Kurumsal ya da ilgili meslek odasına üye olmayan kayıtdışı emlak komisyoncularıyla çalışanlar başlarına gelebilecek kötü senaryolara da hazırlıklı olmalı.
Konut alım ve satımında başrol oyuncularından biri olan emlak komisyonculuğu uzun yıllardır tartışılan mesleklerin başında geliyor.
Tartışmanın odak noktasında ise konut alan ve satanların verdiği ücretin karşılığını bir hizmet olarak alamamaları ve çeşitli şekillerde suiistimale uğramaları bulunuyor. Bu konularda çok sayıda vatandaş mağduriyetini dile getiryor. Sorunun çözümü konusunda ise halen radikal önlemler alınmış değil. Aslında görünen tabloda ne yazık ki yapılacak pek bir şey de yok!
Yapılacak çok fazla bir şey yok, çünkü kayıt dışı çalışan binlerce kişi halen bu meslekten para kazanmaya çalışıyor. Bu durumun önüne bir türlü geçilemiyor. Sokak aralarında, hatta ana caddelerde apaçık şeklide emlak komisyoncusu olmadığı halde bu mesleği yapmaya çalışanlar doğaldır ki vatandaşı mağdur ediyor.
Emekliye ayrılanlar bir dükkan kiralayıp, bir masa ve bir sandalye ile emlakçılığa soyunuyor. Birçok dükkan sahibi potansiyel bir emlakçı gibi camlarına satılık konut ilanları asıyor. Denetimlerin olmadığı bir ortamda piyasada başı boş bir şekilde kol gezen ‘emlakçılar’ zaten çok zor koşullarda konut alan vatandaşı da mağdur ediyor. Komisyonunu almakla kalmıyor, vatandaşı konut aldığına pişman ediyor. Mesleğin adını da kötüye çıkarıyor.
Peki, denetimleri kim yapıyor?
Emlak komisyoncularının uymak zorunda olduğu ve 2003 yılında yasalaşan Mecburi Standart Tebliği ile ilgili denetim yetkisi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na ait. Fakat bakanlığın bu denetimleri düzenli olarak gerçekleştirdiğine şimdilik şahit olmadık. Eğer bu denetimler düzenli olarak yapılıyorsa neden halen binlerce kayıtdışı çalışan emlakçı vatandaşı mağdur etmeye devam ediyor?
Bu konuda en ehil kurumlar olan meslek odaları ise kayıt dışı çalışan emlakçıların denetimlerini yapabiliyor fakat herhangi bir yaptırımda bulunamıyor. Vatandaş kayıt dışı çalışan ya da kendisini mağdur durumda bırakan emlak komisyoncularını ilgili meslek odalarına bildirse bile, odalar bu konuda yasal bir işlem yapamıyor. Odalar kayıtdışı komisyoncuları tespit ediyor ve durumu ilgili belediyelere bildiriyor. Belediyeler de görevini yaparsa ceza kesiyor…
İlgili meslek odaları sadece kendilerine üye emlak komisyoncuları hakkında şikayet varsa, ihtardan odadan atılmaya kadar değişik şekilde yaptırımlar uygulayabiliyor. Binlerce kayıtdışı emlakçının kol gezdiği Teksasvari bu ortam, mesleğini düzgün bir şekilde yapmaya çalışan emlak komisyoncularını da çok olumsuz etkiliyor.
Kötü senaryolara hazırlıklı olun!
Bu kötü tabloda konut alıcılarının da bilinçli hareket etmesi büyük önem taşıyor. Öyle ki, kurumsal ya da ilgili meslek odasına üye olmayan kayıtdışı emlak komisyoncularıyla çalışanlar başlarına gelebilecek kötü senaryolara da hazırlıklı olmalı. Bu seçim kendileri için hoş olmayan durumlar yaratabilir. Çünkü, emlakta alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı alınan yüzde 3 komisyon oranı binlerce YTL’lere tekabül ediyor.
Odalara üye emlak komisyoncularıyla çalışıp da yine mağdur olanların ise en azından şikayet başvurusu yapabilecekleri bir yer var. Bu kişiler hemen emlak komisyoncusunun bağlı olduğu ilgili odaya giderek durumu izah etmeliler ki, oda da gerekli işlemleri yapabilsin.
Türkiye’de gelişen emlak piyasasında bu sorunu çözmek zorundayız. Çünkü vatandaşların mağduriyetleri ciddi boyutlara ulaşıyor ve hiç haketmediği halde kayıtdışı çalışan emlakçılar binlerce YTL’leri bir anda cebe indiriyor. Türkiye’de kim bu kadar kolay para kazanıyor ki?
Sorunun temelden çözümünde emlak komisyonculuğunda sistematik, kapsamlı ve uzun soluklu bir eğitim programının uygulanması önem taşıyor. Bu konuda ilgili meslek kurumları çeşitli çalışmalar yapsa da eğitim sisteminin içinde genel bir programın oluşturulması zaman içinde mesleğin niteliksel olarak çok fazla gelişmesine katkı sağlayabilir.
Diploma şartı getirilsin!
Gelişen emlak sektörü artık ciddi bir uzmanlık ve bilgi birikimi gerektiriyor.
Mesela, 2 yıllık yüksek okullarda konuyla ilgili bölümler açılabilir. Bundan sonra sadece bu okullardan mezun olanlara emlak komisyonculuğu yapma imkanı verilir. Meslek, böylece bir diplomaya bağlanır. Aklına esen herkes de bu mesleği yapamaz. Daha önceden beri bu mesleği yapanların ise belli şartları oluşturmaları durumunda emlak komisyonculuğuna devam etmelerine izin verilir. Aksi durumda meslekten çıkartılırlar.
Tüm bunlar için halen bir yasası bulunmayan mesleğin bir an önce yasasının çıkarılması gerekiyor. Yasayla emlak komisyonculuğunun kimler tarafından ve nasıl yapacağı açık seçik belirtilmeli. Denetimlerin nasıl yapılacağı ve bunun karşılığında uygulanacak caydırıcı ve ağır yaptırımların belirlenmesi de emlak komisyonculuğunun disiplin altına alınmasında büyük önem taşıyor.