Archive for Haziran 9th, 2008

istanbul depremi

DEPREM YIKACAK VE ÖLDÜRECEK

 

Bilindiği üzere İstanbul’de pek çok ev su havzaları üzerinde yapılmış olup inşaat malzemesi yönünden eksik, temeli olmayan derme çatma kaçak yapılardan oluşmuştur, pek çoğu en hafif bir depremde bile yıkılabilecek durumda, bu binalarla ilgili bilim adamlarının pek çoğuda bu ve buna benzer binaların bir an önce yıkılması yada taliye edilmesi gerektiği şeklindeki uyarılarına israrla devam etmektedirler.

Bu bilim adamlarından :Prof. Dr. Naci Görür (İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi ): `Binaların sürekli olarak suyla temas etmeleri, zeminin periyodik olarak su baskınına maruz kalması, hem zemini hem de binayı önemli bir şekilde tahrip eder ve yorar. Ayrıca önemli ölçüde malzeme yıpranmasına, korozyona, malzemenin ayrışmasına yol açtığı kesindir. Bu tür yerlerin ciddi bir depremde ayakta kalması mümkün değildir. Daha küçük depremlerde, orta büyükle bir depremde bile ayakta durması kuşkuludur.

Cemal Gökçe (İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı) : `Buralar zemin güvenliği olmayan yerler. Suyun çevreden toplayıp getirdiği toprağa yapılan yapılar. Böyle bir zemin üzerine, plansız yapılan binaların deprem güvenliği söz konusu olamaz. Kaçak yapılan, beton kalitesi son derece yetersiz olan demirlerin korozyona uğramış olması kesindir. Beklenen deprem büyüklüğü İstanbul için, 6.5 - 7.5. Bu yapılan hem bu büyüklükteki, hem de normal büyüklükteki depreme dayanma şansları yok. Hatta bir başka selde temellerin altındaki toprağın kayıp gitmesi durumunda binalar kendi kendine bile yıkılabilir. Buraların tahliye edilip yeşil alana dönüştürülmesi gerekir.`

Görülen o ki İstanbul da büyük bir deprem bekleniyor,eğer bu deprem orta şiddette bir deprem olsa bile çok büyük yıkımlara ve büyük oranda can kaybına sebebiyet verecek.

Peki deprem şiddetine göre İstanbul’da hangi semtler risk altındadır,gelin ona bakalım…

SEMTİNİZİN RİSKİ NE KADAR?

Prof.Dr. Ahmet Ercan’ın haritasına göre, semtlerin deprem riski üç dereceye ayrılıyor. 1. derece en yüksek riski, 2.
derece orta riski ve 3. derece de küçük riski gösteriyor:

1. derece: Zeytinburnu Ayamama Deresi, Ataköy’ün bulunduğu kesimler, Florya (batısındaki heyelan alanları) Küçükçekmece kıyıları, Küçükçekmece Gölü’nün doğusundaki Nakkaşdere alüvyonları, Azaplı yöresi (Altınşehir’in alçak kesimleri), Ispartakule (Alibey Yarımadası’nın batı kısımları), Kanarya (Firuzköy kıyıları), Esenkent, Avcılar (Küçükçekmece Gölü ve Marmara Denizi’ne bakan kıyıları), Ambarlı ve Haramidere (sağlı sollu olmak üzere).

2. derece: Beşiktaş (Ihlamur çukuru), Ortaköy Dereboyu, İstinye çukuru, Tarabya çukuru, Üsküdar çukuru, Beylerbeyi çukuru, Küçüksu çukuru, Paşabahçe-Beykoz çukuru, Çayırbaşı çukuru, Karaköy, Tophane, Salıpazarı, Ortaköy (dolgu olan kesimleri), Eyüp, Alibeyköy, Sütlüce, Balat, Kasımpaşa ve Güngören’in sahil kesimi, Kadıköy (Kurbağalıdere), Moda (denize bakan kısmı), Küçükyalı, Kartal (Rahmanlar bölümü), Tuzla (dere kısmı), Dilovası, Eminönü (Cankurtaran, Şehzadebaşı, Fatih, Çarşamba, Edirnekapı’nın güneyinde kalan kısım), Topkapı, Bakırköy, Bahçelievler, Merter, Şirinevler (bir kısmı), Halkalı, Nakkaşdere, Esenkent, Ömerli, Büyükçekmece, Tepecik (Tepecik, Akören ve Pomak’ın güney kısmı), Selimpaşa, Silivri, Çanta, Gümüşyaka, Kavaklı, Yakuplu, Esenyurt, Avcılar, Ambarlı, Firuzköy, Küçükçekmece, Florya, Yeşilköy, Ataköy ve Zeytinburnu.

3. derece: Darıca, Dolayoba, Pendik, Kartal, Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Beykoz, Çengelköy, Polonezköy, Şile, Haydarpaşa, Altıyol, Bahariye, Kızıltoprak, Erenköy, Suadiye, Bostancı, Kozyatağı, Altunizade, İçerenköy, Bağdat Caddesi, Fenerbahçe, Söğütlüçeşme (Kurbağalıdere dışında kalan kısımları), Moda (denize bakmayan kısımları), Acıbadem, Koşuyolu, Adalar, Eminönü, Rumelihisarı, Arnavutköy, Etiler, Beşiktaş, Maçka, Nişantaşı, Şişli, Taksim, Kağıthane, Gaziosmanpaşa, Levent, Maslak, İstinye, Tarabya, Sarıyer, Karaköy (rıhtım dışında kalan kısım), Gültepe, Emirgan, Bağcılar, Haraççı ve Taşocağı.

Prof Dr Ahmet  ERCAN’ın harıtasında da görünen o ki İstanbul’da yaşayan nüfusun büyük oranı madi kayıplarının yanında hayatlarını kaybedecek pek çok çocuk yetim kalacak ve büyük bir çoğunluk ta sakat olarak hayatını devam ettirmeye çalışacak,bu olayın sosyolojik boyutu.Birde olayın ekonomik boyutu varki tarifinde zorlanıyorum çünkü Ülkemiz henüz dışarıya bağımlılıktan kurtulamamış dışardan gelen sıcak paralarla ayakta durmaya çalışmakta,Üretime dayalı değilde tüketime dayalı ekonomik politikalar uygulanmakta onun içindirki olayın ekonomik boyutunu düşünemiyorum.Ama benim için en önemli öncelik insanın canıdır.

Peki olası bir depremden etkilenmemek için neler yapmalı diye bir soru geliyor insanın aklına…ki ? Bu sorunun yanıtını kısa bir zaman önce Ağaoğlu Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Sayın, ALİ AĞAOĞLU ulusal bir gazetedeki röpörtajına vermişti.

Nedemişti sayın Ali AĞAOĞLU

“DEPREMİN İSTANBULU YIKMASINI BEKLEMEYİN VERİN BANA İSTANBULU BEN YIKAYIM YENİ BİR KENT YARATAYIM “…

Evet bakıldığında İstanbul’un tek kurtuluşu Sayın Ali AĞAOĞLU’ nun önerisine olduğu gibi deprem riski olan binaların yıkılması yerlerine MY WORLD  Ataşehir projesi gibi depreme dayanıklı projelerle yeni yaşam alanları oluşturulması,Aksi durumda deprem yıkacak ve öldürecek.!
Nihat AĞAOĞLU


Etiketler: , ,

TOKİ’nin işi kira öder gibi ev sahibi yapmak

Türkiye’de müteahhitliğin formasyonu bulunmuyor, hiçbir iş beceremeyenler müteahhit oluyor.

Gerçek müteahhitler bizden şikayetçi değil. Bizden şikayetçi olan müteahhitler yap-satçılar. Diploma alıp da mı yap-satçı oluyor? Mühendis mi, mimar mı, organize bir müteahhit mi? Bunlar meslekten mi, alaydan mı, okuldan mı yetişmiş?
Kalkınmış ve nüfusu 90 milyona yakın Almanya’da dahi 2 bin müteahhit bulunuyor, kalkınmakta olan 70 milyon nüfuslu Türkiye’de ise bu rakam 40 bin. Müteahhitler yüzde 100 para kazanıyor. Biz de kayıt dışı ekonomi yok. Ben 70 liraya daire yapıyorum, 70 liraya satıyorum. Müteahhitler kaça yapıyor, kaç liraya gösteriyor bilmiyorum. Gelişmiş, çağdaş, modern ve bilimsel kriterlere dayalı bir sistemle idare edilen ülkelerde özel sektörün kar marjının yüzde 3 ile 15 arasında. Biz alışmışız yüzde 300, 500 kazanmaya. Yok öyle şey artık. Kar dezentralize edilecek. Fakir fukaranın cebine para girecek. Biz ne yapıyoruz? Alt gelir grubuna ve yoksullara yönelik konut yapıyoruz, gecekondu dönüşümleri, kentsel yenilemeler yapıyoruz. Müteahhit bunları yapar mı? Yapmaz. İstiyor ki TOKİ yapmasın, fiyatlar tavan yapsın.
“TOKİ, hiçbir vergiden, ruhsat harcından, stopajdan muaf değil”
Konut yaptığımız yerlerde kiraların düştü. Bizim derdimiz bu. Müteahhitler birleşsin, organize olsun, formasyon kazansın, disipline olsun, oda kursun. Güzel işler yapsınlar, para kazansınlar.
Biz yaptığımız bu işleri kazma-kürek elimize alarak yapmıyoruz. Müteahhitlere veriyoruz. Biz müteahhitlerin elinden pastasını almıyoruz, fiyatları aşağıya çekiyoruz. Fiyatları aşağıya çekmemizden kimsenin rahatsız olmaması, kimsenin şikayet etmemesi lazım. Niye şikayet ediyorlar? ’TOKİ, KDV ödemiyor?’ diyorlar. Hayır, biz KDV ödüyoruz. ’Yapı denetimden muaf’ diyorlar. Evet, yapı denetimden muafız ama müşavirlik firmaları tutuyoruz. 5 tane 25 milyon YTL’lik müşavirlik ihalesi yaptık. TOKİ, hiçbir vergiden, ruhsat harcından, stopajdan muaf değil.
’TOKİ arsaları bedava alıyor’ diyorlar. Aldığımız arsaları vereyim ben müteahhitlere bedava, yapsınlar oraya inşaat. Nereden arsa alıyoruz? Mesela Turkuaz. Altyapı var mı? Yok. Yol var mı? Yok. Doğalgaz var mı? Yok. Telefon hattı var mı? Yok. Atık su kanalı var mı? Yok. Hepsini biz yapıyoruz. Orada gitsin yapsınlar, bakalım satılır mı? Lüks yerlerde bana veriyorlar mı? Lüks yerlerde yaptıklarımı zaten kat karşılığı müteahhitlere veriyorum. Benle alakası yok. Ha vatandaştan almış ha Hazineden almış ha gelip benden almış. Ha ben biraz pahalı veriyorum, almasınlar. Kimsenin kafasına silah dayayıp, iş vermiyoruz. Başka yerden ucuza alacaklardır, bedava alacaklardır, bizden pahalı alıyorlar. Ben devlete kazandırıyorum. Bizim zaten işimiz bu. Bizim işimiz devlete kazandırmak.
Bizim işimiz 5 sene, 10 sene sürüncemede kalan inşaatları engellemek, bir an önce bitirmek, kira öder gibi vatandaşı ev sahibi yapmak, konut fiyatlarını aşağıya çekmek, kaliteli konut yapmak, özel sektörün gitmediği Şırnak, Patnos, Ağrı, Cizre, Ardahan, Iğdır gibi yerlerde konut yapmak. Edirne İpsala’da konut yapmak. Oralara gidiyor mu müteahhit? Gitmiyor. Ama ben orada örnek şehirler kuruyorum. Okulu, sağlık ocağı, ticaret merkezi, altyapısı, parkı, bahçesiyle yapıyorum. Bunları yapıyorlar mı? Niye şikayet ediyorlar? Devlet çekilsin bu işten. Devlet, özel sektörün yapacağı işi yapmasın. Hepsini biz yapalım, istediğimiz gibi fiyatları ayarlayalım.
Devlet Türkiye’deki konut ihtiyacının yüzde 5’ini, 7’sini yaptı. Bu da “sosyal devlet” olmanın gereği. Bizimle ilgili şikayetler… Demek ki biz faydalı oluyoruz bu millete. Vatandaş şikayet ediyor mu? Bir de vatandaş şikayet etsin. Eskişehir’de 760 konuta, 8 bin küsur başvuru oldu. Bakalım, kuradan kendisine ev çıkanlar şikayet edecek mi? Esas bana onu söyleyin. Madem bizim yaptığımız iş doğru değil. O zaman 760 konuta, bu kadar müracaat niye oldu? Yapsın özel sektör, onunkine de müracaat etsinler. Bakın 8 bin küsur kişi müracaat etmiş, demek ki 8 bin kişinin konuta ihtiyacı var. Ben sadece 760 tanesini yapabiliyorum. Geri kalan 7 bin kusur tanesini özel sektör yapsın, versin vatandaşa. Ben ucuz yapıyorum, ucuz veriyorum vatandaşa. Arsayı bedava alıyorum. Altyapısını gelsin yapsın. Yol yapıyorum, altyapı yapıyorum, kanal yapıyorum, viyadük yapıyorum, köprülü kavşak yapıyorum, dere ıslahı yapıyorum, okul yapıyorum, sağlık ocağı yapıyorum.
Devlet bu tip işlerde ekmekte bir miktar olacak. Sağlıkta olacak, eğitimde olacak, insanların barınma ihtiyacında olacak. Olmazsa olmaz.
“Bize başka iş yapmayıp, müteahhitliğe soyunanlar kaşı çıkıyor’’
Bize başka iş yapmayıp, müteahhitliğe soyunanlar karşı çıkıyor. Var mı elinde müteahhitlik sertifikası? Nereden müteahhit olmuş? Babadan mı kalmış ona müteahhitlik? Kendisi çekirdekten mi yetişmiş? İlkokul mezunu olabilir ama kendisini yetiştirecek. Öyle hemen hiçbir iş yapamayıp, buldum bir yerden para, arsayı sattım. Bul bir yerden bir karne veya iş bitirme belgesi, başla müteahhitliğe. Yok öyle şey

Alıntı:Erdoğan Bayraktar


Etiketler: , , , , , ,
Haziran 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May   Tem »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30