek de muhtemel bir şiddetli depremde piyasa tepetaklak olabilir. Ya da ciddi bir ekonomik krizde fiyatlar geriyeyebilir.

Bu örnekleri çoğaltmakla birlikte şu anda yaşadığımız dönem aslında uygun fiyatlardan konut bulmak için çok uygun sayılabilir. Çünkü gayrimenkule artık eskisi kadar yatırım aracı gözüyle bakılmıyor. İhtiyaç için konut alanlar her ne kadar bir yatırım yaptığını düşünse de aslında gayrimenkule yatırım yapan ve bundan iyi gelir elde eden önemli bir zengin kesim de var. Bu kişilerin uzmanlık alanı haline gelen gayrimenkul piyasası şimdilik gözden düştü. Sadece belli lokasyonlardaki belli konut projelerinde yatırım yapıldığını görüyoruz. Bunların dışında yatırımcılar açısından piyasa oldukça durgun bir dönemden geçiyor. Artık yatırımcılar dünyada da gayrimenkulden şimdilik çekiliyor.

İşte bu uygun ortamda konut fiyatları da durgun bir seyir izliyor. Sadece inşaatına başlanan markalı konut projelerinin fiyatlarının arttığı görülüyor ama bu artışlar da sınırlı oluyor. Bu artışları gayrimenkul piyasasında fiyatlar artıyor diye düşünmemek gerek. Çünkü temeli atılmış bir konut projesiyle bitmiş bir konut projesi aynı değerde değildir. İnşaatlar tamamlanma aşamasına yaklaştıkça fiyatlar da sıfır konutun fiyatına yaklaşıyor. Yani konutlar tamamlanınca fiyatlar normal değerine çıkıyor. Burada tek sorun inşaat firmalarının genelde temel aşamasında satışa çıkardığı konutlarda fiyatları biraz yüksek tutması oluyor. Halbuki kardan biraz olsun feragat edebilen firmalar çok iyi satış rakamlarına ulaşabilir.

Tüm bu gelişmeler ışığında yaz aylarının da gelmesiyle piyasadaki rehavetin biraz daha artması beklenebilir. Tatil bütçeleri yapılıyor. İnsanlar gündelik ve eğlenceyle ilgili harcamalarında kısıtlamaya gidiyor. Konut alımları da sonbahara erteleniyor. Bu ortamda uzun süredir hareketsiz kalan konut fiyatları alıcılar için fırsat oluşturuyor. Bundan 2 yıl öncesine göre geleceği o kadar parlak olmasa bile gayrimenkul piyasasında alım açısından çok uygun bir ortam yaşanıyor. Arsa fiyatları yavaş da olsa gerilemeye başladı. 250 bin YTL’ye satışa çıkarılan konutların fiyatları 200 bin YTL’nin altına geriledi. Kiralık piyasasında da bir düşüş yaşanıyor. 1000 YTL’ye kiraya verilen konutların fiyatları bu aralar 750 YTL’ye kadar geriledi.

Özellikle satın almalarda konut kredisinin yükseldiğinin göz ardı edilmemesi gerekir. Burada çok peşinat veya az kredi kullanarak konut almak daha akıllıca olabilir.