Archive for Aralık, 2007

Konut fiyatları düşüyor

Konutta yüksek fiyat artışları yerini durgunluğa bıraktı. Şu günlerde Türkiye genelinde hareketsiz bir dönem geçiren fiyatlar İstanbul’da bazı bölgelerde yüzde 15’e varan oranlarda düştü.

Konut fiyatlarında kredi faizlerinin düşmesiyle 2005 yılından itibaren başlayan hareketlilik bugünlerde yerini durgunluğa bıraktı. Özellikle İstanbul’da bazı bölgelerde fiyatların yüzde 15’e varan oranlarda düştüğü gözleniyor. İstanbul Maltepe’de 2006 yılında 160 bin YTL’ye satılan bir konut şimdi ancak 135 bin YTL’ye alıcı buluyor.

Ankara ve İzmir’de değişkenlik gösteren fiyatlar Konya, Ordu, Malatya ve Antep gibi illerde durağan seyrini sürdürüyor. Bursa’da yüzde 5 oranında artan konut fiyatları Antalya’da ise turizm mevsiminin bitmesi nedeniyle yüzde 5 gerilemiş durumda.

Geçen yıllarda yüzde 200-300’e yaklaşan oranlarda artış gösteren fiyatların gerilemesindeki en önemli etken olarak konut kredisi faizlerinin yüzde 1.30 gibi yüksek bir seviyede seyretmesi gösteriliyor.

 

İstanbul’da yüzde 15 düşüş yaşanıyor

İl/İlçe

2007 yılbaşı konut fiyatları

2007 yılsonu konut fiyatları

Değişim değeri %

İSTANBUL      

Kozyatağı

220 bin YTL

200 bin YTL

-10

Beşiktaş

250 bin YTL

250 bin YTL

0

Üsküdar

200 bin YTL

200 bin YTL

0

Maltepe

160 bin YTL

135 bin YTL

-15

Şirinevler

110 bin YTL

95 bin YTL

-15

Çengelköy

200 bin YTL 220 bin YTL 10

Halkalı

140 bin YTL 155 bin YTL 10

Maslak

300 bin YTL 330 bin YTL 10

Bahçelievler

250 bin YTL 250 bin YTL 0

Bakırköy

225 bin YTL   225 bin YTL 0

Etiler

600 bin YTL 600 bin YTL 0

Ataşehir

350 bin YTL 350 bin YTL 0

Yeniköy

600 bin YTL 600 bin YTL 0

Bağdat Cad.

500 bin YTL  425 bin YTL -15

Beylikdüzü

130 bin YTL 110 bin YTL -15
İZMİR      

Karşıyaka

120 bin YTL

140 bin YTL

+15

Alsancak

220 bin YTL

190 bin YTL

-15

Buca

80 bin YTL

80 bin YTL

0

ANKARA      

Çankaya

160 bin YTL

175 bin YTL

+10

Keçiören

80 bin YTL

85 bin YTL

+7

Yenimahalle

100 bin YTL

110 bin YTL

+10

Sincan

60 bin YTL

60 bin YTL

0

Mamak

60 bin YTL

55 bin YTL

-10

BURSA

110 bin YTL

115 bin YTL

+5

ANTALYA

105 bin YTL

100 bin YTL

-5

GAZİANTEP

80 bin YTL

80 bin YTL

0

MALATYA

100 bin YTL

100 bin YTL

0

ORDU

90 bin YTL

90 bin YTL

0

KONYA

85 bin YTL

85 bin YTL

0

Kaynak: RM Gayrimenkul Değerleme A.Ş.

- Tabloda 100 metrekare 3+1 daireler dikkate alınmıştır.

 

 

‘Fiyatlar semtlere göre değişiyor’

Konut fiyatlarındaki değişimi yorumlayan RM Gayrimenkul’den Değerleme Uzmanı Esra Başçınar, şu açıklamayı yaptı:

“Tabloda İstanbul’da semtlere göre fiyatlarda azalma ya da sabitlik gözlenirken, Ankara ve İzmir’de yine semtlere göre fiyatlarda artma, azalma ya da sabitlik var. Konut fiyatlarında meydana gelen artışların nedenleri olarak semtlerde yeni ulaşım alternatiflerinin oluşmasını (metro ağının yayılması, yeni çevre yolu inşaatları vb.), alışveriş merkezi inşaatlarının fazlalaşmasını; fiyatlardaki azalmaların nedeni olarak ise toplu konut inşaatlarının sayısının artması sonucu ikinci el piyasalarına ilginin azalmasını sayabiliriz. Diğer illerdeki fiyatlar, İstanbul, Ankara ve İzmir’de 2005 ile 2006 yılının ilk yarısında meydana gelen dalgalanmalardan fazla etkilenmediğinden normal seyrediyor. Gerek konut kredilerinin faiz oranlarının yüksekliği, gerekse mortgage yasasını tam anlamıyla uygulanamaması piyasanın durgunluğunda etkili oluyor.” 

 

’Fiyatların yüzde 40 ucuzlaması gerekiyor’

Reha Medin Emlak Hizmetleri Genel Müdürü Nabi Cücük de, ikinci el konut fiyatlarında yüzde 15 oranında düşüş yaşandığını belirterek, “Piyasada binlerce satılık konut var ama alıcı yok. Bu durumda da fiyatlar geriliyor” dedi. Cücük, özellikle sıfır konutlarda yüksek rakamlar istendiğini anlatarak, “Cebinde parası olan yatırımcılar da sıfır konutların fiyatlarının yüksek olması nedeniyle alım yapmıyor” diye konuştu. Cücük, sıfır konutların yüzde 40 pahalıya satışa çıkarıldığını öne sürerek, “Bu nedenle konut fiyatlarının en az yüzde 40 ucuzlaması gerekiyor. İstanbul’da en fazla 200 bin YTL’ye depreme dayanıklı, güvenlikli ve oturulabilir bir ev alınabilmeli ama bu fiyatlarda konut bulunmuyor” şeklinde konuştu.

 

Vatandaşların konut alabilmesi için faiz oranlarının mutlaka yüzde 1’in altına inmesi gerektiğini vurgulayan Cücük, bu durgunluğun ardından 2008 yılında konut fiyatlarının artabileceğini söyledi. Maliyetlerde yaşanacak yüzde 10 artışların bile en az yüzde 20 olarak fiyatlara yansıtılabileceğini ifade eden Genel Müdür Cücük, “Yeni konut üreticileri umarım 2007’den ders çıkartmıştır. Çünkü kimse konut satamadı. Fiyatların düşmesi durumunda hem ihtiyacı olanlar konut alabilir hem de piyasa hareketlenir” dedi. Cücük, fiyatların yükselecek olması nedeniyle de şimdi konut alacakların iyi bir yatırım yapacaklarını da sözlerine ekledi.


TOKİ konutları pahalı mı sattı?

Türkiye’de konutlar pahalı değil ama genel alım gücünün üzerindeki fiyatlardan satılıyor.

Vatandaş konut alırken çok zorlanıyor ya da alamıyor. Bu düşük alım gücünü dikkate alacak bir konut politikası da uygulanmıyor. Öte yandan düşük gelirlilere de konut üreten TOKİ konut üretiminde standardizasyon getirerek fiyatları düşüreceğini açıkladı. Fabrikasyon üretimlerle konut maliyetlerini düşürmek amacıyla ODTÜ ile çalıştıklarını açıklayan TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, bu şekilde fiyatların düşeceğini belirtiyor.


Erdoğan Bayraktar Başkanlığı’ndaki TOKİ şimdiye kadar yaklaşık 385 bin konut üretti. Bunların bir bölümü bitti, bir bölümünün inşaatı devam ediyor, kalanların ise ihalesi yapıldı. Bu aslında çok büyük bir rakam ve yeni hedef de 500 bin konuta ulaşmak.

Konutlar vatandaşa pahalıya mı satıldı?

Yapılan açıklamadan şimdiye kadar TOKİ’nin konutları pahalı ürettiği ve sattığı sonucunu çıkartabilir miyiz? Bakış açısına göre değişir ama eleştirel bir şekilde konuya yaklaşarak, konutların daha ucuza satılabileceğini ama satılmadığını söyleyebiliriz. Çünkü açıklamaya göre bu konutları daha ucuza üretmek mümkünmüş. Fakat şimdiye kadar bu yönde bir girişim yapılmadı, konutları daha ucuza üretme fikri şimdilerde gündeme geliyor. Bunun da uygulama olanağı bulacağı kesin değil. Yurtdışında onlarca yıldır uygulanan standardizasyonla ilgili neden bunca yıldır bir çalışma yapılmadı? 285 bin konut yüksek maliyetlerle üretilerek, vatandaşa pahalıya mı satıldı?

Standart üretim şart!

Çok geç alınmış bir karar olmakla birlikte konutta standardizasyona gitmek oldukça önem taşıyor. Ama TOKİ’nin bunu nasıl gerçekleştireceği konusunda ayrıntılı açıklama yapılmadı. ODTÜ ile işbirliği yapmak tamam ama devletin de bu konuyla ilgili radikal kararlar alması gerekir.

Türkiye’de yeni konutlar yapılıyor, hepsinin duvar boyu, tavan yüksekliği, kapı-pencere genişliği birbirinden farklı. Bu nedenle hepsi için farklı üretimler yapılıyor. Üretilmeyenler de ithal ediliyor. Yani maliyetler artıyor, fiyatlar yükseliyor. Aslında bu şekilde konutlar özel olarak üretiliyor, bu da lükse giriyor. Piyasada belli standartlar zorunlu olarak uygulansa ve konutlar da bunlara göre yapılsa maliyetlerde önemli oranlarda tasarruf sağlanabilir ve konut fiyatları düşebilir.

Devlet 150 metrekarenin altındaki konutlardan yüzde 1 oranında, 150 metrekareden büyük konutlar için yüzde 18 oranında vergi alıyor. Bu nedenle 149.5 metrekare büyüklüğünde konutlar sıkça yapılıyor. Devlet de lüks konut saydığı bu konutlardan vergisini alamıyor.

Bu vergi sisteminin yerine konut üretiminde standartlara göre vergilendirme yapılabilir. Belirlenen standartların dışında üretilecek konutlardan yüksek vergi alınabilir. Standart dışı üretilen konutlar lüks sayılabilir. Standarda göre üretilen konutların da vergisi az olabilir. Mesela, kapı-pencereler 2 tip olur, buna göre üretim yapılır. Kapı-pencereler ilerleyen yıllarda değişeceği zaman vatandaş da bunların yenilerini ucuz fiyata yapı marketlerden alıp yerine takılabilir. Böylece her şekilde tasarruf edilebilir. Maliyet fiyatlarındaki kafa karışıklığı da ortadan kalkarak, en azından alacağımız konutun ne kadar maliyeti olduğunu biliriz. Ayrıca üretimdeki standardizasyon, arsa ve lokasyon etkisini bir yana bırakırsak fiyatta da standardizasyonunu getirebilir.

Sonuçta TOKİ bir devlet kurumu ve şu anda piyasada tek belirleyici durumunda. Piyasada yönlendirici ve düzenleyici bir yapıya bürünerek ilgili kurumları harekete geçirip konut üretiminde standardizasyonla ilgili gerekli çalışmaları yapabilir. Tabii gerçekten yapmak istediği buysa…

Kaynak:Milliyet emlak


Mortgage Konusunda Belirsizlik

Mortgage Konusunda Büyük Belirsizlik Var

Dünya Bankası Konut Finansmanı Grubu Başkanı Loic Chiquier, Türkiye’de 2005 yılına göre mortgage konusunda büyük bir belirsizlik olduğunu belirterek, “Türkiye çok dürüst adımlar atıyor. Yüksek düzeyde emlakla ilgili davalar görüyoruz. Tabii ruhsatsız binaların fazla olması bunda son derece etkili” dedi.

Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile Dünya Gazetesi’nin düzenlediği ve iki gün sürecek olan “Konut Finansmanı Konferansı 2007: Türkiye’de Konuta Erişimi Artırmak” başlıklı konferans kapsamında düzenlenen “Mortgage Sektörünün Türkiye Ekonomisine Etkileri” konulu panelde konuşan Chiquier, mortgage sistemi konusunda her ülkenin farklı düzeylerde başarılı olduğunu söyledi.

Danimarka gibi 200 yıldır bu sistemi kullanan ülkeler ile henüz 5 yıldır mortgage sistemini kullanan ülkeler arasında, işleyiş açısından büyük farklar bulunmasının doğal olduğunu ifade eden Chiquier, hükümetlerin gün geçtikçe konut finansmanı meselesini daha çok siyasi ajandalarana aldıklarına dikkat çekti.


“2005 YILINA KIYASLA BELİRSİZLİK VAR”

Chiquier, Türkiye’de son 3 yılda önemli gelişme kaydedildiğini ancak 2005 yılına kıyasla mortgage konusunda büyük bir belirsizlik yaşandığını kaydetti. Türkiye’nin bu alanda çok dürüst adımlar attığına vurgu yapan Chiquier, “Türkiye’de yüksek düzeyde emlakla ilgili davalar görüyoruz. Tabii ruhsatsız binaların fazla olması bunda son derece etkili. Türkiye için deprem sigortası da önemli bir konu. Eğer deprem sigortası mecburi olmayacaksa, bu konuda nasıl tedbirler alınması gerektiği belirlenmeli” diye konuştu.

Chiquier, Türkiye mortgage piyasasında fiyatların çok hızlı geliştiğine dikkat çekerek, ilerde finans ağırlıklı işlemlerin reel alana kayacağını, bu durumda uygulanacak teşvik politikalarının şimdiden hazırlanması gerektiğini dile getirdi.

“YÜKSEK BÜYÜME KREDİ RİSKİ YARATABİLİR”

Fınpolconsult. De Yönetici Direktörü Hans-Joachim Dübel de, Türkiye’nin mortgage piyasasının küresel gelişiminin “çeperinde” olmadığına işaret ederek, özellikle yüksek büyüme oranlarının bazı kredi riskleri yaratabileceğini söyledi.

Latin Amerika’da geçtiğimiz dönemde başgösteren krizin en önemli sebebininin, bu ülkelerin finansal altyapısının makroekonomik dengelerle uyumsuz olmasından kaynaklandığını hatırlatan Dübel, “Türkiye’de de böyle bir durumun yaşanmaması için finansal sistem dünyaya tamamiyle uygun hale getirilmeli. Aksi halde, Türkiye’de özellikle mortgage piyasasında önemli rol oynayan yabancı kreditörler kendilerini geri çekebilir” diye konuştu.
Dübel, TOKİ ve diğer emlak ajansalarının önümüzdeki dönemde gecekonduların dönüşümünde oynayacağı rolün de önemli olduğunu sözlerine ekledi.

“İNŞAATIN İSTİHDAM ÜZERİNDEKİNİ ABARTMAMAK LAZIM”

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Danışma Kurulu ve Mütevelli Heyeti Üyesi Hasan Ersel ise, Türkiye’de inşaat sektörünün istihdam üzerindeki etkisinin yüzde 5 civarında olduğuna işaret ederek, “Bu etkiyi abartmamak lazım. Hele de inşaatta kalifiye eleman ihtiyacının arttığını düşünürsek…” dedi.

Türkiye’de konut kredilerinin 2004 sonrasında büyük artış gösterdiğini, özellikle 2005 yılının ikinci yarısında ciddi büyüme oranlarına ulaştığını hatırlatan Ersel, 2006 Haziranında yaşanan dalgalanmanın ardından ise sektörde bir yavaşlama eğilimi gözlendiğini söyledi.

“FİNANSMAN KONUSUNDA DİKKAT Lİ OLMAK GEREKİYOR”

Ersel, inşaat şirketlerinin çalışma sisteminin konut sektöründeki değişimlerinden etkileneceğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Türkiye’de banka kredilerindeki artış mı talebi ortaya çıkardı, yoksa talep mi bankaların krediye yönelmesine neden oldu belli değil. ABD’deki gibi sorunlar yaşanacağını söylemiyorum ama, gelecekte daha dikkatli olmak lazım. Finansman olumlu da olabilir, olumsuz da olabilir. Finansman kaynaklarına erişimin kolaylığı konut edinmeyi kolaylaştırabilir ama, bu, gelecekte bazı sorunları da beraberinde getirebilir.”

Mynet emlak


2008’de konut fiyatları

 

2008’de konut fiyatları ne olur?

Konut kredisinde faizlerin düşmesiyle birlikte konut alımında en belirleyici etken konut kredisi faiz oranları oldu.

Faiz oranları düştüğü zaman konut fiyatları yükseldi, faizler yükseldiği zaman ise konut fiyatları düştü. Geçen yıllarda düşen faiz oranları ile birlikte emlak fiyatları da büyük bir hızla yükselmişti. Fakat 2006’nın mayıs ayında yaşanan ekonomik dalgalanmayla faizlerin yukarı yönlü hareket etmesi konut fiyatlarını düşürdü. Geldiğimiz noktada ise yeni konutlarda fiyatların durgun bir seyir izlediği, ikinci el fiyatlarda ise düşüş olduğu görülüyor.

Mevsimsel olarak da hareketsiz bir dönem geçiren emlak piyasasında faizlerin yüzde 1.30 bandında oturması da fiyatların pek değişmeyeceğini gösteriyor. Bir de konuta hücum edilen dönemlerde yaşanan ani ve yüksek fiyat artışları bu durgunlukta etkili oluyor.

ABD kaynaklı mortgage krizinin de etkisiyle daha temkinli bir politika izleyen bankalar geçmiş dönemde olduğu gibi yüksek oranlı faiz indirimlerinden kaçınıyor. Yapılan açıklamalar ve öngörüler de, faizlerin 2008 sonuna doğru yüzde 1’e yaklaşacağı yönünde, tabii her şey yolunda giderse…


Faizlerle ilgili muhtemel bu gelişmeler bize konut fiyatlarının 2008’deki seyrini aşağı yukarı veriyor. Faizlerin çok fazla düşmeyecek olması konuta talebin de çok fazla artmayacağı anlamına geliyor. Bu nedenle az alıcılı, çok satıcılı bir piyasada fiyatların aşağı yönlü hareketi devam edebilir. 2008’in bahar aylarında mevsimsel olarak biraz olsun hareketlenecek piyasa yaz aylarında yerini tekrar durgunluğa bırakabilir.

2004 ve 2005 yılında inşaatına başlanan ve tamamlanma aşamasına gelen konut projeleri de burada önem taşıyor. Binlerce yeni konutun piyasaya girmesiyle konut fazlalığı gündeme gelebilir ve bu da fiyatları aşağı çekebilir. Çünkü yapılan bu konutlar çoğunlukla yatırımcıların tercihi olurken, o dönemde uygun fiyatla alım yapanlar bu konutları elden çıkarmak isteyecektir. Konutları oturmak için alanlar ise oturdukları konutu boşaltıp ya satışa çıkartacak ya da kiraya verecektir. Bu şekilde de fazladan ikinci el konutlar piyasaya girecek.

Konuttan kar etme dönemi bitiyor

Diğer taraftan, 2008 yılında çok özel lokasyonda bulunan projeler dışında konutta yatırım amaçlı alımlarda yüksek oranlı karlardan söz etmek pek mümkün olmayacaktır. Çünkü konut üreticileri yeni projelerindeki fiyatları yüksek seviyelerden belirliyor. Temeli yeni atılan bir konut projesi için talep edilen fiyatlar hemen hemen o konutun tamamlanmış seviyedeki fiyatına denk geliyor. İnşaat firmaları ilk satış fiyatlarını yüksek tutunca da yatırımcılara pek kar etme fırsatı bırakmıyor. Bu nedenle alımlar azalıyor. Zaten şu anda yeni site yapan birçok firma da konut satmada oldukça zorlanıyor.

Sonuçta, 2008 yılında faiz oranlarındaki gelişmelere paralel olarak konut fiyatlarının durgun seyredeceğini söyleyebiliriz. Fiyatların çılgınca yükseldiği bir dönemden sonra Türkiye’deki genel gelir durumu için halen yüksek olmasına rağmen düşme eğilimindeki bu fiyatlar konuta ihtiyacı olanlar için uygun ortam oluşturabilir. Zaten şu anda piyasada konuta gerçekten ihtiyacı olanlar dışında alım yapanlara pek rastlanmıyor.

Kaynak:Milliyet emlak

 


Konut fiyatları düşüyor

Konutta yüksek fiyat artışları yerini durgunluğa bıraktı. Şu günlerde Türkiye genelinde hareketsiz bir dönem geçiren fiyatlar İstanbul’da bazı bölgelerde yüzde 15’e varan oranlarda düştü.


Konut fiyatlarında kredi faizlerinin düşmesiyle 2005 yılından itibaren başlayan hareketlilik bugünlerde yerini durgunluğa bıraktı. Özellikle İstanbul’da bazı bölgelerde fiyatların yüzde 15’e varan oranlarda düştüğü gözleniyor. İstanbul Maltepe’de 2006 yılında 160 bin YTL’ye satılan bir konut şimdi ancak 135 bin YTL’ye alıcı buluyor.

Ankara ve İzmir’de değişkenlik gösteren fiyatlar Konya, Ordu, Malatya ve Antep gibi illerde durağan seyrini sürdürüyor. Bursa’da yüzde 5 oranında artan konut fiyatları Antalya’da ise turizm mevsiminin bitmesi nedeniyle yüzde 5 gerilemiş durumda.

Kaynak:Milliyet emlak

Geçen yıllarda yüzde 200-300’e yaklaşan oranlarda artış gösteren fiyatların gerilemesindeki en önemli etken olarak konut kredisi faizlerinin yüzde 1.30 gibi yüksek bir seviyede seyretmesi gösteriliyor.


Ucuz Konut

TOKİ Ucuz Konutun Formülünü Buldu!

TOKİ, daha ucuz ve kaliteli konut üretmek için modüler sistemler geliştirip fabrikasyon üretimlerle konut maliyetlerini düşürmek amacıyla ODTÜ ile birlikte çalışıyor. Bu şekilde daha ucuz konutlar üretilecek.


2008’i “Kalite Yılı” ilan eden Toplu Konut idaresi, “Daha Ucuz, Daha Çağdaş, Daha Kaliteli Konut” sloganı çerçevesinde hareket edecek. TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “3D Hedefleri” olarak özetledikleri “Daha Ucuz, Daha Çağdaş, Daha Kaliteli Konut” hedefleri kapsamında, modüler sistemler geliştirilip, fabrikasyon üretimlerle konut maliyetlerini düşürmek için ODTÜ ile çalıştıklarını bildirdi. Konut üretiminde standartlar geliştirmeye ve yerleştirmeye çalıştıklarını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

FİYATLAR DÜŞECEK

“Eğer modüler sistemler gelirse, fabrikasyon üretim olursa, fiyatlar daha aşağı çekilecek. Çimento, demir gibi ana malzemelerdeki fiyatların oturması da çok önemli. Maliyetleri düşürmek için ODTÜ ile bu konuda çalışıyoruz. Kapılarda, eşiklerde, asansörlerde, döşemelerde, tesisatta yalıtımda nasıl tedbirler alınır, fiyatları nasıl düşürürüz, bunun üzerinde çalışıyoruz.

Yeni yılda, alt gelir grubuna yönelik konut projelerine ve kentsel yenilemeye büyük önem vereceklerini vurgulayan Bayraktar, “TBMM’de bulunan kentsel dönüşüm yasasına, kentsel yenileme yanında, deprem dönüşümü konusunda da bazı maddeler ekleteceğiz. Kentsel yenileme, gecekondu dönüşümü yanında deprem riskli konutların dönüşümü konusunda çok ciddi uygulamalarımız olacak” dedi.

İSTANBUL’A ÖZEL PROJELER

Bu yıl başladıkları okul, hastane, sevgi evleri ve engelsiz yaşama merkezleri inşaatlarına gelecek yıl da ağırlık vereceklerini anlatan Bayraktar, İstanbul için özel projeler üzerinde çalıştıklarını bildirdi. Bayraktar, şu bilgiyi verdi:

“İstanbul’da gecekondulaşmanın ötesinde, kaçak yapılaşma sorunu var. Özellikle 1985-90’dan önce yapılan ruhsatlı yapıların büyük bölümünün mühendislik şartlarına, fenni kriterlere uygun olduğu söylenemez. Betonarme, statik, işçilik, malzeme açısından uygun değil. İstanbul, devasa bir sorun olarak Türkiye’nin önünde duruyor. Belediyenin bu konuda tek başına soruna çözüm bulması mümkün değil. Mutlaka devlet politikası haline getirerek, bu sorunların çözümü gerekir. TOKİ olarak İstanbul belediyesi ile biraz daha yakınlaşıp entegre olacağız. Gelecek dönemde, İstanbul’da biraz daha kaynak yaratıp, İstanbul’un dönüşümünü renovasyonunu (yenileme) destekleyecek projeleri harekete geçireceğiz.

‘TEMELLİ, 10 YOL SONRA ANKARA’NIN BİR SEMTİ OLACAK’

Ankara’daki uygulamaları hakkında da bilgi veren Bayraktar, Ankara’nın artık gelişme vizyonunu belirlediğini, gelecek 10 yıl içinde Temelli’nin Ankara’nın semti haline geleceğini söyledi. Bu aksiyon üzerinde çok büyük, 40-50 bin konutluk bir şehir kurulacağını, burada 2 üniversite, orta ölçekli sanayi bölgesi, sağlık, kültür merkezleri bulunacağını anlatan Bayraktar, burada gerçekleştirmeyi planladıkları Disneyland projesi için de “siyasi iradenin göstereceği tavrı beklediklerini” bildirdi. Bayraktar, “Bu proje için kaynağa gerek yok. O kendi kendisini yapar” dedi.

YÜKSEK PEŞİNAT VEREN LÜKS KONUTU UCUZA ALACAK

Kaynak yaratmak için, orta ve üst gelir grubuna yönelik konut satışlarında gelecek yıl bazı değişiklikler yapılacağını bildiren TOKİ Başkanı Bayraktar, peşinatın yüksek ödenmesi halinde fiyatlardaki indirim oranının artırılacağını, konutların bu şekilde sınıflandırılarak, ödenen peşinata göre vade ve fiyatın değiştirileceğini anlattı. Bayraktar, “Tamamı peşin olunca farklı, yüzde 40 peşinat olursa farklı indirim olacak. Kaynak girişini artırmak için vatandaşa çok alternatif sunacağız. Ancak, alt gelir ve yoksul vatandaşa yönelik konutlarda satış politikasında değişiklik olmayacak. Bu kesimden evine taşınana kadar taksit almayacağız” dedi.

285 BİN KONUTA BAŞLADI

TOKİ’nin sayısal hedefleri hakkında da bilgi veren Erdoğan Bayraktar, 2007 yılı için hedeflenen 250 bin konuta başlama sayısını aştıklarını, 285 bin konuta yaklaştıklarını belirtirken, gelecek yıl sonuna kadar, başlanan-projelendirilen konut sayısı olarak 360 bine, tamamlanan konut sayısı olarak 230-240 bine ulaşmayı öngördüklerini kaydetti. Bayraktar, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokoller çerçevesinde hastane ve okul yapmaya devam edeceklerini, bunların bedellerinin, ihale tarihinden itibaren 5 yılda eşit taksitler halinde ödendiğini söyledi.


Ev alırken paranızı havaya savurmayın

Ev alırken çok iyi araştırılması gerektiği belirtilirken, bilinçsizce alınan bir emlakta paraların havaya gidebileceği uyarısında bulunuldu.


İzmir Emlakçılar ve Emlak Müşavirleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Rıdvan Akgün, ikinci el konutlarda büyük düşüşler yaşanırken, bilinçsizce alınan bir emlakta paraların havaya gidebileceği uyarısında bulundu.

Akgün, düzenlediği basın toplantısında, son iki yıl içinde emlak fiyatlarının artmaktan ziyade yüzde 30 seviyelerinde düştüğünü belirterek, parası olan vatandaşın eğer konutu yoksa biran önce bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Akgün, ev alırken çok iyi araştırılması gerektiğinin altını çizerek, ikinci el konutlarda böyle büyük düşüşler yaşandığını ama bilinçsizce alınan bir emlakta paraların havaya gidebileceği uyarısında bulundu. Akgün, “Artık her konut satılmamaktadır. Bilinçli alıcı alırken kazanmaktadır. Değerinde alınan bir mülk karlı bir yatırımdır fakat piyasa fiyatlarında düşüş yaşanırken araştırmadan yapılan bir alımda yüzde 30’un üzerinde bir zararla karşı karşıya kalınabilir” dedi.


Hayat sigortası zorunlu değil

Konut kredisi kullananların, hayat sigortası yaptırmak zorunda olmadıkları mahkeme kararıyla da tescillendi.


Karabük Valiliği İl Tüketici Sorunları Hakem Heyeti, konut kredisi kullanan bir tüketicinin deprem sigortası dışında hayat sigortası için para kesilmek istenilmesine karşı çıkarak yaptığı başvuru üzerine, zorunlu deprem sigortası dışında başka bir sigorta ücreti kesilemeyeceğine karar verdi.

Karabük Sanayi Ticaret İl Müdürü ve İl Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanı Salim Sungur, Karabük’te yaşayan Kamil Aydın’ın Ziraat Bankası’nın Balıkesir Ayvalık Şubesi’nden konut kredisi kullandığını, daha sonra yürürlüğe giren Mortgage Yasası’na dahil olduğunu belirterek, bankanın hayat sigortası için 254 YTL istemesi nedeniyle, mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Karabük Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurduğunu söyledi. Sungur, bankanın ipotek ve DASK sigortasını yaptığını, bunun dışında tüketiciye kendi isteği doğrultusunda başka bir sigorta yapamayacağına heyetin karar verdiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Bankadan konut kredisi alan bir kişi mecburen DASK sigortasını yaptırmak zorunda. Bunun arkasından banka kredi verdiği kişiye bir de hayat sigortası yapıyor. Biz bunun iptaline karar verdik. Hayat sigortası yapabilir ama bunu verdiği krediden çekemez.”

Geçen şubat ayında çıkartılan mortgage ile ilgili kanunda, hayat sigortası yaptırmak tüketicinin tercihine bırakılmıştı.


Emlakta satan çok alan yok

Century 21 Türkiye’nin Gayrimenkul Danışma Hattı’nı yüzde 31 oranında gayrimenkul satmak isteyenler ararken, konut satın almak isteyenlerin oranı yüzde 20’de kaldı.


Century 21 Türkiye, Ocak 2007’den Aralık 2007’ye kadar, Gayrimenkul Danışma Hattı’na gelen telefonlarla ilgili verileri açıkladı. Verilere göre gayrimenkul danışma hattını arayanların yüzde 36’sını gayrimenkul kiralamakla ilgili bilgi edinmek isteyenler oluşturdu. Bunu, yüzde 31’le gayrimenkul satmak isteyenler izlerken, gayrimenkul almak isteyenlerin oranı da yüzde 20 de kaldı. Gayrimenkul satmak ve almak isteyenler arasındaki yüzde 11’lik fark sektörün durgun olduğunu gösteriyor. Gayrimenkul Danışma Hattı’nı arayanların yüzde 13’ünü ise gayrimenkul kiraya vermek isteyenler oluşturdu.

2005 Ağustos ayında faaliyete geçen ve emlakla ilgili her türlü sorunun cevaplandığı Century 21 Türkiye Gayrimenkul Danışma Hattı, bilgi vermenin yanı sıra gayrimenkul alım satımı yapmak isteyenlerle, gayrimenkul almak ya da kiralamak isteyenlerin ilgili bölgedeki en yakın Century 21 ofisi’yle iletişim kurmalarını da sağlıyor. Yine verilere göre müşterilerden gelen talepler doğrultusunda telefonların yönlendirildiği Türkiye çapındaki Century 21 ofislerinin müşterilerin ihtiyaçlarını karşılama ve ihtiyaçlara geri gönüş oranı ise yüzde 100 oldu.


Emekliye maliyetine konut

Emeklilerin Yaşam Kenti adlı proje kapsamında parklar, lokaller, sosyal tesisler, çalışma atölyeleri, hobi bahçeleri ve sağlık merkezleri bulunacağı 50-70 metrekarelik konutlar 35 bin ytl’ye emeklilere satılacak.


Emekli Bir-Sen, Türkiye’deki dar gelirli ihtiyaç sahibi emeklilerin yaşamlarını stresten uzak ve sağlıklı sürdürebilecekleri yaşam merkezleri oluşturmasını öngören bir proje hazırladı. “Emeklilerin Yaşam Kenti” adlı proje hakkında AA muhabirine bilgi veren Emekli Bir-Sen Genel Başkanı İsrafil Odabaş, emeklilerin yaşamları boyunca elde ettikleri bilgi, birikim ve tecrübeleri ile daha rahat ve verimli bir şekilde üretime katkı sağlayabileceklerini ve ülkeye faydalı olabileceklerini kaydetti. Projede, Türkiye’deki dar gelirli ihtiyaç sahibi emeklilerin yaşamlarını stresten uzak ve sağlıklı sürdürebilecekleri yaşam merkezleri oluşturulması amaçlandığını anlatan Odabaş, “Ülkemizde yaklaşık 7 milyon 740 bin emekli bulunmaktadır. Bunların büyük çoğunluğu, Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Antalya’da yaşamlarını sürdürmektedirler” dedi.

35 bin YTL’ye satılacak

Proje kapsamında A,B,C ve E tipi yaşam merkezleri oluşturulacağını anlatan Odabaş, sağlık merkezleri, ambulanslar ve fizik merkezlerinin yer alacağı A tipi yaşam merkezlerinde 50-70 metrekarelik konutlar yapılacağını ve bu konutların maliyet fiyatlarına emeklilere satılacağını belirtti. Yaklaşık 35 bin YTL civarında bir rakama satılmasını amaçladıkları bu konutların, emeklinin vefatının ardından yaşam merkezine kalacağını kaydeden Odabaş, daha sonra bu konutun bir başka emekliye makul bir fiyata satılacağını, böylece kendiliğinden bir sosyal dayanışma ortamı oluşturulacağını anlattı.

Odabaş, bu yaşam merkezlerinde hobi bahçeleri, iş atölyeleri bulunacağını belirterek, emeklilerin buralarda gelir getirici işler yapacaklarını anlattı. Bu üretimlerin satış garantileri olacağına işaret eden Odabaş, merkezlerdeki altyapı ve diğer hizmetlerin yerel yönetimler tarafından sağlanmasının amaçlandığını ifade etti. Odabaş, B tipi yaşam merkezlerinde tek kalan erkekler ve tek kalan kadınlar pansiyonu ile yetim kalan çocuklar için çocuk yuvası bulunacağını belirtti. C tipi yaşam merkezlerinde ise zengin ya da fakir olsun, tamamen bakıma muhtaç emeklilere hizmet verilmesinin planlandığını aktaran Odabaş, fakir olanların giderlerinin muhtelif fonlardan karşılanmasını hedeflediklerini anlattı. Odabaş, E tipi yaşam merkezlerinde de emeklilere seracılık, besicilik, sütçülük ve etçilik konularında üretim yapabilmelerini ve gelir elde etmelerine imkan verecek tesislerin yer alacağını kaydetti.

İlk konutlar Ankara’da yapılacak

Odabaş, proje için Dünya Bankası ve AB fonları ile Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü kontrolündeki hazine arazilerinden faydalanmayı planladıklarını ifade etti. Konutların yapımı için TOKİ, diğer hizmetler içinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sosyal Hizmet Birimleri, belediyeler ve ilgili kurumlarla işbirliği yapılmasının hedeflendiği ifade etti.

Ankara’yı pilot il seçtiklerini bildiren Odabaş, Proje Termin Planına göre, 2008 yılında Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünden Ankara’da ilk etapta 10 bin konutluk, içerisinde hastane, sosyal tesisler, hobi bahçeleri, iş atölyeleri, park, konferans salonu, lokal ve ağaçlandırma yapılabilecek bir arazinin tahsisinin isteneceğini ifade etti.

Odabaş, emekli sendikası olarak henüz yasal statüleri bulunmadığına dikkati çekerek, bu kadar büyük bir projeyi gerçekleştirebilmek için emeklilerin örgütlenmesinin önünü açacak yasal düzenlemenin bir an önce yapılması gerektiğini dile getirdi.


Aralık 2007
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas   Oca »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31