Archive for Haziran, 2008

Ucuz konut alma dönemi

Ucuz konut almanın tam zamanı

Konut alımları hep sonbahara ertelenirr. Bu ortamda uzun süredir hareketsiz kalan konut fiyatları alıcılar için fırsat oluştururlar.

Bir konut sahibi olmak ihtiyacın yanı sıra, bir yatırım aracı olarak da her zaman önemini korumuştur. Yeni evlenen bir çiftin ilk düşündüğü şey en kısa zamanda bir ev sahibi olmaktır. Bu temel bir ihtiyaçtır. Ama ev almayı planlayan çift aynı zamanda alacağı evin iyi pirim yapmasını ve daha sonraki yıllarda iyi bir fiyattan satarak gelir kazanmayı bekler.
Bir konuta o kadar para yatırdıktan sonra fiyatının yükselmesini beklemek çok normal bir şey. Çünkü aynı paranın bankadan önemli bir faiz getirisi olacaktır. Konut alanlar da bu düşünceyle hareket ederek ‘ileride ne olur ne olmaz’ deyip daha yüksek fiyatlardan satacakları konutları almak istiyorlar. Konut alınır alınmaz da ‘ben bunu 100 liraya aldım şimdi satsam 110 lira eder’ diye düşünüyorlar.
Gayrimenkul, genelde fiyatların sürekli yükseldiği bir piyasadır. Ancak her zaman böyle bir yükseliş beklemek de çok doğru değildir. Herkes daha çok kazanmak için yüksek fiyat istiyor ama aslında fiyatları piyasanın kendisi oluşturuyor. Durgun dönemlerde kar marjlarında büyük oranlarda düşüşler yaşanabiliyor. Gayrimenkul alırken, prim yapacağını düşünmekle birlikte bazı durumlarda fiyatının geriye gideceğini hesaba katmak gerekiyor. Özellikle ikinci el gayrimenkul almışsanız bu risk daha da artıyor. Mesela, hiç istemesek de muhtemel bir şiddetli depremde piyasa tepetaklak olabilir. Ya da ciddi bir ekonomik krizde fiyatlar geriyeyebilir.

Bu örnekleri çoğaltmakla birlikte şu anda yaşadığımız dönem aslında uygun fiyatlardan konut bulmak için çok uygun sayılabilir. Çünkü gayrimenkule artık eskisi kadar yatırım aracı gözüyle bakılmıyor. İhtiyaç için konut alanlar her ne kadar bir yatırım yaptığını düşünse de aslında gayrimenkule yatırım yapan ve bundan iyi gelir elde eden önemli bir zengin kesim de var. Bu kişilerin uzmanlık alanı haline gelen gayrimenkul piyasası şimdilik gözden düştü. Sadece belli lokasyonlardaki belli konut projelerinde yatırım yapıldığını görüyoruz. Bunların dışında yatırımcılar açısından piyasa oldukça durgun bir dönemden geçiyor. Artık yatırımcılar dünyada da gayrimenkulden şimdilik çekiliyor.

İşte bu uygun ortamda konut fiyatları da durgun bir seyir izliyor. Sadece inşaatına başlanan markalı konut projelerinin fiyatlarının arttığı görülüyor ama bu artışlar da sınırlı oluyor. Bu artışları gayrimenkul piyasasında fiyatlar artıyor diye düşünmemek gerek. Çünkü temeli atılmış bir konut projesiyle bitmiş bir konut projesi aynı değerde değildir. İnşaatlar tamamlanma aşamasına yaklaştıkça fiyatlar da sıfır konutun fiyatına yaklaşıyor. Yani konutlar tamamlanınca fiyatlar normal değerine çıkıyor. Burada tek sorun inşaat firmalarının genelde temel aşamasında satışa çıkardığı konutlarda fiyatları biraz yüksek tutması oluyor. Halbuki kardan biraz olsun feragat edebilen firmalar çok iyi satış rakamlarına ulaşabilir.

Tüm bu gelişmeler ışığında yaz aylarının da gelmesiyle piyasadaki rehavetin biraz daha artması beklenebilir. Tatil bütçeleri yapılıyor. İnsanlar gündelik ve eğlenceyle ilgili harcamalarında kısıtlamaya gidiyor. Konut alımları da sonbahara erteleniyor. Bu ortamda uzun süredir hareketsiz kalan konut fiyatları alıcılar için fırsat oluşturuyor. Bundan 2 yıl öncesine göre geleceği o kadar parlak olmasa bile gayrimenkul piyasasında alım açısından çok uygun bir ortam yaşanıyor. Arsa fiyatları yavaş da olsa gerilemeye başladı. 250 bin YTL’ye satışa çıkarılan konutların fiyatları 200 bin YTL’nin altına geriledi. Kiralık piyasasında da bir düşüş yaşanıyor. 1000 YTL’ye kiraya verilen konutların fiyatları bu aralar 750 YTL’ye kadar geriledi.

Özellikle satın almalarda konut kredisinin yükseldiğinin göz ardı edilmemesi gerekir. Burada çok peşinat veya az kredi kullanarak konut almak daha akıllıca olabilir.


Gurbetçi Mortgage

Mortgage Uzmanı Garanti, “yurtdışında yaşıyorum ama memlekette de evim olsun istiyorum” diyenlere, Gurbetçi Mortgage ürününü sunmaya başladı.

Garanti, yeni mortgage ürünü ile yurtdışında yerleşik vatandaşlarımızın Türkiye’den satın alacakları konutlar için, YTL’ye veya dövize endeksli mortgage kredisi veriyor. Maksimum 240 ay vade ile sunulan üründe, 500.000 YTL veya denk gelen döviz tutarında kredi kullandırılabiliyor.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Garanti Mortgage Genel Müdürü Cemal Onaran, “Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın Türkiye’de ev sahibi olma özleminin farkındayız. Bu vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu maaşlarını yurtdışında, yaşadıkları ülkede kazandıkları için Türkiye’de mortgage ile ev sahibi olamıyorlar.

Onların bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için Gurbetçi Mortgage’ı hizmete sunduk. Bu yeni ürünümüz sayesinde gurbetçi vatandaşlarımız, Garanti Bankası aracılığıyla anavatanlarında bir ev sahibi olabilme fırsatını elde ediyor. Müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurup, onlar için en doğru kredi yapılandırmasını yaratan uzman ekibimizle, herkese uygun mortgage ürünleri sunmaya devam ediyoruz.” dedi.


Gayrimenkul piyasası açılacak

TOKİ’nin, Diyarbakır’da inşa ettiği toplu konutlarda incelemelerde bulunan  (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, basın mensuplarıyla bir süre sohbet ederken, soruları yanıtladı. Bayraktar, gayrimenkul piyasasının en erken 8 ay, en geç 1,5 yıl içinde açılmasının beklendiğini, bu sürenin sonunda da fiyatlarda patlama yaşanacağını belirtti.

Halen 81 ilde ve 431 ilçede faaliyette olduklarını bildiren TOKİ Başkanı, sadece İstanbul’da 110, Ankara’da ise 40 şantiyeleri bulunduğuna işaret etti. Bayraktar, TOKİ’nin mali tablolarına ilişkin de şu bilgileri verdi:

 

“8 milyar YTL alacak portföyümüz var. 4 milyar YTL’lik malımız, yani arsa konut ve işyerimiz var. Ama sıcak paramız yok. Bir yerde istihkam köprüsüne ihtiyacımız var. Ayda 350 milyon YTL rutin akarımız var ama ayda 650 milyon YTL ödeme yapıyoruz. Sıkıntılarla boğuşuyoruz. Buna can dayanmaz. Bu tip para sıkıntımız var. Ama bugüne kadar geldik. Son dönemdeki peşin ödemeli indirim kampanyasından 350 milyon YTL geldi. Borcumuz yok gibi. Yeni doğmuş çocuğa anası nasıl sarılırsa, bizde çocuğumuza sarılıp onunla yatıp kalkıyoruz. İşin dertlisiyiz. Elde çanta geziyoruz, çanta beyazdı kahrından karardı.”

 

‘İndirim kampanyası tekrarlanabilir’

İndirim kampanyasına 1600’ü son gün olmak üzere toplam 10 bin kişinin müracaat ettiğini de belirten TOKİ Başkanı, “Biz 15 bin başvuru bekliyorduk. Belki uzar beklentisi vardı ama işin ciddiyeti açısından uzatmadık. Ancak 5-6 ay sonra belki 2009’un başlarında yeni bir indirim kampanyası yapabiliriz” diye konuştu.

 

‘Satılamayan konutları biz satabiliriz’

Proje sözleşmelerinde, yüklenicilerin satamadıkları konutların paylaşımının yer aldığına ilişkin bir madde bulunduğunu dile getiren Bayraktar, bu tür paylaşımlara gidilebileceğini ve kendilerine düşen konutları peşin satış kampanyalarıyla da elden çıkarabileceklerini vurguladı.

 

Devletin resmi verilerine göre, Türkiye’nin 2,5 milyon acil konuta ihtiyacı olduğunu, her yılda 600 bin yeni konut gereksinim duyulduğunu anlatan Bayraktar, idarenin ihtiyacın yüzde 5 ile 10’u arasındaki bölümü karşıladığını söyledi. Bayraktar, ürettikleri konutların da yüzde 82’nin dar gelirliler için gerçekleştirildiğini, yüzde 18’lik bölümü ise kaynak geliştirme projelerini oluşturduğunu bildirdi.


Bankalar Kredi Verebilmek İçin Müşterinin Ayağına Gidiyor

Konut kredilerinde rekabeti hizmet kalitesine kaydıran bankalar, şimdi de kredi başvurusu için zaman ayıramayan müşteriler için randevu sistemi devreye soktu.

Mortgage bilirkişileri aracılığıyla banka krediyi, ev sahibi olmak isteyen müşterilerinin ayağına taşımaya başladı. Muhallebiciden ofise, pastaneden parka kadar farklı mekanlarda verilen randevu taleplerini kabul eden mortgage bilirkişileri, müşterilerin kredi kullanımı, tapu işlemleri, vergi gibi hukuki sürece yönelik şubede yapması gereken tüm işlemlerini gerçekleştiriyor.

Giderek yoğunlaşan iş temposunun yarattığı zaman sıkıntısı, müşteri sayısını artırmak isteyen bankacılık sektörünü peş peşe yeni projeler geliştirmeye odakladı. Konut satın almak isteyen ve kredi başvurusu için mesai saatlerinde zaman yaratamayan tüketiciler için bankalar şimdi randevu sistemini devreye sokarak ’mortgage bilirkişi’lerini müşterinin ayağına göndermeye başladı.

‘Mortgage Bilirkişi’ kampaynası ile yola çıkan Yapı ve Kredi Bankası, muhallebiciden ofise, pastaneden parka kadar birçok mekanda randevu taleplerini kabul ediyor. Mortgage bilirkişileri, müşteriyi kredi kullanımından tapuya, konut vergilerinden hukuki sürece kadar her konuda  bilgilendiriyor.

2500 KİŞİYLE GÖRÜŞME

Yapı ve Kredi Bankası Konut Finansmanı Bölüm Başkanı İsmet Erdem, 1 ay önce başladıkları bu uygulama çerçevesinde 2 bin 500 kişi ile görüşme yaptıklarını belirterek, konut kredi kullanımının yavaşladığı bu dönemde kampanyanın bankadan konut kredisi kullanan sayısını artırdığını dile getirdi. Türkiye genelinde 504 şubede bilirkişi bulunduğunu anlatan Erdem, konuyla ilgili olarak 600 kişinin eğitimden geçtiğini söyledi. hergün 250-300 kişinin arama yaptığını belirten Erdem, “Bunun yüzde 70’ı randevu talebinde bulunuyor” dedi. Erdem, bugün konuta yönelik olarak kullandırdıkları kredilerin yüzde 10-15’ine yakının bu görüşmeler çerçevesinde gerçekleştiğini ifade etti. 

KİŞİYE ÖZEL DOSYALAR

Erdem, ’Mortgage Bilirkişi’ kampanyasına yönelik olarak şu bilgileri verdi: “Konut kredilerinde randevu sistemini başlattık. Mortgage konusunda özel eğitim almış uzmanlarımıza kendievim.com.tr adlı internet sitemizden ve 444 04 46 numaralı telefondan öncelikle randevu talebinde bulunuyorlar. Bilirkişilerimiz ziyaret öncesi randevu isteyen kişilere özel bir dosya hazırlayabilmek için finansal durumu ve isteklerine yönelik bazı sorular soruyor. Ardından müşterinin seçtiği mekan saat ve tarihte bilirkişilerimiz ziyareti gerçekleştiriyor. Burada müşterilerin ödeme planlarından, satın almak istedikleri evin tapu durumuna kadar birçok bilgi veriliyor. Amacımız sadece krediyi satmak değil. Müşteriye giderken, evi satın alma aşaması ve satın aldıktan sonra karşılacakları konularda aydınlatmak”

PAZAR PAYI HEDEFİ

Durgunluk döneminde kampanyanın müşteri sayısını artırma konusunda etkili olduğunu savunan Erdem, konut kredileri alanında 3-4 yıl içinde pazar payını yüzde 9’a çıkarmayı öngördüklerini söyledi. Konut kredilerinde 2008 yılına yüzde 7.20 pazar payı ile başladıklarına dikkat çeken Erdem, “Bugün pazar payımız yüzde 7.70 seviyesine ulaştı. 2007 yılı Ağustos ayında pazar payımız yüzde 6.75 seviyelerindeydi. Hedefimiz 3-4 yıl içinde sektörde bu konuda lider bir banka olmak. Zaten bu parelelde bütün stratejilerimizi buna göre oluşturduk” dedi. Bankanın konut kredilerinde 2.8 milyar YTL düzeyinde bir portföy büyüklüğüne ulaştığını belirten Erdem, “Yaklaşık 50 bine yakında portföyde yaşayan aktif müşterimiz var” diye konuştu.

TOPLAM PORTFÖY YIL SONUNDA 40.5 MİLYAR YTL’YE ULAŞACAK

Konut kredi portföyünün bugün 35.5 milyar YTL’ye ulaştığına değinen İsmet Erdem, konut kredileri açısından yüzde 35 daralma yaşandığını belitti. Erdem sözlerine şöyle devam etti: “Yıl başında pazarda yüzde 42 büyüme bekliyorduk. Ancak yaşanan olumsuz gelişmelerle bugün beklenti yüzde 38 ve altına geriledi. Yıl sonunda toplam portföyün 40.5 milyar YTL düzeyine ulaşacağını tahmin ediyorum. Mart ayı konut sektörü açısından en durgun dönemdir. Ancak bu yıl nisan ve mayıs ayında konut kredilerinde daha fazla bir daralma yaşandı. Portföy aylık ortalama 750 milyon YTL büyüyor. Haftalık net büyüme ise 150-200 milyon YTL civarında bir büyüme var. Bu bize 2006 yılının mart- nisan dönemlerini hatırlatıyor.”

MORTGAGE UZMANLARINI ABDULLAH YAVAŞ EĞİTTİ

Mortgage bilirkişileri için 5 günlük eğitim programı ABD’deki Pensilvanya Üniversitesi ve Bogaziçi Üniversitesi ile konusunda uzman eğitimcilerle birlikte tasarlandı. Bugün Merkez Bankası bünyesindeki Para Piyasası Kurulu (PPK) üyesi olan mortgage uzmanı Prof. Dr. Abdullah Yavaş eğitime katkıda bulananlar içinde yer aldı. 5 günlük eğitimin ardından bilirkişiler ayrıca sertifikalandırıldı.

2009’UN İLK YARISINDA KREDİ KULLANIMI HIZLANIR

Konut kredilerinin büyümesindeki en önemli bileşenlerden birinin faiz oranları olduğunun altını çizen İsmet Erdem, faizlerin yıllıklarda yüzde 11-12’le gerilemesi ve kişi başına milli gelirin ise 10 bin Euro düzeyine ulaşması durumunda sektörde patlama yaşanacağını söyledi. Erdem 2009’un ilk yarısından itibaren konut kredilerinde hızlanma döneminin başlayacağını tahmin ettiklerini belirterek, konut faizlerinin bu yılı yüzde 1.60 seviyesinde tamamlayacağını dile getirdi..

Esra Sahici / Hürriyet


Selin evleri

Selin Evleri’nden konut değil yaşam tarzı alırsınız…
Proje Adı
SELİN EVLERİ
Toplam Proje Alanı
30.000 m2
Konut / İşyeri Sayısı
240 Daire
Teslim Tarihi
Aralık 2008

Yeni yaşam alanınız sadece ailelerden oluşsun istiyorsanız av almadan bize gelin… Modern mimari ve yüksek konfor modern aileler için tasarlandı…
İstanbul’un en gözde mekanlarından Beylikdüzü’nde 240 konut’tan oluşan Selin Evleri’nde hayatı yaşanılır hale getirmek için her şey sizin için düşünüldü…
Devamını okumak için tıklayınız»


Gayrimenkul piyasası açılır

TOKİ’nin, Diyarbakır’da inşa ettiği toplu konutlarda incelemelerde bulunan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, gayrimenkul piyasasının en erken 8 ay, en geç 1,5 yıl içinde açılmasının beklendiğini, bu sürenin sonunda da fiyatlarda patlama yaşanacağını belirtti.

TOKİ’nin, Diyarbakır’da inşa ettiği toplu konutlarda incelemelerde bulunan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, basın mensuplarıyla bir süre sohbet ederek, soruları yanıtladı. Bayraktar, gayrimenkul piyasasının en erken 8 ay, en geç 1,5 yıl içinde açılmasının beklendiğini, bu sürenin sonunda da fiyatlarda patlama yaşanacağını belirtti.

Halen 81 ilde ve 431 ilçede faaliyette olduklarını bildiren TOKİ Başkanı, sadece İstanbul’da 110, Ankara’da ise 40 şantiyeleri bulunduğuna işaret etti. Bayraktar, TOKİ’nin mali tablolarına ilişkin de şu bilgileri verdi:

 

“8 milyar YTL alacak portföyümüz var. 4 milyar YTL’lik malımız, yani arsa konut ve işyerimiz var. Ama sıcak paramız yok. Bir yerde istihkam köprüsüne ihtiyacımız var. Ayda 350 milyon YTL rutin akarımız var ama ayda 650 milyon YTL ödeme yapıyoruz. Sıkıntılarla boğuşuyoruz. Buna can dayanmaz. Bu tip para sıkıntımız var. Ama bugüne kadar geldik. Son dönemdeki peşin ödemeli indirim kampanyasından 350 milyon YTL geldi. Borcumuz yok gibi. Yeni doğmuş çocuğa anası nasıl sarılırsa, bizde çocuğumuza sarılıp onunla yatıp kalkıyoruz. İşin dertlisiyiz. Elde çanta geziyoruz, çanta beyazdı kahrından karardı.”

 

‘İndirim kampanyası tekrarlanabilir’

İndirim kampanyasına 1600’ü son gün olmak üzere toplam 10 bin kişinin müracaat ettiğini de belirten TOKİ Başkanı, “Biz 15 bin başvuru bekliyorduk. Belki uzar beklentisi vardı ama işin ciddiyeti açısından uzatmadık. Ancak 5-6 ay sonra belki 2009’un başlarında yeni bir indirim kampanyası yapabiliriz” diye konuştu.

 

‘Satılamayan konutları biz satabiliriz’

Proje sözleşmelerinde, yüklenicilerin satamadıkları konutların paylaşımının yer aldığına ilişkin bir madde bulunduğunu dile getiren Bayraktar, bu tür paylaşımlara gidilebileceğini ve kendilerine düşen konutları peşin satış kampanyalarıyla da elden çıkarabileceklerini vurguladı.

 

Devletin resmi verilerine göre, Türkiye’nin 2,5 milyon acil konuta ihtiyacı olduğunu, her yılda 600 bin yeni konut gereksinim duyulduğunu anlatan Bayraktar, idarenin ihtiyacın yüzde 5 ile 10’u arasındaki bölümü karşıladığını söyledi. Bayraktar, ürettikleri konutların da yüzde 82’nin dar gelirliler için gerçekleştirildiğini, yüzde 18’lik bölümü ise kaynak geliştirme projelerini oluşturduğunu bildirdi.


Bankalar konut satışına başladı

Yaşanılaan ekonomik sıkıntı nedeniyle vatandaşın elindeki gayrimenkuller bankalara geçti. Cazip fiyatlara konut ve arsa satın almak isteyen vatandaşlar ile fabrika ya da işyeri satın almak isteyen işadamları, emlakçılardan önce bankalara uğruyor.

Ankara Ticaret Odasının (ATO) bankaların internet sitelerindeki satış ilanlarına dayanarak yaptığı çalışmaya göre, yaşanan ekonomik sıkıntı nedeniyle vatandaş, çiftçi, sanayici ve tüccar kredi borçlarını ödeyemeyince binlerce ipotekli konut, arsa, tarla, fabrika, dükkan ve taşıt bankaların eline geçti.

Araştırmaya göre, geri dönmeyen kredilere karşılık haciz yoluyla el koydukları gayrimenkuller nedeniyle bankalar “emlakçı” gibi oldu. Bazı bankalar, gayrimenkul satışı için “emlak servisi” bile oluşturdu. Cazip fiyatlara konut ve arsa satın almak isteyen vatandaşlar ile fabrika ya da işyeri satın almak isteyen işadamları, emlakçılardan önce bankalara uğruyor.

 

Gayrimenkul zengini haline gelen bankaların elinde müstakil ev, villa, apartman, apartman dairesi, fabrika, imalathane, atölye, ardiye, benzin istasyonu, otel, lokanta, depo, garaj, dükkan, ofis, iş hanı, arsa, tarla, sera, çiftlik, bağ, meyve, fındık ve narenciye bahçesi, fıstıklık, zeytinlik, besihane gibi çok çeşitli gayrimenkuller bulunuyor. Hatta Albaraka Türk’ün elinde satılık kümes bile var.

 

80 bin YTL’ye 145 m2 daire

Bankalar, gayrimenkullerini kısa sürede elden çıkarmak için cazip fiyatlarla satışa sunuyorlar. Örneğin 1000 YTL ile 1 milyon YTL arasındaki fiyatlara arsa bulunabiliyor. Halkbank, Eminönü’de 962 metrekare büyüklüğündeki bir dükkan için 7 milyon YTL, Tarsus’ta 145 metrekare büyüklüğündeki daire için 80 bin YTL, Rize’de 140 metrekare büyüklüğündeki bir daire için 40 bin YTL istiyor.

 

Bankalar, ellerindeki gayrimenkullere, internet siteleri ve şubeleri üzerinden müşteri arıyor. Gayrimenkul satan her bankanın internet sitesinde bir de “satılık gayrimenkuller” bölümü bulunuyor.

 

Vakıfbank ‘Fabrikabank’ oldu

Vakıfbank’ın elinde çok sayıda fabrika bulunması dikkat çekiyor. Adeta “fabrikabank” olan Vakıfbank’ın satıştaki gayrimenkuller listesinde tekstil, iplik, boya, sentetik çuval, yağ, un, irmik, fındık, fındık kırma ve halı fabrikaları bulunuyor.

 

Banka, 14 bin 736 metrakere büyüklüğündeki tekstil fabrikasını 17,5 milyon YTL, 14 bin 400 metrekare büyüğündeki iplik fabrikasını ise 10,8 milyon YTL muhammen bedelle satışa çıkarmış durumda.

 

Hangi bankanın elinde ne var?

Vakıfbank 510, İş Bankası 429, Halkbank 155, Ziraat Bankası 123, Garanti Bankası 27 adet gayrimenkulünü satışa çıkardı. Garanti Bankası’nın satış listesindeki 27 adet gayrimenkulün toplam muhammen bedeli 7 milyon 380 milyon dolar. Bunlar arasında yağ fabrikaları, otel, villa, dükkan ve hammadde depoları bulunuyor.

 

Albaraka Türk’ün elinde 30 adet dükkan, bahçeli, dubleks, tripleks ve daire şeklinde olmak üzere 30 adet konut, 26 adet büro, 4 adet tarla, 4 adet arsa, 2 adet bina, bir un fabrikası ve tarlası, 9 adet depo, 1 adet kümes ve 1 adet 4 katlı işyeri bulunuyor.

 

Türkiye Kalkınma Bankasının elinde ise amme alacağından dolayı ipotekli bir otel bulunuyor. Türkiye Finans Katılım Bankasının elinde; 23 adet konut, 2 adet villa, 9 adet bina, 19 adet dükkan, 1 adet büro, bir adet fabrika, 34 adet arsa, 9 adet tarla, 1 adet bağ ve 1 adet araç bulunuyor.

 

TMSF’nin gayrimenkulleri

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu da (TMSF) amme borçlarından dolayı hacizli olan gayrimenkullerinin bir bölümü 25 Haziran’da açık müzayede ile satışa sundu. Açık artırma ve açık teklif usulü ile yapılan müzayede satışa çıkarılan gayrimenkullerin muhammen bedeli 30 milyon 633 bin YTL’yi buldu.

 

Özellikle son 5 yılda işyeri almak, iş kurmak, işini büyütmek isteyen de, konut, arsa, otomobil almak isteyen de bankalardan kredi kullanmaya yöneldi. Mayıs 2008 itibariyle bankaların vadesinde tahsil edemediği kredi alacakları, vadesi geçmiş kredi kartı borçları dahil 11 milyar 905 milyon YTL’ye ulaştı.

 

“Emlakbank hortladı, bankalar hacizbank oldu”

ATO Başkanı Sinan Aygün, ortaya çıkan tabloya ilişkin olarak, “Emlakbank hortladı, bankalar hacizbank oldu” değerlendirmesinde bulundu. 2001 yılında da çok sayıda gayrimenkulün ödenemeyen krediler nedeniyle bankaların eline geçtiğini anlatan Aygün, şunları kaydetti:

 

“2001 krizi öncesinde de bankalar gayrimenkul zengini olmuştu. Bu durum iyiye işaret değil. Borç yükü altında ezilen vatandaş, sanayici ve tüccar kredilerini ödeyemediği için varını yoğunu kaybediyor. Şu anda 12 miyar YTL’ye yaklaşan kredi alacakları, önümüzdeki günlerde 15 milyar YTL’ye çıkacak.”


KKTC’de,Barış çanları emlak için çalıyor

KKTC’de, 2004 yılında Annan planının gündeme gelmesiyle birlikte yükselen emlak piyasası tekrar bir bekleyiş içine girdi. Ada’da barış sağlanması durumunda emlak fiyatlarında büyük bir artış beklenirken, hükümet de emlak piyasasını düzenlemeye yönelik uygulamaların altına imza atıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde barışa yönelik girişimlerin artmasıyla birlikte adadaki gayrimenkul piyasasının gelişmesine yönelik büyük bir beklenti oluştu. Hem Türk tarafının hem de Rum kesiminin somut çözüm istemesi neticesinde sağlanacak bir barış ortamından en fazla emlak piyasasının etkilenmesi bekleniyor. Rum kesiminde emlak fiyatlarının KKTC’ye göre 3 kat daha pahalı olduğu düşünüldüğünde barış ortamıyla birlikte Kuzey’de tarafındaki fiyatların da yükseleceği tahmin ediliyor.

Bu tablo KKTC’de büyük bir potansiyeli olduğunu ortaya koysa da yabancı bireysel alıcılar dışındaki yatırımcılar KKTC’ye gelme konusunda şimdilik tereddüt ediyor. KKTC’nin uluslararası arenada tanınmaması ve uygulanan ambargo bunun en büyük nedenini oluşturuyor. Rumlarla yaşanan ve çözüme kavuşmamış mülkiyet sorunu da bu durumda etkili oluyor. Bunun yanı sıra, yaklaşık 250 bin nüfusa sahip KKTC’nin şu anda konut fazlasına sahip olması da yatırımcıya cazip gelmiyor. Ülkede yaklaşık 10 bin konut fazlası bulunduğu belirtilirken, son yıllarda sayıları artan müteahhitler piyasa için halen bir risk oluşturuyor.

Ancak tüm bu olumsuzluklara karşın halen yatırım anlamında bakir sayılabilecek KKTC bu sorunlarından arınmasıyla yıldızı parlayacak bir ülke olarak öne çıkıyor. Özellikle Annan planı ile fiyatların yüksek oranlarda artmaya başladığı Ada’da emlak fiyatları bölgelere göre farklılık gösteriyor. Şu anda çok ucuz olmasa da emlak fiyatlarının yükselmeyi sürdürmesinin beklendiği KKTC’de kıyı kesimlerde sadece turizme yönelik yatırımlara izin veriliyor. Bu kapsamda Bafra’da büyük otel yatırımları dikkat çekiyor. Ülkede büyük alışveriş merkezi ve hastane gibi alanlarda ise yeni yatırıma ihtiyaç duyulurken, Türk firmalarının turizm dışında pek fazla yatırım yapmadığı görülüyor. Daha çok yabancıya yapılan satışlarla ayakta kalan emlak piyasasında unutulan Türkiye piyasası da tekrar hedefler arasına girdi. Bu kapsamda Türk vatandaşları için çeşitli projelerin geliştirilmesi gündeme geliyor.

Konutların çoğu yabancıya satılıyor

KKTC’nin en önemli kentlerinden biri Girne’de, 2003 yılından 2007 yılına kadar olan dönemi kapsayan bir araştırma ülkenin genel konut durumu hakkında bilgi veriyor. Araştırma göre söz konusu dönemde bölgede yaklaşık 4 bin 700 konut yapılmış. Bunun yüzde 73,1’inde kimse oturmazken, yüzde 26,9’unun ise dolu olduğu anlaşılmış. Boş evleri ülke dışında yaşayanların aldığı ve ikincil konut olarak kullandığı tahmin ediliyor. Bu konutların büyük bir bölümünü tek katlı dubleksler oluşuyor. Ancak son yıllarda Kıbrıs’ta nitelikli siteler de yoğunlukla yapılmaya başlanırken, bu şekilde apartmanlara olan talepte artış yaşanıyor. Ada’da konut satışlarının önemli bir bölümü yabancılara yapıldığı için sosyal donatılı siteler daha fazla tercih ediliyor.

Araştırmaya göre evlerin yüzde 27’si 100 konutluk sitelerde, yüzde 3,7’si 76-100 konutluk sitelerde, yüzde 10,8’i 51-75 konutluk sitelerde, yüzde 24,3’ü 21-50 konutluk sitelerde, yüzde 16,5’i 11-20 konutluk sitelerde ve yüzde 13,6’ı da 2-10 konutluk binalarda bulunuyor. Yüzde 4,1’i de müstakil tek katlı evlerden oluşuyor. Evlerin inşaatında kullanılan yapı malzemelerinde ise taş ev yüzde 7,5, siding yüzde 0,1, ahşap yüzde 0,7, tuğla yüzde 53,9 oranında kullanılmış. 2004 yılında tek villa yüzde 17,1 oranında tercih edilirken, 2007 yılında bu rakam yüzde 11,2’ye düşmüş. Dubleks villanın tercih edilme oranı 2004 yılında yüzde 82,9 iken, 2007’de bu oran yüzde 54,6’ya gerilemiş. 2005 yılında apartmanlar yüzde 19,7 oranında tercih edilirken, 2007 yılında bu oran yüzde 34,7’ye çıkmış. İkiz dubleks ise 2005’te yüzde 0,8 oranında tercih edilirken, 2007 yüzde 6,1’e yükselmiş.

Kiralık emlak fiyatları 80 kat arttı

- KKTC’nin nüfusu 2006 verilerine göre 257 bin 533.

- Büyüme hızı yüzde 12.7.

- Enflasyon yüzde 19,2.

- KKTC’de yaklaşık 61 bin sigortası yatırılan işçi var.

- Kıbrıs’ta arazilerin satışında bir dönüm 1000 metrekare değil eski Osmanlı ölçüsüne göre 1320 metrekare olarak hesaplanıyor.

- Eski bir İngiliz sömürgesi olan Kıbrıs’ta resmi para YTL olmasına rağmen emlak alım, satım ve kiralamasında İngiliz para birimi olan pound tercih ediliyor.

- Kıbrıs’ta kadastro 1916 yılında yapılmış.

- Kıbrıs’ta 1996 yılından 2006 yılına kadar kiralık emlak fiyatları yaklaşık 80 kat artmış.

- Aynı dönemde satılık emlak fiyatları bazı bölgelerde 100 kata kadar çıkmış.

- Yine aynı dönemde satılık gayrimenkullerin fiyatı yaklaşık 5 kat artmış.

- Türkiye’nin emlakçılıkla ilgili bir yasası bulunmasına rağmen KKTC’nin bir emlak yasası var. - Mortgage sisteminin uygulanmadığı ülkede yasanın Meclis’ten geçmesi bekleniyor.

- Ada’da 10 yıl öncesinde 35 inşaat firması varken son yıllarda bu sayı 650 olmuş.

- Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun verilerine göre konutlara yılda yaklaşık 10 bin sayaç takılıyor. Bu da Ada’da her yıl 10 bin konut yapıldığını gösteriyor.

- Ada’daki toplam konut fazlasının tahmini olarak 10 bin olduğu belirtiliyor.

- Türk vatandaşları yabancılara uygulanan prosedüre göre Ada’da en fazla 1 dönüm ya da 1 konut alabiliyor.

- Kıbrıs’ta 2003 yılında 80 olan emlakçı sayısı 2007’de 300’ün üzerine çıkmış.

- Aynı dönemde 65 olan müteahhit sayısı 927’ye yükselmiş.

- Ada’da son yıllarda İsrailli yatırımcılar arsa toplarken, konut satışları daha çok İngiliz, İrlanda ve Almanlara yapılmış.

KKTC’de karşılaştırmalı arsa fiyatları

Bölge 2003 fiyatları 2008 fiyatları
Esentepe 100-300 pound 30-40 bin pound
Tatlısu 1000 pound 10000-25000 pound
Yenierenköy 5000 pound 2 bin pound
Girne 15 bin pound 100-120 bin pound
Karaoğlan 15 bin pound 80-100 bin pound
Alsancak 5 bin pound 45-50 bin pound
Karşıyaka 1000-2000 pound 30-45 bin pound
Sadrazamköy 5-15 bin pound 5-15 bin pound
Güzelyurt 1000 pound 1000-30 bin pound
Türkeli 1000 bin pound 30 bin pound
Gönyeli 8-10 bin pound 60-70 bin pound
Lefkoşa 9-10 bin pound 80 bin pound

Kaynak: Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği

Arsa fiyatları baş döndürücü bir hızla artıyor

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği’nin verilerine göre Ada’da özellikle arazi fiyatları büyük bir hızla artıyor. Kıbrıs’ın kuzeyinde Esentepe bölgesinde 2003 yılında 100-300 pound civarındaki arazi fiyatları bugün 30-40 bin pound arasında değişiyor. Bölgede iki kattan fazla imar izni verilmiyor, arazinin sadece yüzde 20’sinde inşaat izni var. Kuzeydeki Tatlısu bölgesinde 2003’de 1000 pound olan araziler de bugün 10 bin ile 25 bin pound arasında el değiştiriyor.

Ada’nın kuzeydoğusundaki Yenierenköy’de 2003’de 5 bin pound olan fiyatlar bölgede imar izni olmaması nedeniyle gerileyerek 2 bin pound’a düştü. Bölgede inşaat yapılamıyor. Bu nedenle konut fiyatları yükseliyor ama arazi fiyatları düşüyor. Kıbrıs’ın en önemli kıyı kenti Girne’de ise 2003 yıllarında bir dönüm arsa için 15 bin pound istenirken, bugün 100-120 bin pound talep ediliyor.

Ada’nın kıyı bölgelerinden biri olan Karaoğlan’da 2003’lerde 15 bin pound olan arsa fiyatları 80-100 bin pound’a kadar yükseldi. Bu bölgenin yüksek imara açılacağı konusunda duyumlar var. Bu durumda fiyatların çok daha fazla yükselmesi bekleniyor. Karaoğlan’a komşu Alsancak’ta ise 2003’lerde 5 bin pound olan fiyatlar 45-50 bin pound’a kadar çıktı. Ada’nın kuzeybatısında kalan Karşıyaka’da 2002 yıllarında 1000-2000 pound civarındaki fiyatlar yolun üstü için 30-35 pound’a, yolun alt bölümü için ise de 40-45 pound’a fırladı. Karşıyaka’nın komşusu Kayalar’da 2003 yıllarında bir dönüme 5 bin pound istenirken, bugün arsalar 15 ile 25 bin pound arasındaki fiyatlardan satılıyor. Ada’nın tam kuzey batısında yer alan Sadrazamköy’de ise 2003 yılında 5-15 bin pound arasında seyreden fiyatlar imar durumuna göre pek fazla değişmedi ve aynı seviyede kaldı.

Türkeli’nde patlama olabilir!

Ada’nın güneyinde Güzelyurt bölgesinde ise Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin Kıbrıs kampusunun kurulmasıyla fiyatlarda bir canlanma oldu. Bölgede bugün fiyatlar 30 bin pound’a kadar çıkabiliyor. Ada’nın iç kesimindeki Türkeli bölgesinde 22 kata kadar imarın serbest bırakılması bekleniyor. Türkeli’ndeki fiyatlar halen 1000 pound civarında seyrediyor, fakat özellikle imarın serbest bırakılmasıyla fiyatların 30 bin pound civarına çıkacağı tahmin ediliyor.

Lefkoşa’nın hemen yanındaki Gönyeli’de 2003 yılında 810 bin pound seviyesindeki fiyatlar bugün 60-70 bin pound’a kadar çıktı. Ancak Gönyeli’nin bir bölümünden sonrası imara kapalı. Gönyeli’nin yanındaki Kanlıköy ise imara tamamen kapalı ve normalde arsa fiyatları 1000 pound. Ama bölgenin yakında imara açılması planlandığı için fiyatlar şimdiden 5 ve 10 bin pound arasında değişiyor. Başkent Lefkoşa’da ise 9-10 bin pound seviyesindeki fiyatlar 60-100 bin pound’a kadar çıktı.

Konut fiyatları da artıyor

KKTC’de Annan planıyla birlikte konut fiyatlarında da büyük bir artış gözleniyor. Girne’de 3+1 tipinde ve 100 metrekare büyüklüğündeki villalar 2002 yılında 40-50 bin pound’a alınırken, bugün bu villaların fiyatları 90-120 bin pound arasında değişiyor. Aynı yerde apartman dairleri ise 2002 yılından önce 20 bin pound civarındayken, 60 bin pound’a yükseldi.

Sadece villa izni olan Tatlısu bölgesinde 2003 yılında köy içerisinde 10 bin pound’a alınabilen villaların fiyatları 50 bin pound’an başlıyor. Lefkoşa’da apartman dairesinin fiyatları 12 ile 16 bin pound arasındaydı, ancak gelinen noktada fiyatlar 50 bin pound’a kadar çıktı. Magosa bölgesinde 2003’de apartman dairesi fiyatları 30 bin pound civarındaydı, çünkü kiralıklarda yoğun talep vardı. Bugün itibariyle fiyatlar 50 bin pound’a kadar yükseldi. Çatalköy’de ise 2003 yıllarında 5 bin pound olan evler bugün 50 bin pound’dan satılıyor.

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur:

‘Barış olursa emlak piyasası patlayabilir’

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur, Kıbrıs’ta son dönemde yaşanan gelişmelerin kendileri için umut verdiğini ifade ederek, Ada’da barışın sağlanması durumunda emlak piyasasının da büyük bir patlama yapabileceğini söyledi. Rum kesimi’nde fiyatların Kuzey’e göre yüzde 300 daha pahalı olduğunu belirten Hasan Sungur, şunları belirtti:

“Müzakerelerden olumlu sonuç çıkması durumunda fiyatlar hızla yükselecek, çünkü Rum tarafındaki yatırımcılar bu tarafa doğru hızlı bir şekilde kaymaya başlayacak. Rum tarafında birikmiş olan bu kapital bir anda bu tarafa akacak. Kuzey ve Güney kesimi arasında 3 kat fiyat farkı olduğu düşünülürse barışla birlikte Kuzey’deki fiyatların artması muhtemel. Barış olursa hızlı bir patlama derken; minimum yüzde 200’den başlayıp yüzde 600’e varan değişimler bekleniyor. Barış olmaması durumunda da fiyatların çok hızlı olmasa da yükseliş trendini sürdüreceğini düşünüyorum.”

Hedefte Türk yatırımcılar da var

Sungur, KKTC’de 1980’li yıllarda Türkiye’deki zenginlere yönelik yapılan gayrimenkullerle hareketli olan emlak piyasasının belli bir dönem bu şekilde devam ettiğini hatırlatarak, Türkiye’de ciddi bir değişimin başlaması ve yatırımcıların başka pazarlara yönelmesiyle KKTC emlak piyasasında bir durgunluk yaşandığını söyledi.

Hasan Sungur, 2000’li yıllara doğru Ada’da yerel inşaat firmalarının boy göstermesiyle birlikte yeni konutların yapılmaya başlandığını vurgulayarak, “Bu dönemde yabancıya satışlar arttı. Fakat piyasada asıl hareket 2000 yılından sonra kendini gösterdi. Özellikle Annan Planı’nın ardından piyasa patladı. Ada’da inşaat sektörünün hareketlenmesinden dolayı, ülke dışından özellikle Türkiye’den yaklaşık 30 bin işçi geldi” diye konuştu. Türk yatırımcılarının da Kıbrıs piyasasının gündeminde bulunduğunu ifade eden Hasan Sungur, piyasanın canlılığını koruması için hem Türk hem de diğer ülkelerin yatırımcılarını çeşitli fırsatlar sunulması gerektiğini kaydetti.

Sungur, Kıbrıs’ta kadastronun 1916 yılında yapıldığını belirterek, bazı bölgelerde arazilerin tamamen imara kapalı olduğunu, bazı arazilerin üzerinde ise yüzde 50 inşaat izni verildiğini söyledi. Bu nedenle Ada’da düzgün bir imar planından bahsedilemeyeceğini dile getiren Sungur, devletin bazı teşvikler sunduğunu da belirterek, “KKTC’de 2008 sonuna kadar deniz kenarlarında proje yapmak isteyen herhangi bir kişi devletten arazi kiraladığı zaman, imar izni alacak ve projeler onaylanacak. Yeni yasa böyle” dedi.

‘Mortgage’la 12 bin konut satılır’

KKTC’de, uygulanan Emlakçılık Yasası’nın ardından ayrıca mortgage yasasının da uygulanması konusunda gerekli çalışmalar yapıldığını anlatan Sungur, “Yasa taslağının kısa süre içinde yasalaşması bekleniyor. Değerleme uzmanlığının nasıl yapılacağı ve erken ödeme cezası konularında Türkiye’dekinden farklı uygulamalar gündeme gelse de bu konuların dışında mortgaga Türkiye’dekine çok benziyor” diye konuştu. Hasan Sungur, KKTC’de mortgage’ın uygulanmasıyla yaklaşık 12-13 bin civarında yeni satışın beklendiğini ifade ederek, “İyi bir mortgage yasasıyla rakamlar 20-25 bini bulabilir. Bu şekilde önümüzdeki 5 yılın ekonomideki lokomotifi inşaat sektörü olur” dedi.

KKTC Meclisi Emlak Komisyonu Başkanı Kadri Fellahoğlu:

‘Kıbrıs’ta yeni bir sayfa açılıyor’

Kıbrıs’ta 1 Mart 2008’den itibaren yeni bir dönemin başladığını ifade eden KKTC Cumhuriyet Meclisi Emlak Komisyonu Başkanı Kadri Fellahoğlu, Kıbrıs Rum tarafında yapılan seçimle birlikte Ada’da çözüme yönelik girişimlerin hızlandığını söyledi. Kıbrıs’ta ekonomik ve siyasi istikrar olabilmesi için dünyayla bütünleşmek gerektiğini anlatan Kadri Fellahoğlu, şunları kaydetti:

“Kıbrıs bütün olarak şu an Avrupa Birliği toprağıdır. Bu emlak piyasasını da yakından ilgilendiriyor. Fakat Kıbrıs Rum tarafı bütün Ada adına Avrupa Birliği’ne girdi. Fakat Avrupa Birliği kuralları Kuzey Kıbrıs’ta uygulanmıyor. Sonuç itibariyle kuzeydeki toprak da Avrupa Birliği toprağıdır. Bunu böyle değerlendirmek lazım.”

Fellahoğlu, Annan planı döneminde referandum sonrasında emlak piyasasında bir patlama olduğunu hatırlatarak, “Bir çözüm ve çözümle birlikte mülkiyet sorununun netleşmesi emlak piyasasına ciddi bir istikrar getirecektir. Çözümün görüşülmesi referandumda olduğu gibi emlak piyasasına bir ivme kazandırır” dedi. Son birkaç yılda emlak ve inşaat sektörünün ekonominin lokomotifi olduğunu vurgulayan Kadri Fellahoğlu, “Bu sektörler ekonomimize büyük bir dinamizm kazandırdı. Ama sonuçta bu istikrar sağlanamamıştır ve mutlaka çözüm gelmesi gerekiyor. Çözümle birlikte de emlak piyasası kesinlikle canlanacak. Çünkü halen

mülkiyet sorunları devam ediyor” diye konuştu. Kadri Fellahoğlu, mülkiyet sorununun çözümüne yönelik şunları söyledi:

“Konuyla ilgili olarak Annan planında bir takım düzenlemeler öngörülüyordu. Örneğin çözüm iki bölgeli olacaktı. İki ortaklı bir Kıbrıs yaratılacaktı. Kendi bölgemizde çoğunlukla Türkler bulunacak ve mülk sahipleri de genelde Türkler olacaktı. Annan planına göre Kuzey’de mülkü olan bir Rum vatandaşı o mülkün 3’te birinin kullanımını alacaktı. Diğer 3’te biriyle ilgili tazminat, kalan 3’te biriyle de güneyde onun karşılığında bir mal edinecekti. Yani bıraktığı tüm mülkün karşılığına alacaktı. Fakat yeni düzenlemeler yapılan görüşmelerden sonra netleşecek.”

‘İnşaatta kriz yaşanıyor’

Bugünkü yapıda bile çözümün görüşülmeye başlamasının emlak piyasasına pozitif etki yaptığını belirten Kadri Fellahoğlu, inşaat sektöründe geçen yıllarda yaşanan patlamanın ardından bu yıl ciddi bir krizle karşı karşıya bulunduklarının altını çizdi.

Fellahoğlu, bu durumun birçok nedeni bulunduğunu anlatarak şunları aktardı:

“Sektör doyum noktasına geldi ve ayrıca birçok insan müteahhitliğe soyundu, emlakçı oldu. Emlak ve inşaat sektörüne çok fazla yatırım yapıldı. Arz fazlası ortaya çıkınca satışlarda bir durgunluk yaşandı. Yükselişin hep devam edeceği düşünüldü ama piyasa doygunluk noktasına geldi. Bunun yanı sıra çıkartılan emirnamelerle piyasaya kısıtlamalar getirildi ve bunun da yarattığı bir durgunluk söz konusu.”

‘Ada bir beton yığını olmamalı’

Komisyonu Başkanı Kadri Fellahoğlu KKTC’deki yapılaşma politikasını sağlam bir temele oturtmak gerektiğine vurgu yaparak şöyle devam etti:

“Adada birçok bölgede inşaatı tamamen durdurduk. Bundan sonra ülkenin bütününe dönük bir plan yapılması ve bu yapılırken de kıyıların ve ormanların korunması gerekiyor. Adayı bir beton yığınına çevirirsek ilerde sıkıntı çekeriz. Çarpık yapılaşma söz konusu ve bunu kontrol altına almak için çalışmak gerek. Kıbrıs küçük bir ada bu nedenle dikey büyümeyi de düşünebiliriz. Özellikle Lefkoşa dikey büyümenin oluşabileceği bir kent.”

Kadri Fellahoğlu, KKTC’de bir süre önce mortgage’a benzer bir Konut Edindirme Yasası’nı çıkardıklarını fakat bunun mortgage’tan çok faklı olduğunu anlatarak, “Gerçek anlamda mortgage yasasının en kısa zamanda çıkarılması gerekiyor. Yasanın doğru çıkması durumunda bankalardaki 5 milyar dolarlık mevduat yatırım olarak piyasaya girebilir. Sistemin yürürlüğe girmesiyle birlikte bu kaynağın yatırıma dönüşeceğine ve emlak piyasasına çok büyük katkısı sağlayacağına inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer

‘Sektörü disiplin altına alacağız’

KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, emlak piyasasının ve inşaat sektörünün Ada ekonomisinin gelişmesi için büyük önem taşıdığını belirterek, son dönemde yaşanan barış süreciyle birlikte bu sektörlerde hareketlenmenin daha da hızlanacağını söyledi. Piyasanın gelişmesi ve sektörün kurumsal bir yapıya kavuşması için çalıştıklarını söyleyen Soyer, gelişen piyasayla birlikte son yıllarda bazı sorunlar yaşandığını da hatırlattı.

Başbakan Soyer, sektörde çok sayıda kişinin müteahhitlik yapmaya başladığını ifade ederek, “Piyasada herkes müteahhit ve emlakçı oldu, bu şekilde sektör zarar gördü. Emlakçılık yasasını çıkardık. Sektörü daha da disiplin altına alacağız. Aynı şekilde müteahhitlik yasasını da çıkartarak, bu işi yapmayı bazı şartlara bağlayacağız. Sermaye ve işletme gibi konularda katı kriterler getireceğiz” dedi.

Kıbrıs’ta yabancılara yönelik çok sayıda konut satışı yapıldığını ve bununla birlikte çeşitli sorunlar yaşandığını vurgulayan Soyer, “Yabancılardan gelen şikayetler üzerine bir komisyon oluşturduk. Bu şekilde piyasada yaşanan memnuniyetsizliklerin çoğunu çözdük ve olumsuz izlenimleri olumluya çevirdik. Bu tablodan yabancılar memnun kaldı. Böylece piyasaya yabancıların ilgisi tekrar arttı” dedi.


TOKİ Başkanı, müteahhit sayısından yakındı

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, “Almanya’da 2 bin 500, bizde 90 bin müteahhit olması içler acısı” dedi.

TOKİ’nin 2006 hesapları hakkında dün TBMM KİT Komisyonu’na bilgi veren Bayraktar, “90 milyonluk Almanya’da 2 bin 500 kayıtlı müteahhit var. Bizde ise 90 bin civarında. Bu Türkiye için bir handikaptır, içler acısı bir durumdur, düzeltilmesi lazım” diye konuştu.

Bugüne kadar arsa satışı karşılığı hasılat paylaşımı tarzında 50 civarında ihale yaptıklarını ve bunlardan sadece ikisini feshettiklerini belirten Bayraktar, şunları söyledi:

“Tabii içimiz kan ağlıyordu. Yüksek Denetleme Kurulu ile ‘hasılat paylaşımı ihalelerine girip, işini yapmayan veya kötüye kullanan, açgözlülük yapan müteahhitler, diğer ihalelere veya tüm kamu ihalelerine girmesin’ şeklinde görüşmelerimiz de oldu. Belki bunu daha önce akıl etmemiz gerekirdi ama akıl edemedik. Niye? Yasa koyucu düzenliyor, biz uygulayıcıyız” dedi.

Bugün 1030 şantiyede faaliyet sürdürdüklerini bildiren Bayraktar, bu şantiyelerin 30’unda müteahhitlerle, 65-70 şantiyede ise imar ve altyapıyla ilgili problemleri bulunduğunu ifade etti. Bayraktar, “Şantiyelerimizin yüzde 10’unda problem var. Bunun yüzde 80’i giderilebilecek, yüzde 20’siyse kangren olmuş problemlerdir” dedi.
Bayraktar, “Daha önce bütün müteahhitler TOKİ ihalesine girerken bugün işini ciddi ve sağlam yapmayan müteahhitler, ihalelerimize girmeye cesaret edememektedir. Müteahhitler sürekli denetlenmektedir” dedi.
(MİLLİYET)


Fenerbahçe Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı

Fenerbahçe Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı

Fenerbahçe Yönetimi, Mali Genel Kurul’da, Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı” için yetki alarak, kolları sıvadı. Sarı-lacivertliler, birçok şehirde inşaatlar yapıp, ticarete soyunacak.

Kendisiyle birlikte yönetiminde birçok müteahhit bulunduran Başkan Aziz Yıldırım, bildiği işle Fenerbahçe’yi daha da ön plana çıkaracak.

2008 yılı bütçesini 301 milyon YTL’ye yükselterek Türkiye rekoru kıran Fenerbahçe, Mali Genel Kurul’da “Gayrımenkul Yatırım Ortaklığı” kurma yetkisi alarak bir ilke daha imza attı.


Fenerbahçe Kulübü bu girişimle, bir inşaat firması gibi hareket edip, konut üretecek ve bunları satarak para kazanacak. Başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere büyük kentlerde oluşturacağı konut projeleriyle kulübe büyük gelir sağlamayı hedefleyen sarı-lacivertliler, bir çok şehirde “Fenerbahçe Kent”ler yaratarak ticarete soyunacak.

 

Arsa arayışları
TOKİ ile işbirliğine de gidip, Türkiye’nin konut ihtiyacına katkıda bulunmak ve kulübe gelir sağlamak için çalışacak olan Fenerbahçe İnşaat A.Ş., hem ekonomik hem de lüks konut inşaatları ile sektörde liderliğe oynamaya çalışacak. Yönetiminde birçok inşaat mühendisi ve müteahhit bulunduran Fenerbahçe, Başkan Aziz Yıldırım’ın önderliğinde asıl meslekleri olduğu için şirketi yönetip, kâr etmeye çalışacak.
Fenerbahçe Yönetimi öteden beri büyük kentlerde arsa yatırımlarına girişmiş, arayışları da halen sürüyordu. Fenerbahçe İnşaat A.Ş.’nin çok büyük konut projeleri ile kısa sürede icraata geçip, satışa başlaması bekleniyor.


Haziran 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May   Tem »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30