TOKİ konutlarında yaşanan sorunlar

Posted under Emlak, Haberler, Konut yapan admin on Pazartesi 24 Eylül 2007 at 11:24

Dar gelirlilerin büyük bir umutla satın almaya çalıştığı TOKİ konutlarında bazı durumlarda yaşanan sorunlar insanı çileden çıkartacak boyutlara ulaşıyor.

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından Trabzon’un Yıldızlı Beldesi’nde yaptırılan konutların sorunları bitmek bilmiyor. 936 konutun yapıldığı 71 dönümlük arazinin tarım arazisi olduğu ortaya çıkınca, konutlara elektrik, yol ve su hizmeti verilemedi. Konutların birçoğuna kiralık veya satılık tabelası asan mal sahiplerinin tek umudu, Trabzon Valiliği Toprak Koruma Kurulu’nun, konutların bulunduğu bölgeyi tarım arazisi statüsünden çıkarması.

2 yıl süren inşaat sonunda geçtiğimiz aylarda bitirilen ve hak sahiplerine teslim edilen TOKİ binalarına giden yolu açmak için kamulaştırma modelini uygulayan Yıldızlı Belediyesi’nin bu uygulamasına, çevrede arazisi bulunan bazı vatandaşlar mahkeme yoluyla itiraz etti. Bunun üzerine mahkeme, yolun geçtiği arazinin imar planını istedi. Plan için DSİ, Bayındırlık, Çevre ve Orman İl müdürlüklerinden olumlu rapor alan belediyeye Tarım İl Müdürlüğü’nden gelen yazıda, söz konusu arazilerin sulama ve tarım arazisi olduğu belirtildi. 1979 yılında Köy Hizmetleri tarafından söz konusu arazinin sulama ve tarım arazisi olarak belirlendiği ifade edildi. Arazinin tarım bölgesi çıkmasının ardından Telekom, Belediye ve TEİAŞ, TOKİ binalarına hiçbir resmi işlem yapamaz hale geldi. Yolu bitirilmediği, elektrik ve suyun resmi yollarla sağlıklı olarak ulaşmadığı toplu konutlardan daire alan vatandaşlar, satma ya da kiralama yoluna gidiyor.

‘Evler su sızdırıyor’

Bu arada daire sahibi vatandaşlar evlerini gördüklerinde karşılaştıkları tablo karşısında da şaşkına döndü. Konutların büyük bir kısmında yer alan işçilik hataları dışında, tesisatın sağlıklı olmaması nedeniyle konutların önemli bir kısmına üst katlardan su sızıyor. 936 konutun bulunduğu TOKİ evlerinde şu anda 50′ye yakın dairenin dolu olduğu, geri kalan tüm dairelerin camlarına ise sahipleri tarafından satılık veya kiralık yazıları asıldığı belirtildi.

TOKİ’den daire sahibi olan ancak evini görmek için içeriye girdiğinde şaşkına döndüğünü belirten Abdulaziz Dilaver, “Evin içine girdiğimde mutfağından banyosuna, oturma odasından holüne kadar bütün kısımlarından su sızmıştı. ‘Bu durum sadece benim başıma gelmiştir’ diyerek üst kat sahibine ulaştım. Onun evi benimkinden de beterdi. Binalar her yerden su kaçırıyor. Sorunumuzu kimseye aktaramıyoruz. Muhatabımız yok. Bize evimizi önceden görme imkanı vermediler. Tapuyla birlikte evi de gördük ve şok olduk” dedi.

Soruna vali el koydu

Daire sahiplerinin başvurusu üzerine Trabzon Valisi Nuri Okutan duruma el koydu. Vali Okutan, Toprak Koruma Kurulu’nu en kısa zamanda toplayarak arazinin tarım arazisi statüsünden çıkartılması ve mağduriyetin giderilmesi için işlemleri başlattı. TOKİ konutlarında yaşanan sıkıntıları en kısa zamanda çözmeye çalıştıklarını belirten Yıldızlı’nın AKP’li Belediye Başkanı Yahya Tarakçı da, “Sorunları biliyoruz ve en kısa zamanda çözeceğiz. Biz oraya yol yaptırmak için ihale açtırdığımızda, arsanın tarım arazisi olduğu ortaya çıktı. TOKİ’deki konutların suyunu kısmen bağladık, çöplerini de alıyoruz. En kısa zamanda diğer sorunları da çözeceğiz” diye konuştu.

Alıntı : Milliyet emlak

Konutta Değişken Faiz Tutmadı

Posted under Emlak, Gayrimenkul değerleme, Haberler, Kredi yapan admin on Pazartesi 24 Eylül 2007 at 11:19

Uzun vadeli konut finansman sistemi Mortgage’le birlikte devreye giren değişken faiz uygulaması, Türkiye’de tutmadı. Ev sahibi olmak isteyenler, tercihini sabit faizden yana kullanınca, bankalar şimdilik değişken faizi rafa kaldırmak zorunda kaldı.

Konut kredilerinde mortgage’nin yasalaşmasıyla birlikte gözler piyasaya yeni gelecek olan ürünlere çevrildi. Sabit faizli kredi kullandırımının devam ettiği mortgage tüketicileri değişken faizle tanıştırdı. 1 Haziran tarihinden kullanıma sunulan değişken faiz ilk günlerde birçok tüketici tarafından inceleme altına alındı. Fakat Temmuz ayında ABD’de yüksek riskli mortgage kredilerine dönük yaşanan sorunların global piyasaları tehdit etmesiyle birlikte bankacılar bu ürünü hemen rafa kaldırdı. Ancak, bu kararda asıl etkiyi, Türk tüketicilerinin uzun vadeli borçlanmalarda ayağını sağlam basıp, her ay ödeyeceği taksidin önceden bilmek istemesi yaptı.

BEKLENEN HIZ YAKALANAMADI

AKP’nin yüzde 46 oy çoğunluğu ile ikinci kez iktidar olmasının ardından piyasalarda esen bayram havası, temmuz ayında yaşanan global dalga ile temkinli bekleyişe döndü. Global dalganın etkisiyle bono faizleri hızla tırmanışa geçerken, tüketiciler bu dönemde borçlanmaktan uzak kalmayı tercih etti. Sektör özellikle cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında konut kredi kullanımında sıçrama beklerken, global dalga bu beklentinin gerçekleşmesinin önünde engel oldu. Ancak dalgalanma nedeniyle konut sektöründe de fiyatların artışa geçmemesi, yatırım amaçlı düşünen tüketicileri “Bu dalga Türkiye ekonomisine darbe vurmaz” diyerek, kredi kullanmalarını sağladı. Bazı kesim ise temkinli bekleyişine devam etti.

DEĞİŞKEN FAİZE İLGİ YOK

Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında enflasyonda ve buna paralel olarak faizlerdeki düşüşle değişken faize sıcak bakmaya başlayan tüketicileri ise bu hevesinden anında vazgeçti. Dalgalanma ile bono faizlerinde yükseliş ve ’bundan sonra neler olabilir’ sorusunun olumsuz cevapları tüketicilerin sabit faiz ya da bir süre daha bekleme tercihine neden oldu. Bankacılar, “Şu konjonktürde değişken faize müthiş bir talep geleceğini düşünmüyoruz” derken, bu ürünün opsiyon olarak rafta kalacağını savundu. Reel faizlerin değişekn faizin işlerlik kazanması için çok yüksek olduğunu savunan bankacılar, “Değişken faize talebin olması için global reel faizin düşmesi ve tüketicilerin önünüzdeki 2-3 yılı çok net görebiliyor olması lazım. Dolayısıyla değişken faiz ilk etapta toplam konut kredileri içinde yüzde 5 pay alabilir” yorumunu yaptı.

DALGA BEKLENEN ARTIŞI SINIRLADI

Global dalgalanma öncesinde de değişken faizli konut kredisine yüksek talep olmasını beklemediklerini belirten Yapı ve Kredi Bankası, Konut Finansman Bölüm Başkanı İsmet Erdem, “Değişken faiz ürününe teorik ve teknik olarak hazırız. Hem enflasyon düşüşüne hem de buna paralel olarak faizlerin düşüşüne endeksli bir ürün. Dolayısıyla uzun vadede ekonomide herşeyin olamlu olduğunu düşenen ve ekonomiyi yakından takip edenlein talep edeceği bur ürün. Bu üründe faizin üst limiti ise yüzde 4 düzeyinde. Tabiki dalgalanma bu ürüne ilgisi olan tüketiciyi uzaklaştırır.

Ancak dalgalanma öncesinde de bu ürünün toplam krediler içindeki payı oldukça sınırlıydı. Sabit faizle kredi kullanımı ise devam ediyor. Burada bir düşüş yok. Ancak seçimler sonrasında beklenen sıçrama olmadı. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra talepte artış bekleniyordu. Ama buna ulaşılamadı. Dalgalanma beklenen talep artış hızını düşürdü” dedi.

Hürriyet